Haber Detayı

Diyarbakır Newrozu | Bakırhan: Gelin barış hukukunu kuralım
Politika artigercek.com
21/03/2026 09:41 (7 saat önce)

Diyarbakır Newrozu | Bakırhan: Gelin barış hukukunu kuralım

Diyarbakır'daki Newroz kutlamalarında konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, "Gelin barış hukukunu kuralım. Gelin demokratik dönüşüme kapıyı açalım. 2025 silahların yakıldığı yıl oldu. 2026 özgürlük yasalarının konuşulacağı bir yıl olsun" dedi

Artı Gerçek- Diyarbakır'da Newroz heyecanı başladı.

Bağlar ilçesinde bulunan Newroz Parkı’nda 'Özgürlük ve Demokrasi Newroz'u / Newroza Azadî û Yekîtiya Demokratîk' şiarıyla yapılan kutlamalar yurttaşlar sabahın erken saatlerinde yola koyuldu. 7’den 70’e herkes alana doğru yol alırken, alanın dört bir tarafında coşku her geçen dakika artıyor.

Alana girişler başladıktan sonra sahneden Newroz şarkıları çalınmaya başladı.

Diyarbakır'da yurttaşlar halaylar çekiyor Bazı kontrol noktalarında şal û şepik giyen yurttaşlara engel çıkarıldı.

Birçok yurttaş yöresel kıyafetler giyiyor.

Newroz Tertip Komitesi, alanda güvenliği sağlamak üzere 600 kişi görevlendirdi.

Her giriş noktasında DEM Partili milletvekilleri, PM üyeleri ve avukatlar bulunuyor.

NEWROZ ATEŞİ YAKILDI Newroz ateşi büyük bir coşkuyla yakıldı.

Birçok yurttaş da elbiseleriyle ateşi harladı.

AYLA AKAT: ÖCALAN'IN ÖZGÜRLÜĞÜ KÜRT HALKININ ÖZGÜRLÜĞÜDÜR TJA aktivisti Ayla Akat, Newroz kutlamalarında halka hitap etti.

Ata, şunları söyledi: "Biz tek değiliz.

Amed’den Mahaba’a, Mahabad’dan Kamişlo’ya kadar tüm Kürtlerin Newrozu kutlu olsun.

Sadece bizim değil, Kafkasya halkları için yeni bir gündür Newroz.

Kafkasya halkları için de kutlu olsun.

Ortadoğu halkları için kutlu olsun.

TJA olarak bu coğrafyadan, Kürdistan’dan, Rojava’dan, Ortadağu’dan bütün dünyadaki kız kardeşlerimizle, ‘benim bedenim, benim kararım’ diyen kadınlarla, ‘asla yalnız kalmayacaksınız’ diyen kadınlarla, Hindistan’da ‘korkuyu özgürlükle yendik’ diyen kadınlarla ‘jin, jiyan, azadî’ diyerek buluşuyoruz.

Çok söylemeye gerek yok.

Buradan en büyük selam eşti ve özgür bir geleceğin mimarı Sayın Abdullah Öcalan’a ‘selam’ diyoruz.

Onun özgürlüğü Kürt halkının, Ortadoğu halklarının özgürlüğüdür.

Selam olsun İmarlı’ya.

Yine Bu Newroz sadece özgürlük Newroz’u değil, demokratik birlikteliğin Newroz’udur.

Birlikte yaşadığımız tüm halklara eşit yaşam için soruyorum: Demokratik birlik için hazır mıyız?

Öcalan'ın özgürlüğü için hazır mıyız?

Halkların özgürlüğü için hazır mıyız?” SIRRI SÜREYYA ÖNDER ANILDI Geçirdiği kalp krizinin ardından 3 Mayıs 2025'te hayatını kaybeden DEM Parti İmralı Heyeti üyesi Sırrı Süreyya Önder, Diyarbakır Newrozu’nda unutulmadı.

Sırrı Süreyya Önder anısına hazırlanan sinevizyon gösterimi yüzbinlere izletildi.

Sinevizyonda, Önder’in 2013 Newrozu’nda Abdullah Öcalan’ın mesajını okurkenki görüntüsü ile 27 Şubat 2025'te Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’nda yaptığı konuşma yer aldı.

Önder ve Abdullah Öcalan’ın İmralı Cezaevi’nde birlikte çektirdiği fotoğraflara da videoda yer verildi.

