Haber Detayı
Görme engelli Şükran'ın hayatı üniversitede değişti: Öğretmen olup özel öğrencileri destekleyeceğim
Aksaray Üniversitesi'nde özel öğretmenlik bölümü ve Türkçe yüksek lisansını tamamlayan Şükran Altuntaş, göz tansiyonu hastalığı ile mücadele ederek, öğretmen olma hayalini gerçekleştirmek için çabalıyor. Kendisi gibi özel öğrencilere destek olmayı hedefliyor.
AKSARAY'da geçirdiği ateşli hastalık sonrası yüzde 50 görme engelli kalan Şükran Altuntaş (23), bir taraftan göz tansiyonu ve gözlerinin tedavisiyle uğraşırken bir yandan da Aksaray Üniversitesi'nde özel öğretmenlik bölümünü bitirdi.
Aynı okulda Türkçe eğitimi yüksek lisansını bitirip öğretmen olmak istediğini, kendisin gibi özel öğrencileri desteklemeyi amaçladığını söyleyen Altuntaş, "Üniversiteden aldığım cesaretle sosyalleşmeye başladım.
Öğretmen olup kendi sınıfımda görme engelli ya da farklı özel öğrencileri hep yanıma almayı ve onları desteklemeyi çok istiyorum" dedi.
Konya'nın Cihanbeyli ilçesinde yaşayan Mehmet ve Rabia Altuntaş çiftinin 3 kızından en büyüğü olan Şükran Altuntaş, çocukluğunda geçirdiği ateşli hastalık sonrası yüzde 50 görme engelli kaldı. 19 yaşında ailesiyle birlikte geldiği Aksaray Üniversitesi'nde özel öğretmenlik bölümünü bitiren Altuntaş, aynı okulda Türkçe yüksek lisans eğitimine başladı.
Hocasının hediye ettiği mercekle ve 4 farklı cama sahip özel gözlükle görebildiğini söyleyen Altuntaş, "Çocuklukta çok fazla ameliyata girdiğim için göz sinirlerim işlevini yitirdi.
Şu anda benim başımın belası olan göz tansiyonu hastalığı ortaya çıktı.
Bu hastalık gözleri körleştirecek bir hastalık.
Ben gözlerimi kaybetmemek için bununla savaşıyorum.
Gözlerimdeki mercek ve gözlüğüm sayesinde biraz daha net görebiliyorum" dedi.'ÖĞRETMEN OLMAK İSTİYORUM'Altuntaş, "Üniversiteye gelene kadar hep ailemin korumasında ve kolları altındaydım.
Bundan şikayetçi değilim ama bazen gururuma dokunduğu oluyordu.
Annem, benim başarılarım yerine hep görme engelimi ortaya atıyordu. 'Benim kızım göremiyor' diyordu.
Bu acıması bana dokunuyordu.
Çok fazla dışarı çıkmazdım. 19 yaşına kadar hep evdeydim.
Üniversiteyi kazanınca ailemle Aksaray'a beraber geldik.
Buradaki öğretmenlerim ve arkadaşlarım sayesinde biraz sosyal olmaya başladım.
Cahit ile Gülistan hoca gözlüğümü karşıladı. 4 farklı cama sahip özel bir gözlük kullanıyorum.
Üstte ve altta farklı camlar ile farklı numaralar var.
Hocam bana mercek hediye etti.
O mercekle kağıt üzerindeki metni daha büyüterek okuma yapabiliyorum.
Hocalarımdan aldığım cesaretle Türkçe eğitimi alanında yüksek lisansa başladım.
Nisan ayında sınavım var.
Sınava girip öğretmen olmak istiyorum.
Sınıfımda ben gibi farklı ve özel öğrencileri hep yanıma almayı ve onlara destek olmayı çok istiyorum.
Hem de akademisyenlik hayalim çok fazla.
Öğretmenlikten bile yüksek diyebilirim" diye konuştu. 'ANNEM 'DÜZ YOLDA YÜRÜYEMİYORSUN NE İŞİN VAR DAĞDA' DEDİ, AMA BAŞARDIM'Üniversiteden aldığı cesaretle sosyalleşmeye başladığını belirten Şükran Altuntaş şöyle konuştu: "Annem beni görüp 'Ne işin var?
Gitme düşersin' derdi.
Ben de Aksaray Belediyesi'ne bağlı bir dağcılık kulübüne üye oldum.
Benim en büyük hobimdi.
Kulüp ile dağ tırmanışları, mağara kampları gibi değişik şeyler yapmaya başlayarak maceracı oldum.
Annem de bunu gördükçe şaşırıyordu, 'Kızım sen daha düz yolda yürüyemiyorsun ne işin var dağda' dedi.
Benim tökezlediğim de oldu.
Bazen birisinin koluna girdiğim de oldu.
Yine de bunu yapıp başardım.
Görme deyince en akla gelmeyecek fotoğraf çekmektir, aynı zamanda profesyonel fotoğrafta çekiyorum.
Kendime ait bir kameram var. 4 yıl boyunca burada bir toplulukla bulunarak başkan yardımcısı kadar oldum."'AYAKLARI YERE BASAN BİR GENÇ OLDU'Aksaray Üniversitesi Eğitim Fakültesi Özel Eğitim Bölümü Araştırma Görevlisi Cahit Şahin ise "Şükran üniversiteye ailesiyle birlikte gelmişti.
O zaman o kadar ürkek bir haldeydi. 'Ben burada tek başıma ne yapacağım' diyor, oturduğu koltuğa dahi sığmıyordu.
Koltukta ezildi ve büzüldü.
Biz bölüm olarak kendisindeki cevheri görüp gereken desteği sağladık.
Burada hiçbir zaman yalnız kalmayacağını anlatınca çok güzel gelişme oldu.
Kısa sürede bağımsızlaştı.
Kendi hayallerinin ve hobilerini peşinden koşarak, görme engelli ya da az gören birey yapamaz diye düşünülen her şeye dahil oldu.
İlk gün korkan Şükran şu anda 'ben akademisyen olmak istiyorum' diyor.
Yüksek lisans tezine başladı.
Ayakları yere basan bir genç oldu.
İnşallah hayallerine ulaşır ve akademik olarak başarı olarak çok güzel bir örnek olur" dedi.