Haber Detayı
Çin'in Orta Doğu Özel Temsilcisi Cay'dan bölgedeki çatışmaya son verme çağrısı Açıklaması
Çin'in Orta Doğu Özel Temsilcisi Cay Cün, ABD ile İsrail'in İran'a saldırıları ve İran'ın misillemeleriyle gerilimin tırmandığı Orta Doğu ülkelerine yaptığı arabuluculuk ziyaretlerinin ardından bölge ülkelerinin çatışmanın derhal durdurulması ve barış ile istikrarın yeniden tesis...
Çin'in Orta Doğu Özel Temsilcisi Cay Cün, ABD ile İsrail'in İran'a saldırıları ve İran'ın misillemeleriyle gerilimin tırmandığı Orta Doğu ülkelerine yaptığı arabuluculuk ziyaretlerinin ardından bölge ülkelerinin çatışmanın derhal durdurulması ve barış ile istikrarın yeniden tesis edilmesi beklentisinde olduğunu bildirdi.Özel Temsilci Cay, Çin Kamu Diplomasisi Derneğinin (CPDA) başkent Pekin'de düzenlediği toplantıda, bölgeye yaptığı ziyaretler ve arabuluculuk misyonuna ilişkin, aralarında AA muhabirinin de olduğu yerli ve yabancı gazetecilere değerlendirmede bulundu.Arabuluculuk misyonu kapsamında Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Bahreyn, Kuveyt ve Mısır'ı ziyaret ederek bu ülkelerin dışişleri bakanlarıyla bir araya geldiğini ifade eden Cay, ayrıca Körfez İşbirliği Teşkilatı ve Arap Birliği yetkilileriyle de görüştüğünü, İran tarafıyla da bir araya geldiğini belirtti.Cay, Arap devletlerinin, özellikle Körfez ülkelerinin, bu krizde kendileri yaratmadıkları bir felaketi yaşadıklarına dikkati çekerek, "Orta Doğu, yeterince kargaşaya tanık oldu.
Bölge ülkeleri ve halkları barış ve huzurdan başka bir şey istemiyor.
İlgili taraflar askeri operasyonları derhal durdurarak, gerilimin daha fazla tırmanmasını ve kontrolden çıkmasını önlemeli." ifadelerini kullandı.Çin'in sivillere ve askeri olmayan hedeflere yönelik ayrım gözetmeyen saldırıları kınadığını vurgulayan Cay, "Askeri çatışmada sivillerin korunması kırmızı çizgisi hiçbir koşulda ihlal edilmemeli, enerji, ekonomi ve halkın geçimiyle bağlantılı, askeri olmayan tesislere saldırılmamalı." diye konuştu."Hürmüz Boğazı'nın güvenliği uluslararası toplumun ortak çıkarı ve sorumluluğu"Hürmüz Boğazı ve diğer uluslararası gemicilik hatlarının güvenliğinin sağlanması gerektiğini vurgulayan Cay, "Hürmüz Boğazı ve çevresindeki sular, uluslararası mal ve enerji ticareti açısından önemli bir kanal.
Bu bölgenin güvenliği ve istikrarının sağlanması, uluslararası toplumun ortak çıkarı ve sorumluluğudur." değerlendirmesinde bulundu.Cay, ziyaret ettiği tüm ülkelerin Hürmüz Boğazı'ndan geçiş güvenliğine dair endişelerini dile getirdiğine işaret ederek bu sorunun ancak gerilimin düşürülmesi ve ateşkes sağlanmasıyla temelden çözülebileceğinin altını çizdi.Çin'in ABD Başkanı Donald Trump'ın Hürmüz Boğazı'ndan geçiş güvenliğini sağlamak üzere oluşturmayı planladığı uluslararası koalisyona katılıp katılmayacağına dair soruya Cay, Boğaz'ın güvenliğinin sağlanması için farklı taraflarla işbirliği içinde olduklarını söyleyerek yanıt verdi.Cay, Çin'in Orta Doğu ile yakın ekonomik ilişkileri olduğunu ve enerji ithalatının yaklaşık yarısını bu bölgeden karşıladığını, ancak uluslararası ilişkilerde iç işlerine karışmama ilkesini izlediklerini, bunun Orta Doğu için de geçerli olduğunu, karşılıklı faydaya ve kazan-kazana dayalı enerji ilişkilerinin de bu mantığı izlediğini vurguladı."Pandora'nın kutusu bir kez açıldı mı büyük yıkım olacak"Bölge ülkelerinin savaşın etkilerinden son derece endişeli olduğunu, geçim kaynakları ve enerji altyapısı gibi askeri olmayan hedeflere ayrım gözetmeyen saldırılar düzenlenmemesi, sıradan insanların can güvenliğinin sağlanması gerektiğini vurguladıklarını aktaran Cay, şunları kaydetti:"Savaş, üçüncü haftasını geride bıraktı.
Daha şimdiden 21 bin can kaybı var.
Savaşın alevleri Orta Doğu'yu sarmaya devam ettikçe küresel ticaret ve ekonomi daha büyük zorluklarla karşı karşıya kalacak.
Pandora'nın kutusu bir kez açıldı mı büyük yıkım olacak ve daha fazla çatışmanın kazananı olmayacak, bölge halkları için derin acıya yol açacak."Cay, mevcut kriz için bir acil öncelik, bir çıkış yolu ve bir temel çözüm olduğuna işaret ederek, acil önceliğin, askeri operasyonlara son verilmesi ve çatışmanın daha fazla yayılmasının önlenmesi, çıkış yolunun diyalog ve müzakerelere dönüş ve temel çözümün de uluslararası hukuka ve uluslararası ilişkilerin temel normlarına uyulması olduğunu belirtti."Düğümü kim bağladıysa o çözmelidir." şeklindeki eski Çin değişine atıf yapan Cay, "Bu savaşı kimin çıkardığını herkes biliyor.
ABD ve İsrail, İran ile müzakereler devam ederken, BM'nin onayı olmadan saldırılara başladılar.
Şimdi çatışmanın tüm tarafları, özellikle de ABD ve İsrail, askeri eylemlerine derhal son verip diyalog ve müzakerelere dönmeli, uluslararası hukuka ve uluslararası ilişkilerin temel normlarına riayet etmeli." ifadelerini kullandı."Cay, uluslararası topluma da tek taraflılığa ve güç siyasetine karşı çıkma çağrısı yaparak, "Güçlü olmak, haklı olmak anlamına gelmez.
Bir büyük ülke, askeri gücünü diğer ülkelere istediği zaman saldırmak için kullanmamalı.
Uluslararası toplum, uluslararası hukuku ihlal eden tüm eylemlere birlikte 'hayır' demeli, dünyayı orman kanuna döndürme girişimlerine karşı çıkmalı." değerlendirmesinde bulundu.