Önder’e dair hazırlanan sinevizyon sonrası alandan alkışlar yükseldi.

ÇETİN ARKAŞ: NE KADAR KALABALIK OLSAK DA O KADAR EKSİĞİZ İmralı Cezaevi’nde Abdullah Öcalan ile birlikte süre kaldıktan sonra tahliye edilen Çetin Arkaş da Newroz'da yüzbinlere hitap etti.

Arkaş, “Hayatim boyunca bu denli kitlesel bir Newrozu ilk defa yaşıyorum.

O nedenle çok heyecanlıyım.

Bayramı bekleyen çocuklar gibi günlerdir bu heyecanla Newrozu bekledim.

Bizzat katıldığım en kalabalık Newrozu 35 yıl önce İstanbul Abdi İpekci Spor salonunda yaşamıştım.

On bin kişilik kalabalığı görünce arkadaşlarla birbirimize sarılarak ‘ne kadar çoğuz’ diyerek mutlu olmuştuk.

O arkadaşlarımın çoğu bugün fiziki olarak aramızda değiller.

O nedenle ne kadar kalabalık olsak da o kadar eksiğiz.

Biliyoruz ki onların ve onlar gibi nice bu halkın değerli evlatları sayesinde bugün milyonlarız, her yerdeyiz.

Bundan olacak bir yanım sizlerle buluşmanın heyecanındayken bir yanım da sizlerle buluşması gerekenin yokluğunun hüznünde.

Onların da fiziken bu Newrozu yaşamlarını ve görmelerini isterdim.

Yitirdiklerimizi ve yarattıklarımız hissedin ve asla unutmayın.

Yitirdiğimiz her bir can bu halkin en güzel, en seçkin evlatlarıydı, sizlerin evlatlarıydı, bu kıymetli analarımızın evlatlarıdır.

Şimdi o canları halaylarınızda hissedin, sloganlarınızda hissedin ve mücadelenin tam ortasında hissedin.

Hepimizin onlara verilmiş sözü var, borcu var" dedi. 'MUTLAKA BAŞARACAĞIZ' "Bu mücadele boyunca nice anne evlatlarını yitirdiler, kimisi hala mezarsız çocuklarının kemiklerini bekliyor" diyen Arkaş, şöyle devam etti: "Bizler büyük bedellerle bugünlere geldik.

Değerli analarımızdan birini de vakin zamanda yitirdik.

O kıymetli anamız hasta yatağında bizlerle vedalaşırken tüm evlatlarıyla vedalaşır gibiydi.

Son sözü; ‘Emeğimiz boşa gitmesin, evlatlarım başarın’ olmuştu.

Bu anamızın şahsında yitirdiğimiz ve yaşayan tüm değerli analarımıza söz veriyoruz; Başaracağız, mutlaka başaracağız." 'KÜRTLER ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİNİ KAZANACAK' Barış ve Demokratik Toplum Süreci'ne değinen Arkaş, şunları söyledi: "Bu Newrozu apayrı koşullarda karşılıyoruz.

Bir yılı aşkın bir süreye yayılan ve şayet başarırsak herkesin kazanacağı Barış ve Demokratik Toplum Süreci içinde Newroz'u karşılıyoruz.Bu yeni yüzyılda Ortadoğu’da Kürtlerin inkarına dayanan yüzyıllık statükonun parçalandığına şahitlik ediyoruz.

Sormak isteriz, Kürdün inkarıyla sürdürülen son yüzyıl kime ne kazandırdı?

İnkar, asimilasyon ve isyan etrafında kurulan bu döngü artık kırılmalıdır.

Ortadoğu da sayısı 60 milyona varan bir halk daha ne kadar görmezden gelinecek?

Peki, bu halkı daha fazla görmezden gelmek neye mal olacak?

Bunları yaşayarak deneyimlemedik mi?

Newroz halkı olan Kürtler, dayatılan yüzyıllık inkara boyun eğmedi, varlık mücadelesini kazandı ve bugün de bu Newrozla özgürlük mücadelesini kazanacaktır.

Kürtler artık hukuki olarak varlık statüsünün tanınması için mücadele etmektedir.

Bu meydan ispatlanan Kürt varlığının artık statü sahibi olmasını, bu coğrafyadaki kardeş halkların tümü kadar Kürtlerin de özgür ve onurlu bir şekilde kendi anayurdunda yaşamayı hakkettiğini haykırmaktadır.

