Haber Detayı

Kolajeni artırıyor, hücreleri koruyor! Her gün tüketin... Beslenmenizi değiştirerek kolajen üretimini nasıl arttırabilirsiniz?
Aile hurriyet.com.tr
23/03/2026 12:27 (2 saat önce)

Kolajeni artırıyor, hücreleri koruyor! Her gün tüketin... Beslenmenizi değiştirerek kolajen üretimini nasıl arttırabilirsiniz?

Ünlüler ve sosyal medya fenomenleri sürekli pahalı takviyelerin reklamını yapıyor; ancak cildi ve kasları canlandıran bu önemli proteini vücudunuza depolamanın çok daha doğal yolları mevcut. İşte kolajen üretimini arttıran doğal besinler...

Kolajen, vücudumuzda en bol bulunan proteinlerden biridir ve sağlıklı bir ciltten saçlara, tırnaklardan kemiklere, kaslardan dişlere ve hatta gözlere kadar hemen her yapı için temel bir iskelet görevi görür.

Yaş ilerledikçe kolajen seviyelerimiz hem erkeklerde hem de kadınlarda her yıl yaklaşık yüzde 1,5 oranında azalmaya başlar.

Ancak kadınlarda menopoz dönemi geldiğinde bu düşüş çok daha keskin bir hal alır.

Kolajen seviyelerindeki bu azalma; saçların incelmesi, cildin kırışması, tırnakların kırılganlaşması ve kas iyileşmesinin yavaşlaması gibi pek çok sorunu beraberinde getirebilir.

İşte bu sebeple kolajen takviyesi pazarı günümüzde büyük bir patlama yaşıyor.

Buna rağmen beslenme terapisti Sonia Wahlroos, kolajen sentezinin sadece daha fazla protein veya kolajen içeren ürünler yemekle çözülebilecek kadar basit bir konu olmadığını belirtiyor.

Kolajenin midede amino asitlere parçalandığını hatırlatan Wahlroos, kolajen seviyelerini gerçekten artırmak için beslenmenin antioksidanlar, özellikle de C vitamini açısından zengin olması gerektiğini vurguluyor.

Ayrıca bol miktarda meyve ve sebze tüketmenin önemine değinen uzman isim, belirli besin gruplarının düzenli ve günlük olarak alınmasının en etkili yöntem olduğunu ifade ediyor.

Kolajen, öncelikle cildimizin dermis tabakasında, yani dışarıdan görünen epidermis ile yağ dokusundan oluşan deri altı dokusunun arasında kalan orta katmanda depolanır.

Kolajenin en ilginç özelliklerinden biri, vücut daha fazla üretmeye başladığında bir domino etkisi yaratmasıdır; yani vücudunuzda ne kadar çok kolajen varsa, sisteminiz o kadar fazlasını üretme kapasitesine sahip olur.

Ancak 20'li yaşlarımızın ortalarından itibaren kolajen üretimimiz azalmaya başlar.

Bu süreç başlangıçta yılda yüzde 1 gibi çok küçük ve fark edilmez bir oranda gerçekleşse de zamanla birikerek etkisini gösterir. 40 yaşına geldiğimizde, vücudumuz artık kolajen talebine tam olarak yetişemez hale gelir.

İşte bu noktada eklemlerimizde ve cildimizde gözle görülür bir gerileme başlar.

Kadınlarda ise bu düşüş, menopozla birlikte östrojen seviyelerinin azalmasına paralel olarak çok daha hızlı bir seyir izler.

C VitaminiKolajen seviyelerini yükseltmek için öncelikle C vitamini alımını artırmak hayati önem taşır.

Eczacı ve kolajen uzmanı Pupinder Ghatora, C vitamininin kolajen yenilenmesi ve kan pıhtılaşma sistemleri için vazgeçilmez olduğunu belirtiyor.

Sadece turunçgillerle yetinmemek gerektiğini söyleyen Ghatora, balkabağı ve tatlı patates gibi turuncu sebzelerin de bu dönemde harika birer C vitamini kaynağı olduğunu ifade ediyor.

Kemik suyuBir diğer etkili yöntem ise kemik suyudur.

Kemik suyu doğal olarak yüksek miktarda kolajen içerir.

Kendiniz yapmanıza gerek yok, çünkü market raflarında birçok iyi hazır kemik suyu bulunuyor, ancak tavuk, biber, pırasa, kereviz ve havuçtan yapılan basit bir kemik suyu bile etkili ve lezzetlidir.

YumurtaYumurta tüketimi de bu süreçte büyük bir destekçidir.

Wahlroos, yumurtadaki proteinin kolajen sentezi için mükemmel bir kaynak olduğunu savunuyor.

Özellikle iki yumurtalı bir omleti yeşil salata ve biberle birleştirmenin hem protein hem de C vitamini ihtiyacını aynı anda karşılayan ideal bir öğün olduğunu belirtiyor.

Çok fazla şekerden kaçınBeslenme düzeninde sadece ne yediğiniz değil, neyden kaçındığınız da önemlidir.

Ghatora, şekerin kolajenin en büyük düşmanlarından biri olduğu konusunda uyarıyor.Meyvelerdeki fruktoz vücut tarafından kolayca işlenirken, glikoz yani rafine şeker kolajeni sertleştirerek kırılgan hale getiriyor ve esnekliğini yitirmesine neden oluyor.

Kısacası şeker, yaşlanma sürecini doğrudan hızlandırıyor.

Alkol tüketiminde ölçülü olunAlkol tüketimi konusunda da dikkatli olmak gerekiyor.

Yapılan araştırmalar, kandaki alkol seviyesi arttıkça kolajen sentezinin o oranda azaldığını gösteriyor.

Bulutlu günlerde bile güneş koruyucu kullanınSon olarak, cildinizdeki kolajeni korumanın en iyi yolu güneşten korunmaktır.

Dermatolog Dr.

Ophelia Veraitch, UVA ışınlarının bulutlu günlerde bile cilde nüfuz ederek kolajen yıkımını hızlandırdığını belirtiyor.

Bu nedenle, cilt hacmini kaybetmemek için her gün güneş koruyucu (SPF) kullanmak hayati önem taşıyor.

Pek çok uzman, dışarıdan alınan takviyelerin cilt görünümü üzerinde mucizeler yaratacağı konusunda şüpheci yaklaşıyor.

Dr.

Veraitch, pahalı takviyeler yerine cildi güneşin zararlı etkilerinden korumanın çok daha verimli olduğunu savunuyor.

Sonia Wahlroos ise takviyeler konusunda tarafsız kalsa da besinlerin vücut tarafından emiliminin her zaman daha iyi olduğunu, bu yüzden takviye almayı seçenlerin bile önceliği her zaman sağlıklı bir diyete vermesi gerektiğini hatırlatıyor.

İlgili Sitenin Haberleri