Haber Detayı
Otizm Nedir? Otizmli Çocuk Normale Döner Mi?
Otizm spektrum farklılığı, çocuğun çevredeki kişilerle yeterli düzeyde iletişim kuramaması, dil becerilerinde fark edilir gecikmeler yaşanması ile, takıntılı davranışlar göstermesiyle fark edilen rahatsızlık arasında yer alır. Günümüzde en çok araştırılıp merak edilen konudan biri de otizmdir? Peki, otizm nedir? Belirtileri nelerdir? Otizm nasıl geçer? İşte merak edilen tüm detaylar..
Uzmanlar otizmin günümüzde hızla artan bir sıklıkta görüldüğünü aktarmakta ve bu doğuştan gelen, sıklıkla yaşamın ilk üç yılında fark edilen karmaşık bir gelişim bozukluğu olarak adlandırılmaktadır.
OTİZM NEDEN OLUR Otizm, sosyal iletişimde gelişim becerilerini etkileyen doğuştan oluşan bir nöro gelişimsel farklılıktır.
Sıklıkla yaşamın ilk üç yılında kendini ortaya çıkarır.
Belirtilerin erken fark edilmesi halinde, uygulanacak eğitim ve müdahale süreci o derece etkili sonuçlar verebilir.
Otizmin genetik temeli, nörobiyolojik ve karmaşık bir gelişimsel durumun sonucudur.
Insan ilişkilerinde iletişim becerilerini güçleştirir ve bireyin kendi iç dünyasına daha fazla yönelmesine neden olur.
Ortaya konulan son istatistiklerde otizmin görülme sıklığı yaklaşık %2 ile 3 aralığında( her 31- 100 çocuktan biri) olarak belirtilmektedir.
Bu durumun büyük ölçüde kalıtımsal faktörlere bağlı olduğuna dair güçlü bilimsel kanıtlar bulunmaktadır.
Otizmin erkek çocuklarında görülme riski ise kızlardan 4 kat daha fazla.
Türkiye’de yaklaşık 2 milyon otizmli birey bulunduğu tahmin ediliyor.
Ülkemizde 0-18 yaş grubu arasında yaklaşık 700.000 otizmli çocuk bulunmasına ve otizmin görülme oranı hızlı artmasına rağmen toplumumuzda otizm yeteri kadar bilinmiyor.
OTİZM NASIL ANLAŞILIR Otizmli olan bireyler, sosyal ilişkilerde zorluk yaşar.
Konuşma esnasında göz temasından kaçınır.
Kendi yaş aralığındaki arkadaşlara karşı ilgisizdir.
Tekrarlayan davranışlar sergilerler. (günlük olarak yaptığı bir takıntı, oturduğu yerde sallanma) Sese ve ışığa karşı hassasiyet gösterirler.
İletişim kurarken anlama güçlüğü yaşarlar.
OTİZMİN BELİRTİLERİ NELERDİR?
Çamaşır makinesi gibi dönen nesnelere aşırı ilgi barındırma Sallanmak Çırpınmak Parmak ucunda yürümek Sosyal ilişkilerde ve konuşmada güçlük çekme İsmi söylendiğinde bakmamak, sözleri tekrarlamak Kendisinden "O" diyerek bahsetme (Anne o acıktı, O su istiyor, Oynamak istemiyor gibi) İsteklerini bir yetişkinin ellerini kullanarak belirtme Sürekli bir konu üzerinde tekrar eden konuşma.
Sebepsiz şekilde ağlama, gülme ve sebepsiz davranışlarda bulunma Nesneleri tutup sürekli döndürmekten hoşlanma Başkalarıyla göz teması kurmamak Gözlerin bir yere takılıp kalması Sessiz iletişimde zorlanma Diğer çocuklarla oynamama Oyun oynama ve hayal gücünü kullanmada zorlanma OTİZM NASIL GEÇER?
Otizmin günümüzde bilinen en etkili yöntemi, erken teşhis ile beraber yoğun bireysel özel eğitimdir.
İlk anda tanı konulup, her çocuğun kendi özelliklerine ve ihtiyaçlarına göre planlanan doğru bir eğitim programı ile beraber otizmli çocukların gelişimlerinde fark edilir ilerlemeler kaydedilmekte ve birçok durumda arkadaşlarıyla aynı sınıfta eğitim alabilme seviyeye ulaşmaları mümkün olabilmektedir.
OTİZMLİ ÇOCUK NORMALE DÖNER Mİ?
Otizm bozukluğu yaşam boyu devam eden bir durumdur.
Öte yandan birçok bireyde zaman geçtikçe belirgin iyileşmeler gözlenebilmektedir.
Özellikle özel eğitimin erken yaşta alınması, dil gelişiminin hızlı ilerlemesi ve kavrayış kapasitesinin korunması durumunda olumlu bir girişten bahsedebiliriz.
OTİZM SONRADAN OLUR MU?
Otizm doğuştan oluşan nörogelişimsel otistik spektrum bozukluğudur.
Sonradan yaşanılan bir travma ya da hastalık sonucu oluşmaz.
Ancak belirtilerin çok az olması halinde bu teşhisin 2-3 yaşından sonra yada yetişkinlikte ortaya çıkmasının ardından konulması " sonradan oluştu" algısına neden olabilir.
Ancak durum böyle değildir.
Genetik yatkınlığın vücutta bulunması ve beyin gelişimindeki yapısal farklılıklardan meydana gelir.
Örneğin; doğuştan olan genetik yatkınlık, gebelik esnasında çevresel faktörler( enfeksiyonlar, ileri yaşta meydana gelen gebelik) ya da doğum esnasında süreçteki biyolojik etkileşimlerle tetiklenmesi sonucu oluşur.