Haber Detayı
Enerji krizine yönelik IEA'dan acil çağrı: 'Enerji kapanması' mümkün mü? - Enerji Haberleri
COVID-19’dan sonra şimdi de ‘enerji kapanması’ mı geliyor? Son günlerde sosyal medyada en çok konuşulan iddialardan biri bu. Sosyal medyada hızla yayılan bu söylem aslında Uluslararası Enerji Ajansı’nın enerji krizine karşı hükümetlere sunduğu acil önlem planının ardından gündeme geldi. Fakat uzmanlara göre şu an bahsedilen konu, yeni bir kapanma değil, krizin büyümesine ihtimaline yönelik önlem ve tedbirlerden ibaret. Habertürk Enerji Editörü İrem Kuşoğlu Görgü'nün haberi...
COVID-19’dan sonra şimdi de ‘enerji kapanması’ mı geliyor?
Son günlerde sosyal medyada en çok konuşulan iddialardan biri bu.
Peki bu söylemin kaynağı ne ve gerçekten böyle bir ihtimal var mı?
Aslında bu iddiaların başlangıç kaynağı Uluslararası Enerji Ajansı nın (IEA) enerji krizine yönelik önlemleri duyurdu acil önlem çağrısı.
Bu sıralanan önlemlerin bir kısmı sosyal medyada eve kapanma döneminin geri döndüğüne dair tartışmaları beraberinde getirdi.
IEA NIN ACİL ÖNLEM ÇAĞRISI Dünya petrol trafiğinin yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği Hürmüz Boğazı’ndaki sevkiyatın durma noktasına gelmesi, ham petrol fiyatlarını varil başına ortalama 100 doların üzerine taşıdı.
IEA dan yapılan açıklamada, Ortadoğu daki askeri çatışmaların eşi benzeri görülmemiş bir küresel enerji krizini tetiklediği belirtildi.
Uluslararası Enerji Ajansı, Ortadoğu’daki artan gerilimin küresel petrol arzında çok büyük bir kesintiye yol açtığı uyarısında bulundu.
Bu uyarıyı kanıtlarcasına enerji piyasalarında Avrupa da akaryakıt fiyatlarını rekor seviyelere taşındı.
Savaşın başında bu yana ise brent petrolün varil fiyatı yüzde 49 arttı.
Yani enerji krizinin etkisi, henüz daha sert önlemler gündeme gelmeden bile hissedilmeye başlandı.
Ajansa göre, stratejik rezervlerden piyasaya 400 milyon varil petrol sürülecek ama yapılan açıklamada bunun tek başına yeterli olmayabileceği de vurgulandı.
YETERİNDE ANLAŞILMIYOR, 70 LERDEKİ PETROL KRİZİNDEN BÜYÜK OLABİLİR Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol, Pazartesi günü Canberra da yaptığı konuşmada, İran a yönelik Amerikan ve İsrail bombardımanlarının ve stratejik Hürmüz Boğazı nın kapatılmasının enerji piyasalarında yarattığı sorunların boyutunun, dünya liderleri tarafından başlangıçta yeterince anlaşılmadığını söyledi.
Bölgedeki en az 40 enerji tesisinin ciddi veya çok ciddi şekilde hasar gördüğü konusunda uyarıda bulunan Birol, çatışmanın sona ermesinin bile enerji arzını hemen eski haline getirmeyeceğini belirtti.
Birol, 1973 ve 1979 yıllarındaki iki krizde her gün yaklaşık 5 milyon varil petrolün kaybedildiğini söyledi.
Rusya nın 2022 deki Ukrayna işgali ise uluslararası piyasalardan yaklaşık 75 milyar metreküp (bcm) doğalgazı kaldırmıştı.
Ancak 28 Şubat ta Tahran daki rejime yönelik bombalı saldırılarla başlayan mevcut kriz, halihazırda günde 11 milyon varil petrol ve yaklaşık 140 milyar metreküp doğalgaz kaybına yol açtı.
