Haber Detayı

Görünmez uçak göründü! ABD’nin 'hayalet' gücü pusuya mı düştü? 100 milyon dolarlık hamleye ‘kızılötesi’ tuzak
Dünya hurriyet.com.tr
24/03/2026 06:53 (3 saat önce)

Görünmez uçak göründü! ABD’nin 'hayalet' gücü pusuya mı düştü? 100 milyon dolarlık hamleye ‘kızılötesi’ tuzak

ABD-İran hattında tansiyon yükselirken, gökyüzünde yaşandığı öne sürülen bir olay tüm dengeleri sarsmış olabilir. Taraflardan gelen çelişkili açıklamalar, 'gerçekte ne oldu?' sorusunu daha da büyütüyor. Dünyanın en gelişmiş savaş uçaklarından biriyle ilgili iddia ciddi tartışma başlattı.

ABD ile İran arasında artan gerilim, hava sahasında dikkat çekici bir gelişmeyle yeni bir boyuta taşındı.

Washington yönetiminin İran savunma unsurlarına yönelik bombardımanlarını yoğunlaştırdığı bir dönemde, Tahran’dan gelen bir iddia askeri dengelere ilişkin tartışmaları yeniden alevlendirdi.

Daily Mail’de yer alan haberde birkaç gün önce İran ordusu, ABD’nin en gelişmiş savaş uçaklarından biri olan F-35 Lightning II model bir hayalet uçağı uçaksavar topçu ateşiyle vurduğunu öne sürdü.

ABD tarafı ise olayı kısmen doğruladı.

ABD Merkez Komutanlığı tarafından yapılan açıklamada, bir F-35 savaş uçağının İran üzerinde muharebe görevi yürütürken acil iniş yapmak zorunda kaldığı belirtildi.

Açıklamada uçağın düşürüldüğüne dair bir ifade yer almadı ama teknik bir sorun ya da dış müdahale ihtimali açık bırakıldı.

ABD Donanması’ndan Kaptan Tim Hawkins, uçağın güvenli şekilde indiğini ve pilotun durumunun stabil olduğunu açıkladı.

Ancak pilotun yaralanıp yaralanmadığına dair net bir bilgi paylaşılmadı. ‘BU UÇAKLAR ELBETTE VURULABİLİR AMA…’Askerî ve stratejik konulara dair değerlendirmeleriyle bilinen Güvenlik ve Terör Uzmanı Emekli İstihbarat Albayı Coşkun Başbuğ, ABD ile İran arasında tartışma yaratan F-35 iddialarına ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu.Başbuğ, söz konusu olayın netlik kazanmadığını belirterek, “Bu durum tartışmaya açık bir konu.

ABD, bir F-35 uçağının hasar aldığını ancak pilotun uçağı güvenli bir üsse indirdiğini ifade ediyor.

Bu ihtimal elbette mümkün.

İran tarafı ise ABD’ye ait uçağın vurulduğunu, pilotla birlikte imha edildiğini savunuyor.

Hatta yayımladıkları görüntülerle bunu ispat ettiklerini öne sürüyorlar” ifadelerini kullandı.Paylaşılan görüntülere de değinen Başbuğ, “Görüntülere bakıldığında oldukça şiddetli bir patlama görülüyor.

Böyle bir patlamada pilotun sağ kurtulması zor görünüyor.

Ancak ABD tarafı bu iddiayı doğrulamıyor.

Tartışma da tam olarak bu noktada başlıyor” değerlendirmesinde bulundu.F-35 savaş uçaklarının durumuna ilişkin de konuşan Başbuğ, “Bu uçaklar elbette vurulabilir.

Aktif savaş sahasında çok sık kullanılmayan bir platform.

Henüz kendini tam anlamıyla ispat etmiş bir uçak değil” diye konuştu.

Gözden Kaçmasın Vuramadı ama tüm dengeleri değiştirdi: İran’ın gizli kapasitesi açığa mı çıktı?

ABD ve Avrupa’yı endişelendiren hamle Haberi Görüntüle ‘ABD İSTERSE BU TÜR BİR DURUMU GİZLEYEBİLİR VEYA ÖRTBAS EDEBİLİRDİ, NEDEN YAPMADI?’Resmî açıklamalardaki eksikliklere dikkat çeken Coşkun Başbuğ, “Normal şartlarda bu tür olaylarda uçağın nereden kalktığı, nereye gittiği, hasarın nerede oluştuğu ve nereye indiği gibi detaylar paylaşılır.