Bu meydan meydan Kürt’ün kendini komün ruhuyla yeniden yaratmasını, ‘jin jiyan azadî” ruhuyla yeni yaşamı inşa edeceğini haykırmaktadır. 'BU NEWROZ KÜRT ULUSAL BİRLİĞİNİN ADI OLMUŞTUR' Gelin bu Newroz'da, Newrozun direniş ve isyan geleneğine, büyük halklar buluşmasına ekleyelim.

Kürdün ismiyle de cismiyle de tüm varlığıyla hakiki bir buluşmayı sağlayalım.

Yine Rojhilat, Rojava, Basur ve iste Bakur demokratik entegrasyon ruhuyla ulusal birliğini yakalamalıdır.

Kimse de bunu bir tehdit olarak algılamamalı, bunun adını da bir halkın buluşması olarak tanımalıdır.

Bu Newroz Kürt ulusal birliğinin de adı olmuştur artık. 'CESUR OLUN, BARIŞ İÇİN GEREKLİ ADIMLARI ATIN' Biliyoruz barış cesaret ister, belki aceleye gelmez ama eğer bunun için fırsatlar da doğmuşsa hızlı adımlar atmayı da farz kılar.

Şayet devlet bu sürecin kazanması için gerekli adımları atmazsa bu çözüm fırsatının bir daha yakalanmasının zor olacağı bilinmelidir.

İşte bu nedenle daha cesur olun, barış için gerekli adımları atın.

Kürt’ü kabul eden, onun tarihsel ve coğrafi varlığını da Önderliğini de kabul etmek durumundadır.

Artık İmralı esareti daha fazla sürdürülemez.

Öcalan'ın hukuki statüsü netleştirilmeli, özgürce çalışıp, iletişimde bulunabileceği koşullar yaratılmalıdır.

Barış olacaksa, Öcalan'ın sadece posterleri değil, bizzat kendisi Amed meydanında olacak.

Kürtler Öcalansız bir çözümü asla kabul etmeyeceği gibi, farklı arayışların da bu coğrafyanın tamamına negatif yansıyacağını da görmek gerekiyor.

Bizlere Kürtlük ve mücadele dersi vermeye kalkanlara da bir çift söz söyleyerek bitirmek isteriz.

Öcalan ve yoldaşları onurlu ve özgür yaşamdan asla taviz vermediler.

Öldüler, asit kuyularında yakıldılar, hapislerde çürütülmeye, sürgünlerde ettirilmeye çalışıldı ama asla yılmadılar..

Özgür Kürtlük bilinci bu sayede korunmuştur ve artık geri dönülmez bir noktadadır.

Analarımıza, şehitlerimize verdiğimiz söz gibi bu mücadele zaferle taçlanana kadar da ayni kararlıkla devam edecektir. 'ARTIK BARIŞ VE DEMOKRATİK BİRLİK ZAMANI' Artık barış ve demokratik birlik zamanı!

Bu fırsatı kaçırmayalım.

Bizleri ve coğrafyamızı huzurlu ve müreffeh geleceğe taşıyarak, fırsatı elimizi uzattığımızda tutabileceğimiz kadar bizlere yakındır.

Gerçek bir barışı tüm halklarla beraber başardığımız, Önderliğimizi ve hapisteki tüm yoldaşlarımız özgürleştirdiğimiz günler gerçek bayram günleri olacaktır.

Bu günler hiçte uzak değildir, yeter ki bunu başaracağımıza inanarak daha fazla çalışalım, mücadele edelim.” BAKIRHAN: GÜNÜ KURTARMA DERDİNDE OLANLAR GELECEĞİ KAYBEDER Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Newroz kutlamalarında yüzbinlere hitap etti.

Sırrı Süreyya Önder’i anan Bakırhan şunları söyledi: "Kürdistan bölgesinden Amed Newrozu’na gelip onurlandıran çok değerli konuklar, değerli Amedli gençler, kadınlar, pes etmeyen, vazgeçmeyen onurlu Amed halkı, hepinizin Newroz Bayramını kutluyorum.

Hepiniz görüyorsunuz.

Ortadoğu'da her sınır bir yara, her başkent bir yangın yeridir neredeyse.

Bu yangının tam ortasında Kürtler ve Kürt coğrafyası var.

