Haber Detayı

Bayram bitti
Yazarlar cumhuriyet.com.tr
22/03/2026 04:00 (4 saat önce)

Bayram bitti

Bayram bitti

İşte bayram bitti.

Bir arkadaşımın deyişiyle “Bayram sonrası hallederiz” haftası başladı.

Bu bayramda birçoğumuz en çok “Bir zamanlar sevinirdik” sözünü anımsadık.

Çünkü günümüz bayramlarında çoğumuzun aklı ve gönlü; ailelerinden, sevdiklerinden ayrı düşenlerde, bilmedikleri nedenlerle hapse tıkılanlarda, muhalif oldukları için zulme uğrayanlarda, yargı eliyle haksız yere yaşamın dışına itilmeye çalışanlardaydı.

Bu bayramda da bir yanımız sofraya oturdu, öteki yanımız haber bültenlerinde asılı kaldı.

Ekonomi çıkmazda.

Bir annenin pazarda domates seçerken yaşadıkları, bir babanın cebindeki bozuklukları sayarkenki utancı, bir çocuğun “Bu bayram harçlık olacak mı?” diye soramayıp susması...

En çok rastlanandı.

Ve emperyalist güçten, çılgın, hastalıklı beyinlerden aldığı güçle ilerleyen, çevremizi saran, yanı başımızdaki savaş...

Bombaların altında çocuklar...

Bir ülkede bayram sabahı, başka bir ülkede cenaze sabahına denk gelmesi...

Şiddet...

Sokakta, evde, okulda, dilde.

Bu bayramda da kadınlar öldürüldü, çocuklar korunamadı, adalet hiç ama hiç gelmedi.

ANIMSAMAK Bu bayram, bana kutlamadan çok, olması gerekeni anımsattı: Komşunun kapısını çalıp, “İyi misin?” demeyi...

Sevdiklerini arayıp “Yalnız mısın?” diye sormayı...

Küskünlükleri değil, insanlığı büyütmeyi anımsattı.

Oldum olalı ben bayram sözcüğüyle vicdan sözcüğünü hep bir tuttum.

Ama bu bayram gördük ki vicdan yine iktidarın yakınlarına uğramadı.

Oysa ne çok isterdim her bayramda tekrarlandığı gibi, “Bayram, inadına iyiliktir.

İnadına merhamet.

İnadına vicdan” diyebilmeyi.

Dünya ve de ülkem kötülük yüzünden değil, iyilerin sessizliği yüzünden belki de bu hale geldi.

Eğer bu ülkede, bu dünyada, herkes için eşit, adil, şiddetsiz bir hayat kuramıyorsak bayram başlamış ya da bitmiş ne fark eder ki, hiçbirimizin bayramı tam değildir.

Hadi biz yine, “Bayram sonrası hallederiz” işlerimize dönelim.

Bu sabah arşivimi karıştırırken şu son yıllarda 250’den çok bayram yazısı yazdığımı gördüm.

Hiçbiri bu denli karamsar değildi.

Bundan tam 10 yıl önce yazdığım bir bayram yazısını sizlerle paylaşıyorum.

Başlığı: “Ne bayram, ne bayram...” 10 YIL ÖNCE “ Erdoğan , ‘At izi it izine karışmış vaziyette’ dediğinden beri her gece aynı kâbusu görüyorum : Beyaz laboratuvar önlükleri giymiş koca koca adamlar ellerinde devasa mercekler, büyüteçler, yollara dökülmüş iz sürüyorlar: Nah işte bu it izi...

Bu da at izi...

At izi diyenlerle yok it izi diyenler bir güzel kavgaya tutuşurlarken, silah çekip savaşırken ansızın ortalığa yüzlerce çocuk dökülüyor.

Çocuklar kaçılın, burada savaş var, başka yerde oynayın demek istiyorum ama sesim çıkmıyor. (Uyanacağımı ve rüyanın biteceğini sandınız değil mi?

Neredeee!) Ansızın gök gürültüsüne benzer bir ses hepsini bastırıyor: ‘ Lan kesin şamatayı, savaşa engel oluyorsunuz!’ nidası...

Çocuklar kaçışıyor, arada düşenler, vurulanlar oluyor.

Ben düşen, vurulan çocukları kurtarmaya çalışırken savaş tüm hızıyla sürüyor.

Sadece izler değil, sınır içi, sınır dışı savaş da birbirine karışıyor. ‘Çocuklar kaçın, kaçın buradan!’ diye yalvar yakar savaş alanına dalıp çocukları uzaklaştırmaya çalışıyorum.

O baskın ses yine haykırıyor: ‘Bu çiftlik benim!

Bütün izleri ister birleştiririm ister ayrıştırırım size ne!’ Bunu duyan çocuklar elimden kurtulup ‘Sana ne, sana ne, sana ne!’ oyununu kurmakla kalmıyor, önlerine her çıkanı ‘Allah, Allah, Allah’ h aykırışlarıyla linç etmeye başlıyorlar.

Haaayııır!

İşte burada uyanıyorum her gece.

Tanrım, nasıl başardık bunca kindar ve dindar bir nesil yaratmayı diye kan ter içinde uyanıyorum.

Uyanıyorum ve ülkemin gerçeklerini görüyorum.

Örneğin Hrant Dink ’in katili Ogün Samast ’ın sırtını sıvazlayan , ‘Aslanım benim, aferin’ diyen Emniyet müdürlerini görüyorum.

Bu devletten utanıyorum dediğim için yediğim küfürleri, tehditleri düşünüyorum.

Midem bulanıyor.

Kusuyorum.

Sevgili okurlar, yarın bayram.

Böyle münasebetsiz kâbuslarla, kusmuklarla keyfinizi kaçırmak hiç istemezdim.

Ama paylaşmadan edemedim.

Hepinize iyilikler diliyorum.

Şiddetsiz, katliamsız, öldürmesiz, iftirasız, intikamsız, şefkatli bayram günleri diliyorum.

Şu sırada at izi it izi birbirine karıştığından, hapiste olmaması gerekirken hapiste olanlara, ailesinden sevdiklerinden uzak düşenlere, niçin hapiste olduğunu bilmeyenlere, yazılarımda adlarını geçiremediklerime sabır ve cesaret diliyorum.

Barış istedikleri için cezalandırılanlara güç, sabır, cesaret diliyorum.

Hak hukuk ve adaletin uğramadığı bir ülkede yaşayan herkese iyi bayramlar diliyorum.”

İlgili Sitenin Haberleri

Belgesel Yazarlar cumhuriyet.com.tr
4 saat önce

Belgesel