Haber Detayı

Basit ama zor
Yazarlar cumhuriyet.com.tr
22/03/2026 04:00 (3 saat önce)

Basit ama zor

Basit ama zor

Nedir bu ölçüsü ayarı kaçmış dünyadaki halimiz?

Bir bayram yaşıyoruz.

Ama öyle bir bayram ki geliri yerinde, işinde, özel yaşamında mutlu ve huzurlu olan insanlar bile huzurunu, keyfini en yakın komşusundan, her sırrını paylaştığı dostundan bile saklar hale geldi.

Kimin hatası, kimin ihmali yahut suçu yüzünden bu sıkıntıyı yaşıyoruz?

Yakasına yapışıp da “Sen şunu şöyle yaptığın yahut da yapman gerekeni yapmadığın için bunları çekiyoruz” diyebileceğiniz hiçbir sorumlu yok.

Sadece Türkiye’de değil, dünyada da yok!

Peki sorumlu tutacağımız tek bir kişi bile bulamıyorsak oturup ağlayacak mıyız?

Elbette öyle bir şey diyecek değilim.

Söyleyeceğim çok basit: Sorun varsa orada sorunu çözecek de vardır.

O da karanlıkların içinde ya da ufkun gerisinde değil, çok muhtemelen hemen yanı başımızda elimizi uzatsak değecek kadar yanımızdadır.

Demek ki ilk iş olarak tembellik edip kapattığımız gözlerimizi açıp etrafta hangi yeteneklerin, hangi olanakların bulunduğunu görmeye çalışmamız gerekir.

Ondan sonra o yetenekleri ve o olanakları devreye sokup var gücümüzle sonuç almaya çalışmak icap eder.

İnsanlık tarihi, insanlığın çözmeye gerçekten karar verdiği hiçbir sorun karşısında yenik düştüğünü yazmış değildir.

Demek ki huzur, mutluluk ve barış istiyorsak önce kendi kusurlarımızı görmemiz gerekir.

Sonra yapmamız gereken her şey -bir nokta hariçolabildiğince yalın ve basit bir ifadeyle yukarıda yazılıdır.

Değindiğim o “bir nokta” nedir?

İnsanların huzurlu ve mutlu olmaları için, önce isteklerini, ihtiyaçlarını barışçıl yollarla fakat olabildiğince özgür bir şekilde ve özgür bir ortamda dile getirmelerine ihtiyaç vardır.

Çünkü özgür olmayan insanlar ve toplumda “huzur” da bulunmaz.

Bu dediğim yolumuzu “demokrasi” ye çıkarır.

Öyleyse “işleyen demokrasi” çözümün en sağlıklı adresidir.

Ne var ki demokrasilerde bir çözüme “Evet!” diyen kadar aynı çözüme “Hayır!” diyenin de hakkı vardır ve ikisi de aynı oranda ve aynı güçte meşrudur.

O zaman kamuoyunun çoğunluğunca benimsenen görüşün karşısında olanlara da en az ötekiler kadar düşüncelerini yansıtma hakkının verilmesi zorunluğu doğar.

İşte bu karşıtlığın çözüm yeri, herkesin eşit koşullarda katıldığı ve yarıştığı sandıktır.

Orada çoğunluğa sahip olan görüş artık toplumun ortak görüşüdür.

Ve uygulanma hakkına sahip olan görüştür.

Sonuçta o toplum adına o görüş uygulanır ve sorun meşru yoldan çözülmüş olur.

Üstelik oyun kurallarına göre uygulandığı için mağduriyete yol açmaz.

Böyle bir çözüm huzuru da bozmaz.

Suçlu aramaya da ihtiyaç kalmaz.

İlgili Sitenin Haberleri

Belgesel Yazarlar cumhuriyet.com.tr
3 saat önce

Belgesel