Haber Detayı
Savaş genişliyor mu? 'Arap ülkeleri çatışmaya yakın' iddiası
ABD-İsrail ve İran arasındaki şidddetli çatışmalar 4. haftasında devam ederken körfez ülkelerinin İran'a saldırılara dahil olmanın eşiğinde olduğu belirtiliyor.
28 Şubat'ta ABD-İsrail'in İran'a doğrudan saldırılarıyla patlak veren ve 25 gündür şiddetli seyrini sürdüren Ortadoğu'daki savaşın yeni bir safhaya girdiği iddia edildi.
Buna göre, İran'ın daha önce ABD ve İsrail'e misillemelerinde hedef olan Körfez ülkeleri, karşı saldırı başlatacak.
Wall Street Journal (WSJ) konu hakkında bilgi sahibi kaynaklara dayandırdığı haberinde, Basra Körfezi'ndeki ABD müttefiki ülkelerin İran'a yönelik saldırılara dahil olmaya her gün daha da yaklaştığını ifade etti.Buna göre haberde, Körfez ülkelerinin ABD'nin İran'a yönelik hava saldırılarını desteklediği ancak henüz doğrudan askeri angajman noktasına gelmedikleri ifade edildi.Kaynaklar, Suudi Arabistan'ın, ABD güçlerinin Kral Fahd Hava Üssü’nü kullanmasına izin verdiğini belirtti.
Ancak bu karar, saldırılar başlamadan önce tesislerinin veya hava sahasının İran'a yönelik saldırılar için kullanılmasına izin vermeyeceğini açıklayan Riyad yönetiminin açıklamalarıyla çelişiyor.Konuya yakın isimler, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'ın saldırılara katılma kararına oldukça yakın olduğunu hatta krallığın savaşa dahil olmasının "an meselesi" olduğunu aktardı.Öte yandan, Birleşik Arap Emirlikleri'nin de ordusunu çatışmaya gönderip göndermemeyi tartıştığı bildirildi.Haberde, Dubai'de bulunan İran Hastanesi ile İran Kulübü'nün faaliyetlerinin durdurulduğu, iletişim kanallarının tamamen kapatıldığı iddia edildi.
Bu adımların, İran ile bağlantılı bazı yapıların faaliyetlerine yönelik güvenlik kaygılarıyla atıldığı öne sürüldü.Arap yetkililer, özellikle Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri liderlerinin, ABD Başkanı Donald Trump ile yaptıkları düzenli görüşmelerde İran'ın askeri kapasitesinin zayıflatılması yönünde baskı kurduklarını iddia etti.ABD ordusu ise Körfez ülkelerinin saldırılara yardım edip etmediği konusunda yorum yapmaktan kaçınarak açıklamaların ilgili ülkeler tarafından yapılacağını belirtti.