Haber Detayı

Dünya tarihinin en büyük beslenme kırılması; çocukluk obezitesi
Gastroda odatv.com
22/03/2026 13:00 (4 saat önce)

Dünya tarihinin en büyük beslenme kırılması; çocukluk obezitesi

Çok yakında, yetersiz beslenen çocuklardan daha fazlası fazla kilolu olacak. Bu geleceğin toplumlarını şekillendirecek küresel bir kırılma.

İnsanlık uzun yüzyıllar boyunca açlıkla, kıtlıkla ve yetersiz beslenmeyle mücadele etti.

Ancak bugün, küresel ölçekte bambaşka bir tabloyla karşı karşıyayız.

World Obesity Federation tarafından yayımlanan son rapora göre, dünya çocukları ilk kez tersine bir gerçekle yüzleşmek üzere; fazla kilo, yetersiz beslenmenin önüne geçiyor.Henüz birkaç yıl içinde—2027 civarında—5 ila 19 yaş arası çocuklar arasında obezite oranı, zayıflık oranını aşacak.

Bu küresel beslenme düzeninin köklü biçimde dönüştüğünün en açık göstergesi.BÜYÜYEN BİR DALGABugün dünya genelinde milyonlarca çocuk, sağlıklı sınırların üzerinde bir vücut kitle indeksine sahip. 2025 yılı itibarıyla yaklaşık 177 milyon çocuk obeziteyle yaşarken, bu sayının 2040’ta 228 milyona ulaşması bekleniyor.Bu artış nüfus büyümesiyle açıklanamayacak kadar hızlı.

Oranlar da yükseliyor; küresel ölçekte çocuk ve ergenlerde obezite oranı yüzde 8,7’den yaklaşık yüzde 12’ye çıkma eğiliminde.

En dikkat çekici nokta ise bu artışın artık yalnızca yüksek gelirli ülkelerle sınırlı olmaması.

Aksine, büyümenin en hızlı olduğu yerler, dünya çocuk nüfusunun büyük bölümünü barındıran düşük ve orta gelirli ülkeler.COĞRAFYANIN DEĞİŞEN HARİTASIUzun yıllar boyunca obezite, “refah hastalığı” olarak tanımlandı.

Ancak bugün bu tanım giderek geçerliliğini yitiriyor.

Yeni veriler, obezitenin artık küresel ölçekte yayıldığını ve özellikle Amerika kıtası, Doğu Akdeniz bölgesi ve Batı Pasifik’te yoğunlaştığını gösteriyor.

Avrupa’da ise görece bir dengelenme dikkat çekiyor; önümüzdeki yıllarda çocuk obezitesinde sınırlı bir düşüş öngörülüyor.NEDEN ARTIYOR?

Çocukluk çağı obezitesi, tek bir nedene indirgenemeyecek kadar karmaşık bir mesele.

Ancak bazı belirgin faktörler öne çıkıyor.

Anne sağlığı ve gebelik dönemindeki beslenme alışkanlıkları ile erken çocuklukta yetersiz veya dengesiz beslenme en önemli kriterler.

Fiziksel aktivitenin giderek azalması, okul yemeklerinin besin kalitesi, bebeklik döneminde yeterli emzirmenin sağlanamaması ve bunlara ek olarak, modern yaşamın görünmeyen etkileri de tabloyu ağırlaştırıyor.

Ekran bağımlılığı, kent yaşamının hareketsizliği ve ultra işlenmiş gıdaların yaygınlaşması da tabloyu çok kötü hale getiriyor.

Uzmanlara göre, 2040 yılına gelindiğinde en az 120 milyon çocukta kronik hastalıkların erken belirtileri görülebilir.

World Health Organization verilerine göre, fazla kilolu çocuklar akran zorbalığı, dışlanma ve düşük özgüven gibi sorunlarla daha sık karşılaşır.

Bu durum, yaşam kalitesini doğrudan etkileyen uzun vadeli sonuçlar doğurur.Uzmanlar, yalnızca bireysel çözümlerin yeterli olmayacağı konusunda hemfikir.

Bu kriz, sistemsel bir yaklaşım gerektiriyor.

Aynı zamanda, bebeklerin ilk altı ay yalnızca anne sütüyle beslenme oranının artırılması gibi hedefler de küresel sağlık politikalarının merkezinde yer alıyor.Odatv.com

İlgili Sitenin Haberleri