Ancak bu olayda söz konusu detaylar açıklanmadı.

İran eğer gece yarısı bir uçağı vurmuş olsaydı, bunu anında tüm dünyaya servis ederdi.

ABD’nin açıklamasından sonra görüntü paylaşılması kafalarda soru işareti oluşturuyor” diye konuştu.ABD’nin “hasar aldı” yönündeki açıklamasını da değerlendiren Başbuğ, bunun siyasi bir arka planı olabileceğini dile getirerek, “ABD isterse bu tür bir durumu gizleyebilir veya örtbas edebilirdi.

Ancak son iki haftadır kamuoyunu ikna etmeye yönelik bir siyasi kampanya yürütülüyor. ‘Biz yapmasaydık onlar yapacaktı’ söylemi öne çıkarılıyor” dedi.Başbuğ, açıklamanın bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, “Acaba Donald Trump, bu kampanya kapsamında ‘biz de tehdit altındayız’ mesajı vermek için böyle bir açıklama yapılmasını istemiş olabilir mi?

Bu ihtimal de göz ardı edilmemeli” değerlendirmesinde bulundu. ‘GÖRÜNMEZ’ UÇAK RADARA YAKALANABİLİYOR MU?Öte yandan yaşanan gelişme, uzun süredir ‘radara yakalanmayan’ teknoloji olarak tanıtılan F-35’in gerçek kabiliyetlerini yeniden tartışmaya açtı.

Lockheed Martin tarafından geliştirilen (Ana ortakları Northrop Grumman ve BAE Systems) F-35 Lightning II, beşinci nesil savaş uçakları arasında yer alıyor ve özellikle ABD ile İsrail tarafından aktif olarak kullanılıyor.

Yaklaşık 100 milyon dolar değerindeki bu platform, modern savaş doktrininde ‘gizlilik’ (stealth) kabiliyetiyle öne çıkıyor.Uzmanlara göre F-35’i bu kadar kritik kılan unsur, düşman radar sistemlerinden kaçınabilme veya onları yanıltabilme kapasitesi.

Bu sayede uçak, hedeflerine çoğu zaman tespit edilmeden yaklaşabiliyor ve karşılık verilmeden saldırı gerçekleştirebiliyor.Radar sistemleri, elektromanyetik sinyaller göndererek bu sinyallerin nesnelerden geri yansımasını analiz ediyor.

Bu sistem, doğada yarasaların yankı konumlandırma yöntemiyle avlanmasına benzetiliyor.

F-35 ise bu sistemleri kandırmak üzere özel olarak tasarlandı.

Uçağın gövdesi, radar dalgalarını farklı yönlere dağıtacak şekilde açılı yüzeylerden oluşuyor.

Bu sayede radar sinyalleri doğrudan kaynağa geri dönmek yerine dağınık şekilde yansıyor.Ayrıca F-35, mühimmatını dış askı noktaları yerine gövde içinde taşıyor.

Bu durum, uçağın dış yüzeyinde radar yansımalarını artırabilecek unsurların ortadan kaldırılmasını sağlıyor.

Bununla birlikte uçağın yüzeyi, gelen elektromanyetik dalgaları emen özel bir kaplama ile korunuyor.

Tüm bu unsurlar bir araya geldiğinde, uçağın radar kesit alanı oldukça küçülüyor.

Fiziksel olarak yaklaşık 10,7 metre kanat açıklığına sahip olmasına rağmen, radar sistemlerinde küçük bir kuş büyüklüğünde görünebiliyor.

Gözden Kaçmasın İran'ın Dimona saldırısı Tel Aviv'i alarma geçirdi: İsrail'in Demir Kubbe'si çöküyor mu?

Haberi Görüntüle PEKİ ‘GÖRÜNMEZLİK’ BİR EFSANE Mİ?Ancak uzmanlar, F-35’in tamamen görünmez olduğu yönündeki algının gerçeği yansıtmadığını vurguluyor.

Daily Mail’e konuşan Hudson Enstitüsü kıdemli araştırmacısı Can Kasapoğlu, bu konuda dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu.

Kasapoğlu’na göre F-35 aslında görünmez değil, yalnızca düşük gözlemlenebilirliğe sahip bir platform.Kasapoğlu, “Bu sistem tespiti tamamen ortadan kaldırmaz; tespiti geciktirir, izlemeyi zorlaştırır ve angajman riskini azaltır” ifadelerini kullandı.

