Haber Detayı

Popüler Hollywood'a Mozart'tan Viyana cevabı
Pazar yazıları cumhuriyet.com.tr
22/03/2026 04:00 (3 saat önce)

Popüler Hollywood'a Mozart'tan Viyana cevabı

Mozart’ın son operası “La clemenza di Tito” (Tito’nun Merhameti), gerçek büyüklüğün intikamda değil, adalet ve affedebilme kudretinde olduğunu anlatır.

Viyana’da yaşayan ve bu dünyaya gönül veren biri için operaya gitmek bazen hayatın kendiliğinden akan bir parçasına dönüşür.

Birkaç hafta önce Wiener Staatsoper’in programına göz gezdirirken Mozart’ın son operası “La clemenza di Tito” dikkatimi çekmişti.

Zaten yakın zamanda izlemeyi düşünüyorduk; Mozart’ın ölümünden hemen önce kaleme aldığı bu eseri sahnede yeniden görmek her zaman ayrı bir merak uyandırır.

Tam da bugünlerde Hollywood’dan ilginç bir tartışma yükseldi.

Anne tarafından Avusturya’ya uzanan kökleri olan genç Amerikalı oyuncu Timothée Chalamet, bir söyleşide opera ve balenin artık kimsenin önemsemediği sanatlar olduğunu söyledi.

Ona göre bu alanlar günümüz dünyasında “irrelevant”, yani önemsizdi.

Sözleri kısa sürede büyük bir dalga yarattı; Londra’dan Milano’ya, New York’tan Viyana’ya kadar birçok opera kurumu sosyal medyada karşılık verdi ve genç oyuncuyu sahnelerine davet etti.

Belki de opera dünyası uzun zamandır dile getirilen bir eleştirinin yeniden canlanmasına refleks gösteriyordu.

Çünkü opera sık sık elit, eski ve genç kuşaklardan kopuk bir sanat olarak tanımlanıyor.

Oysa aynı günlerde Viyana Devlet Operası’nın sahnesinde Mozart’ın son operası yeniden hayat buluyordu.

GÜÇ VE ADALET “La clemenza di Tito” (Tito’nun Merhameti) 1791’de bestelenmişti.

Eserin merkezinde Roma İmparatoru Titus yer alır (Latince: Titus, İtalyanca: Tito).

Titus’a karşı bir suikast düzenlenir, saray ateşe verilir ve imparatorluk kaosun eşiğine gelir.

Titus saldırıdan kurtulur fakat ardından çok daha zor bir soruyla yüzleşir: İsyancıları cezalandırmak mı gerekir, yoksa merhamet gösterip affetmek mi?

Operanın asıl gücü burada doğar.

Çünkü anlatılan yalnızca bir saray entrikası değildir; Mozart’ın müziği aracılığıyla sorulan soru çok daha büyüktür: Gücü elinde tutan biri adaleti nasıl uygular?

Operadaki Titus sahneye ait bir hayalden ibaret değildir; tarihte gerçekten yaşamış bir Roma imparatorudur.

Titus Flavius Vespasianus, MS 39’da doğmuş, 79-81 yılları arasında Roma’yı yönetmiş ve Kudüs’ün fethinde önemli rol oynamıştır.

Tahta çıktıktan sonra kısa süren hükümdarlığına karşın Roma tarihinde iz bırakmıştır.

Kolezyum’un tamamlanması onun döneminde gerçekleşmiş, Vezüv’ün patlaması ve Roma’daki büyük yangın sırasında halkın yanında durmuştur.

Bu yüzden antik kaynaklar Titus’u cömert, halkına yakın ve merhametli bir hükümdar olarak anlatır.

Mozart’ın operasında da Titus’un büyüklüğü gücünden değil, merhametinden doğar.

Roma’nın geleneği cezalandırmaya dayanırken Titus farklı bir yol seçer ve düşmanlarını affeder.

Bu nedenle “La clemenza di Tito” yalnızca tarihsel bir hikâye değildir; aynı zamanda siyasi bir düşünceyi sahneye taşır: Gerçek büyüklük intikamda değil, adalet ve affedebilme kudretindedir.

Belki de bu yüzden Mozart’ın 230 yıl önce yazdığı bu eser bugün hâlâ canlıdır.

Çünkü insanlık hâlâ aynı sorularla yüzleşiyor: Güç nedir?

Adalet nedir?

Bir lider adaleti korurken merhameti nasıl gösterebilir?

Bu sorular Roma’dan bugüne pek değişmedi.

Timothée Chalamet operanın artık kimsenin umrunda olmadığını düşünebilir.

Ama Mozart’ın müziği Viyana’da çaldığında Roma’nın iki bin yıllık adalet ve merhamet tartışması hâlâ dinleyicilere ulaşabiliyorsa opera yaşıyor demektir.

Belki de mesele operanın güncelliği değil; bizim hâlâ bu sorulara ihtiyaç duyup duymadığımızdır.

Ve görünen o ki Roma’nın eski soruları hâlâ sahnede, hâlâ canlı ve dünyanın birçok yerinde -özellikle de Türkiye’de- güçlü bir yankı bulmaya devam ediyor. pbirolkilic@gmail.com

İlgili Sitenin Haberleri

Belgesel Yazarlar cumhuriyet.com.tr
3 saat önce

Belgesel