Haber Detayı

'Küfretmeyin' diyen anne ve oğlu öldüresiye darp edildi... Şehir eşkıyaları ne ceza alacak
Yazarlar hurriyet.com.tr
24/03/2026 06:11 (2 saat önce)

'Küfretmeyin' diyen anne ve oğlu öldüresiye darp edildi... Şehir eşkıyaları ne ceza alacak

Kocaeli İzmit’te gittikleri kafede kavga çıkarıp, bir garsona küfreden biri kadın 5 kişilik grubu uyaran anne ve oğlu öldüresiye darp edildi.

Saldırganların, kafasına cam bardak fırlattığı ve atılan tekme ve yumruklarla yüzü tanınmaz hale gelen Meryem Yıldırım ve Talha Kaan İzal’ı aradım.

Anne-oğul hâlâ hastanede.

Hatta aradığımda anne Yıldırım, 5-6 saat sürecek önemli bir ameliyata giriyordu: “İnsan olan yapmaz bunu” dedi.

Oğul Talha Kaan İzal ise yaşadıkları vahşet karşısında hâlâ şaşkın: “Küfretmeyin!” dedik diye başımıza gelenlere bak” diyor ve ekliyor: “Bir daha yardım isteyen olursa kılımı kıpırdatmam.” Peki, insanları, “Ya başıma bir şey gelirse” korkusu ile yardım dahi edemeyecek hale getiren bu şehir eşkıyaları ne ceza alacak?BİR DAHA YARDIM İSTEYEN OLURSA KILIMI KIPIRDATMAMBayramın birinci günü anne Meryem Yıldırım ve oğlu Talha Kaan İzal, beraber vakit geçirmek için İzmit Barlar Sokağı’nda, sahibini de tanıdıkları bir kafeye gittiler.

Yeni oturmuşlardı ki dışarıda bir gürültü koptu.

İddiaya göre, mekânın garsonlarından biri dayak yiyordu.

Anne Yıldırım hemen kapıya çıktı, dayak yiyen garsonu içeri çekti.SALDIRI ANI KAMERADAAma şehir eşkıyaları durmadı!

Küfür, kıyamet garsonun peşinden içeri geldiler.

Talha Kaan İzal, ayağa kalktı, “Yeter!

Küfretmeyin.

Kadınlar var” dedi.

Ama uyarısıyla birlikte şehir eşkıyalarının hedefi oldu.

O anlarda güvenlik kameraları da kayıttaydı.

Gerisini anne Meryem Yıldırım anlatsın:İNSAN OLAN BUNU YAPMAZ“Grubun içinde bir kadın vardı, gerisi erkekti.

Kadın yüzüme cam bardak fırlattı. 2 erkek önce yumruk attı, ben yere düşünce de tekmeler savurmaya başladılar.

Yüzümdeki tüm kemikler kırıldı.

Kaburgamda çok ciddi çatlaklar var.

Gözleri dönmüştü!

Ölesiye vurdular.

Ortada hiçbir şey yokken!

Ne bu insanları tanıyoruz ne de bir husumetimiz var.

Sadece darp edilen garsonu koruduk ve ‘küfretmeyin’ dedik...

İnsan olan yapmaz bunu!

Önce kan parası teklif ettiler.

Kabul etmeyince de oğlumu ve kız kardeşimi arayıp, şikâyetimizi geri çekmemiz için tehdit ettiler.

Şikâyetimi geri çekmiyorum.

Hakkettikleri cezayı alsınlar istiyorum.

Oğlumun gözü önünde bana bunu yaptılar, ceza almadan çıkmasınlar.”BUNDAN SONRA ‘GÖRMEDİM, DUYMADIM’Kocaeli Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi’nde annesinin yanında tedavisi devam eden oğul Talha Kaan İzal ise yaşadıklarına hala inanamıyor ve diyor ki: “Bayram için dışarı çıktık, başımıza gelenlere bakın! ‘Küfretmeyin’ dedim diye!

Lafımı bile bitirmeden saldırdılar.

Annem arkamdaymış, vurduklarını bilmiyordum, vuracaklarını da düşünmemiştim.