Birol açıklamasında bu durumun boyutunun büyüklüğünü şu cümlelerle özetledi: Şu anki haliyle bu kriz, iki petrol krizi ve bir doğalgaz krizinin bir araya gelmesinden ibaret.
Birol, acil durum petrol arzının bir başka olası şekilde serbest bırakılması konusunda Asya, Avrupa ve Kuzey Amerika daki dünya liderleriyle istişarelerde bulunduğunu belirterek, ilk hamlenin toplam stokların yalnızca yüzde 20 sini kapsadığını kaydetti.
Bu sorunun en önemli çözümünün ise Hürmüz Boğazı nın açılması olduğunu ifade etti.
Savaşın yol açtığı küresel enerji krizinin, 1970 lerdeki iki büyük petrol krizi ve Rusya nın Ukrayna yı işgalinin sonuçlarının birleşik gücüne eşdeğer olduğu konusunda uyardı.
İşte bu bağlamda Uluslararası Enerji Ajansı geçtiğimiz hafta evden çalışan sayısının artırılması, otoyollarda hız sınırlarının geçici olarak düşürülmesi ve hava yolculuğunun azaltılması gibi talep yönlü önlemler için acil plan çağrısında bulundu.
EVDEN ÇALIŞMAYA DÖNÜŞ, HIZ LİMİTLERİNİN DÜŞÜRÜLMESİ...
Peki bu önlemler neler?
Açıklamada özellikle ulaşım sektörü öne çıkıyor. Çünkü küresel petrol talebinin çok büyük bir kısmı buradan geliyor.
Uluslararası Enerji Ajansı’nın önerileri arasında; uygun alanlarda uzaktan çalışmaya geçilmesi, otoyollarda hız limitlerinin en az 10 kilometre düşürülmesi, özel araç yerine toplu taşımanın teşvik edilmesi ve büyükşehirlerde tek-çift plaka benzeri uygulamalar yer alıyor.
Bunun yanında araç paylaşımının artırılması, ticari taşımada yük optimizasyonu, ekonomik sürüş tekniklerinin yaygınlaştırılması ve zorunlu olmayan, özellikle iş amaçlı hava yolculuklarının azaltılması da öneriler arasında.
Enerji güvenliğini korumak için LPG stoklarının temel ihtiyaçlara ayrılması, sanayide ise verimlilik artırılarak petrol kullanımının azaltılması hedefleniyor.
Hükümetlerin bu süreçte dar gelirli grupları gözeten hedef odaklı destekler sunması gerektiğini hatırlatan IEA, bireysel davranış değişikliklerinin küresel piyasalardaki baskıyı hafifletmede hayati bir rol oynadığını vurguladı.
EVE KAPANMA DÖNEMİ Mİ BAŞLAYACAK?
İşte tam da bu noktada, ‘enerji kapanması’ tartışması başladı. Çünkü evden çalışma ve acil eylem planı çağrıları, bazı çevrelerce sosyal medyada ‘yeni bir kısıtlama dönemi’ olarak yorumlandı.
Sosyal medyada özellikle de X te COVID-19 dan sonra evde kapanma dönemine geçiş yapıldığı vurgulandı.
Bununla birlikte özellikle Körfez deki ülkelerde bazı iş yerlerinde de erken kapanma kararının bu haberleri daha da artırdığı belirtildi.
Ancak uzmanlara göre şu an konuşulan şey doğrudan bir ‘eve kapanma’ kararı değil.
Bugün masadaki krizi en az zararla atlatmaya yönelik tasarruf ve kriz önlemleri.
Fakat savaş uzar, enerji krizi derinleşir ve sorun büyürse, uzmanlara göre ilerleyen süreçte daha sert uygulamalar da gündeme gelebilir.
Yani sert önlemler başlamasa da tartışmalar çoktan başlamış durumda... * Haberin görseli Shutterstock tan servis edilmiştir.
Görsel temsilidir.