Haber Detayı
Van Newrozu | Tuncer Bakırhan: İsyandan inşaya geçiş Newrozu
Van'da yüzbinlerce kişinin katıldığı Newroz kutlamasında konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, "2026 yılının Newrozu başka bir Newroz'dur. Bu Newroz isyandan inşaya geçişin Newrozu'dur. Bu Newroz, kurucu bir Newroz'dur" dedi
Artı Gerçek- Van'da yüzbinlerce kişinin akın ettiği Newroz kutlamasında, polisin uygulamaları gerginliğe neden oldu.
Sabah saatlerinde basın mensuplarını alana almayan polisin Newroz kutlama programında yer alan siyasetçileri üst aramasından geçirmek istemesi tepki çekti.
BAKIRHAN'DAN SERT TEPKİ Polis, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan ile birlikte alana gelen Veysi Aktaş, DEM Parti Merkez Yürütme Kurulu Üyesi Derya Aslan ve birçok siyasetçinin üstlerini aramak istedi.
Polisin dayatmasına siyasetçilerin tepki göstermesi üzerine tartışma çıktı.Tartışmanın ardından siyasetçiler, geldikleri otobüse geri döndü.
POLİS GERİ ADIM ATTI, KUTLAMALAR BAŞLADI Polisin siyasetçilerin üstlerini aramaktan vazgeçmesi üzerine yüzbinlerce kişinin katıldığı Newroz programı büyük bir coşku ile başladı.
Hıncahınç dolan Newroz alanından sloganlar yükselirken, program saygı duruşuyla başladı.
ÖCALAN'IN MESAJI OKUNDU Tertip Komitesi Üyesi Umut Tayanır, DEM Parti İl Eşbaşkanı Gülşen Kurt ve DBP İl Eşbaşkanı Cemal Demir birer konuşma yaptı.
Ardından Koma Rojhilat sahne aldı.
Abdullah Öcalan'ın Diyarbakır'da okunan Newroz mesajı Kevser Akçelik tarafından okundu.
VEYSİ AKTAŞ: YASAL VE ANAYASAL DÜZENLEMELER HAYATİ ÖNEMDE Veysi Aktaş, konuşmasında yerel seçimlerde Van'da 14 belediyenin tamamının kazanıldığını hatırlatarak başladı.
Barış ve Demokratik Toplum Süreci'nde değinen Aktaş, "Özgürlük; örgütlülükten, adalet ise siyasal ve hukuki mücadeleden geçer.
Gelinen aşamada 27 Şubat 2025 bildirisi sürecinin devamı olarak pozitif barış için yasal ve anayasal düzenlemeler hayati önemdedir.
Bunun için Kürt halk önderi Sayın Abdullah Öcalan’ın kalacağı yerin statüsünün belirlenmesi elzemdir.
Devlet ve iktidara düşen; bölgedeki gelişmeleri de gözeterek, önderliğin koşullarını demokratik müzakereye uygun hale getirilmesi için elini çabuk tutmasıdır" dedi.
DERYA ASLAN: BU YOL ÖZGÜRLÜK YOLUDUR Özgür Kadın Hareketi'nden (TJA) Derya Aslan, "Bu yol özgürlük yoludur.
Kürt halkı ulusal birlik ruhuyla dört parça Kürdistan'da birleşti.
Ulusal mücadele, bizim açımızdan sahip çıkılması gereken bir şeydir.
Kadın özgürlüğü olmadan toplumsal özgürlük olamaz. 'Jin, jiyan, azadî' şiarı hepimizin temel özgürlük şiarıdır" diye konuştu.
BAKIRHAN: İSYANDAN İNŞAYA GEÇİSİN NEWROZU Newroz ateşinin yakılmasından sonra konuşan DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, "2026 yılının Newrozu başka bir Newroz'dur.
Bu Newroz isyandan inşaya geçişin Newrozu'dur.
Bu Newroz, kurucu bir Newroz'dur.
Yeni bir dönemin Newrozu'dur.
Biz yeni bir dönem diyoruz ama Van'daki kolluk kuvvetlerinin yeni dönemden haberleri yok.
Onlar eski dönemden kalmış.
Onlar hâlâ Wan halkının üzerinde baskı kurarak Newroz'unu kutlayamayacağını düşünüyorlar.
Buradan bugün arama noktalarında halkımıza eziyet yapanları kınıyorum.
Ve onlara diyorum ki biz yeni bir dönem başlattık.
Çatışmaların olmadığı, şiddetin olmadığı Kürt meselesinin demokratik yollarla çözüldüğü bir yaşamı inşa etmeye çalışıyoruz.
İnşallah Ankara'da esen barış rüzgarları Van'a da uğrar.