Çünkü annem beni öyle büyütmedi, ‘Kadına el kalkmaz!’ diye biliriz biz.

Çok ciddi bir operasyona alıyorlar şimdi.

Yüzünün eski haline dönüp dönmeyeceği, gözünün görüp göremeyeceği belli değil.

Olay, basına yansıyınca tehditler kesildi.

Ancak hiçbir şekilde şikâyetimizden vazgeçmeyeceğiz.

Cezalarını çeksinler.

İnsan hayatı bu kadar mı ucuz?

Bir daha yardım isteyen birini görürsem gözümü, kulağımı kapatacağım.

Kılımı kıpırdatmam.

Ne tür insanlarla karşılaşacağımızı bilmiyoruz, adalete olan güvenim de sarsıldı.

Zira bu olay kamuoyuna yansımasaydı bizim için belki daha kötü sonuçları olabilirdi.”SALDIRGANLARDAN BİRİ TUTUKLANDI İKİSİ SERBESTOlayın ardından gözaltına alınan 3 kişiden, Kürşat G. çıkarıldığı mahkemece tutuklanırken, Uğur S. ve E.G. isimli şahıslar serbest kaldı.

Haliyle sorum şu; “Bu mu?”Yanıtını Ceza Hukukçusu Selçuk Yıldız verdi: “Türkiye’de son yıllarda sokakta, trafikte veya gündelik hayatta vuku bulan şiddet olaylarının niteliği, sadece bireysel suç vakası olmaktan çıkmış, toplumsal huzuru temelinden sarsan bir güvenlik ve adalet krizi haline gelmiştir şüphesiz.

Anne ve oğlunun yaşadığı darp olayı da bu krizin en çıplak ve can yakıcı örneklerindendir.”Selçuk Yıldız‘CEZASIZLIK’ ALGISI YARATIYOR“Söz konusu olayda faillerin eylemleri, basit bir kavga değil adeta birden fazla suç tipinin iç içe geçtiği bir suçlar silsilesi niteliğindedir.

Mağdurların huzur ve sükununu bozmanın ötesinde, can güvenliklerine yönelik de ciddi bir tehdit var.

Saldırganların sayıca üstünlüğü ve mağdur annenin fiziksel dezavantajı, ceza artırım sebebi olarak mütalaa edilmeliydi bana göre.”“3 şüpheliden sadece birinin tutuklanmış olması da toplumda vicdan azabına yol açmakta.

Ki bu kararlar halk nezdinde, ‘Yaptığı yanına kar kaldı’ düşüncesini tetiklemekte ve ‘cezasızlık’ algısını körüklemekte.

Zaten Türkiye’deki asıl sorun da bu; kanunlardaki ceza miktarları değil, bu cezaların infaz rejimi içindeki karşılığı.

Zira mevcut infaz sisteminde, belirli bir sınır altındaki hapis cezalarının ‘yatarının olmaması’, faillerde ‘Nasıl olsa içeri girmem’ özgüveni yaratmaktadır.

Bu da potansiyel suçlular için ‘suç işlemeye teşvik’, mağdurlar içinse adalet duygusunun ölümü anlamına gelir.

Toplum genelinde yerleşik olan ‘Karakolun ön kapısından girip arka kapısından çıkacaklar’ inancı, sizin tabirinizle ‘şehir eşkıyalarını’ cesaretlendirmektedir.”TUTUKSUZ YARGILAMA ‘İSTİSNA’ OLMALI“Şiddet içeren suçlarda, özellikle kadın ve çocukların tanıklığında gerçekleşen veya onlara yönelen saldırılarda tutuksuz yargılama istisna olmalı, infaz indirimi ve denetimli serbestlik gibi kurumlar daraltılmalıdır.

Toplumun adalete olan güvenini yeniden inşa etmek, sadece hakimlerin değil, yasama organının infaz sistemini daha adil ve caydırıcı hale getirmesiyle mümkündür.

Aksi takdirde, serbest bırakılan her saldırgan, ‘cezasızlık’ algısı yüzünden, diğer saldırıların azmettiricisi olarak hafızlara yer edecektir.”

İlgili Sitenin Haberleri