Uzman isim, uygun koşullar altında her türlü hava aracının tespit edilebileceğini, asıl önemli olanın bu tespitin ne zaman ve hangi doğrulukta gerçekleştiği olduğunu belirtti.Bazı radar sistemleri (özellikle çok yüksek frekanslı (VHF) ve ultra yüksek frekanslı (UHF) radarlar stealth teknolojisini belirli ölçüde aşabiliyor.

Ancak bu tür sistemlerin sağladığı veriler genellikle silah kalitesinde olmuyor.

Yani bir hedefin yaklaşık konumu belirlenebilse de bu veriler doğrudan bir füze kilidi için yeterli hassasiyeti sunmuyor.İran yönetimi, daha önce de ABD’ye ait F-35 uçaklarını tespit edebildiğini iddia etmişti.

Ancak bu tür tespitlerin, hedefi doğrudan vurabilecek seviyede olmadığı değerlendiriliyor.

İRAN’IN OLASI YENİ YÖNTEMİ: PASİF KIZILÖTESİ SİSTEMLERSon olayın arkasında yatan en güçlü ihtimallerden biri ise İran’ın radar dışı yöntemler kullanması.

Uzmanlara göre İran hava savunması, yalnızca aktif radar sistemlerine dayanmıyor.

Bunun yerine ‘pasif kızılötesi’ algılama teknolojileri de devreye sokulmuş olabilir.Bu sistemler, radar gibi sinyal göndermek yerine gökyüzünü tarayarak uçak motorlarının yaydığı ısı izini tespit ediyor.

F-35’in motoru kızılötesi izini azaltacak şekilde tasarlanmış olsa da özellikle kısa mesafede tamamen gizlenmesi mümkün değil.Coşkun Başbuğ, uçağın yaydığı ısı ve oluşturduğu silüet üzerinden tespit edilebileceğine dair söylemlere temkinli yaklaşarak, “Uçağın yaydığı bir ısı olduğu, bu ısı ve silüetin kızılötesi sistemler ile havada radar takibiyle yakalanabileceği ifade ediliyor.

Ancak bunların büyük ölçüde iddiadan ibaret olduğu kanaatindeyim” dedi.Söz konusu tartışmalarda her iki tarafın da doğrulanmamış bilgiler öne sürebileceğini vurgulayan Başbuğ, “ABD’nin açıklamaları da doğru olmayabilir, pasif kızılötesi sistemlerle tespit edildiğini söyleyenler de.

Bu tür söylemler çoğu zaman kesinlik taşımayan iddialar olarak kalıyor” ifadelerini kullandı.

Gözden Kaçmasın Trump'ın açıklamaları sonrası petrol fiyatlarında sert düşüş Haberi Görüntüle YEMEN ÖRNEĞİ VE ARTAN RİSKLERBenzer bir durum daha önce Yemen’de de yaşandı.

İran destekli Husi güçleri, nispeten basit kızılötesi sistemlerle gelişmiş hava araçlarına karşı etkili olabileceklerini göstermişti.

Bölgede görev yapan F-35 pilotlarının, karadan havaya füzelerden kaçınmak için yoğun manevralar yapmak zorunda kaldığı ve bazı saldırılardan son anda kurtulduğu rapor edilmişti.

Bu örnek, düşük maliyetli ancak akıllı sistemlerin, ileri teknoloji platformlara karşı asimetrik avantaj yaratabileceğini ortaya koydu.ABD STRATEJİSİ DEĞİŞİR Mİ?Tüm bu gelişmelere rağmen uzmanlar, ABD’nin genel hava harekâtı stratejisinde köklü bir değişiklik beklemiyor.

Pasif kızılötesi sistemlerin tek başına değil, “katmanlı hava savunma” yaklaşımının bir parçası olarak kullanıldığı değerlendiriliyor.

Yani radar, elektronik istihbarat ve kızılötesi sistemler birlikte çalışarak daha etkili bir savunma ağı oluşturuyor.Bu bağlamda F-35’in en büyük avantajı olan ‘tespit edilmeden önce vurma’ kabiliyeti hâlâ geçerliliğini koruyor.

Uzmanlar, uçağın modern savaş doktrininde kritik rol oynamaya devam edeceği görüşünde birleşiyor.

İlgili Sitenin Haberleri