Van halkına karşı antidemokratik uygulamalarda bulunanlar da bu süreçten haberdar olur" dedi. 'DEMOKRASİ, ÖZGÜRLÜK OLAMAYAN HİÇBİR ÜLKEDE HUZUR YOK' Ortadoğu'nun yangın yeri olduğunu söyleyen Bakırhan, "Neredeyse Ortadoğu'nun bütün başkentine bombalar yağıyor.
Sınırlar yara bere içerisinde.
Bunun tek bir sebebi var.
Demokrasisi olmayan, ülkesinde özgürlük olmayan hiçbir ülkede huzur yok.
Demokratik değerleri benimsemeyen ülkeler, hegemonik güçlerin, emperyal güçlerin müdahalelerine zemin hazırlıyor.
Bakın hemen yanı başımızda İran var.
İran yıllarca Şah rejiminin zulmünü gördü. 40-50 yıldır da molla rejiminin zulmünü görüyor.
İran'da demokrasi olmadığı için Kürtlerin, Belucların, Azerilerin, kadınların, farklı yaşam biçimi olan insanların demokratik hakları dikkate alınmadığı için İran yıkımı yaşıyor.
İran hegemonik emperyalist güçlerin müdahalesini yaşıyor.
Bizim İran'daki savaşa ilişkin tavrımız nettir: Biz ne emperyalist müdahaleyi ne de baskıcı idam sefası kuran molla rejimini destekliyoruz.
Bizler; Kürtlerin, 'Jin, jiyan, azadİ' diyen kadınların, gençlerin oradaki onurlu mücadelesini destekliyoruz.
İran'da çözüm halkların yönetim ve kimlik haklarının tanınmasıdır" diye konuştu. 'KÜRTLER SAYIN ÖCALAN'IN STATÜSÜNÜN NETLEŞMESİNİ İSTİYOR' Barış ve Demokratik Toplum Süreci'ne değinen Bakırhan, "Sayın Öcalan bu emperyal müdahaleleri öngörerek böyle bir süreç başlattı.
Ama İran bunu okumadı, bunu anlamadı.
Bir an önce oradaki emperyalist müdahale bitmeli.
Bir an önce oradaki rejim demokratikleşmeli, dönüşmeli ve İran halklarının ve orada yaşayan inançların demokratik haklarını tanımalıdır. 27 Şubat Ortadoğu'daki karanlığa bir ışıktı, bir aydınlıktı.
Sadece Türkiye için değil, bölge ülkeleri bölge ülkelerinin demokrasi, refahı, huzuru ve geleceği için yapılmış bir çağrıydı.
Hâlâ bize diyorlar ki: Kürtler ne istiyor?
Kürtler kimliklerinin tanınmasını istiyor.
Kürtler, eşit yurttaşlık istiyor.
Kürtler anadilinde eğitim istiyor.
Kürtler yerel demokrasi istiyor.
Vanlılar kayyımı gitmesini istiyor.
Vanlılar Neslihan Başkan'la Abdullah Başkan'ın belediyeyi yönetmesini istiyor.
Kürtler özgürce siyaset yapmak istiyor.
Kürtler özgürce örgütlenmek istiyor.
Kürtler kendi bayramlarını kutlarken kapılarda engellenmek istemiyor.
Kürtler inkar değil, tanınma istiyor.
Kürtler Sayın Öcalan'ın statüsünün netleşmesini istiyor.
Fiili değil, resmi bir statü olmasını istiyor" dedi. 'DEMOKRASİ SADECE KÜRTLER İÇİN DEĞİL, HERKES İÇİNDİR' Sürecin sadece Kürtlerin süreci değil, 86 milyonun süreci olduğunu ifade eden Bakırhan, "Bu süreç 86 milyon içindir.
Demokrasi sadece Kürtler için değil, Türkiye'de yaşayan herkes içindir.
Herkes müsterih olsun.
Bu süreç Türkiye'yi bölen bir süreç değil, aksine birleştiren, kardeşleştiren, eşitleştiren bir süreç olacaktır.
Onun için Karadeniz'in, Trakya'nın, Türkiye'de yaşayan bütün yurttaşlarımızın bu sürece katkı sunmasını istiyoruz.
Bir çağrım da Kürtlere; biz biriz.
Kobanê ji bo me çi be Wan ew e.
Urmiye ji bo Kurdan çi be Silêmanî û Hewler ew e.
Onun için Kürtler Ortodoğu'da halkların kaderi belirlenirken demokratik ulusal birliklerini kurmalıdır.
Farklılıklarımız olabilir ama kaderimizin belirlendiği bu süreçte hiçbir Kürt partisi, hiçbir Kürt kurumu birlikten kaçmamalıdır" diye konuştu.
Kutlanmalar, Koma Agirê Jiyan'ın sahne almasıyla devam etti.
MEZOPOTAMYA AJANSI)