Bu tablo içinde Kürtler hem kendi güvenliklerini sağlamaya çalışıyor hem de bölgenin istikrarına katkı sunmaya çalışıyor.

Kürt halkı ve siyasi iradesi tüm kadre uğrayanların hakkını, hukukunu ve geleceğini savunuyor.

Bölge başkentleri bu gerçeği görmeli.

Bugün özellikle Ankara'nın önünde tarihi bir fırsat var.

Kürt meselesini çözen bir Türkiye bölgede güçlü bir aktör olur.

Bu fırsatı değerlendiren Ankara Türkiye'de barışı, bölgede istikrarı sağlayabilir.

Kaybedecek zaman, harcanacak başka bir nesil yok.

Yeterince gençlerimizi, yeterince nesillerimizi kaybettik.

Unutmayalım, günü kurtarma derdinde olanlar geleceği kaybeder. 'TÜRKİYE'NİN GELECEĞİ EDİRNE, KANDIRA, SİLİVRİ'DE DEĞİL MECLİS'TE, MEYDANLARDA' Geleceğimizi kazanmak için demokratik bir zemini hep birlikte büyütelim.

Geçmişin yaraları geleceğimizi daha fazla kanatmasın.

Bu ülke 100 yıldır defalarca kanadı.

Artık bu kanamayı kanamayı durduralım.

Gelin 86 milyon için eşitlik ve özgürlük değerleri etrafında demokratik bir Türkiye'yi birlikte kuralım diyoruz.

Herkesi şahsi siyaset yerine ilke siyasetini geçmişin ağır yükü yerine geleceğin umudunu konuşmaya davet ediyoruz.

Türkiye'nin geleceği Kandıra Cezaevi'nde, Edirne Cezaevi'nde, Silivri Mahkeme Salonları'nda, Amed Zindanları'nda değil mecliste, meydanda ve demokrasi zemindedir. 'KÜRTLER EŞİT YURTTAŞLIK İSTİYOR' Değerli halkımız bu meydanda sizlerin huzurunda milyonların şahitliğinde tarihi bir taleplerimizi çok bir net bir şekilde ifade etmeye çalışacağım.

Hani hep soruyorlar ya Kürtler ne istiyor diye.

Bugün 2026 Nevruz'unda Amed Meydanı'nda Kürtlerin ne istediğini bir kez daha, hep birlikte tekrar edelim.

Kürtler Türkiye'de kimliğinin tanınmasını istiyor.

Kürtler ana dilinde eğitim istiyor.

Kürtler anayasal güvence istiyor.

Kürtler yerel demokrasi istiyor.

Kürtler eşit yurttaşlık istiyor.

Cumhuriyet kurulurken cephede de Kürtler vardı.

Çanakkale'de, Urfa'da, Kurtuluş Savaşı'nda Türkiye'nin dört bir yanında Kürtler vardı.

Meclis kurulurken mecliste Kürtler vardı.

Bu ülke birlikte kuruldu.

Bedel birlikte ödendi.

Felakette ve acıda ortak olduk.

O halde sadette neden ortak olmayalım diyoruz.

Bu sorunun ağırlığını gelecek nesillere bırakmak istemiyoruz.

Bu kaderi artık değiştirmek istiyoruz.

Cumhuriyetin kuruluşunda yarım kalan hikayeyi herkesin mutlu olacağı bir sonla tamamlayabilir. 'KÜRTLERİN TALEBİ AYRILIK DEĞİL ORTAKLIK' Kürtlerin talebi ayrılık değil, ortaklıktır.

İnkar değil, tanınmadır.

Lütuf değil, haktır.

Kürtler yönetime ortak olmak istiyor.

Kürtler artık devletle münazara değil, müzakere yapmak istiyor.

Sayın Öcalan, Kürt meselesini idam sefasından masaya İsyandan inşaya taşındı.

Söz olsun Sayın Öcalan; Bu inşa bir gün mutlaka barışla taçlanacaktır.

Bakın, Kürtler yaşadıkları ülkelerin başkentlerinde çözüm arıyor.

Kürtlere güvenlik penceresinden bakılmamalı.

Ortak yaşam penceresinden bakmalıdır. 'ŞİMDİ SIRA BARIŞ YASALARINDA' Geçen 27 Şubat'ta Sayın Öcalan tarihi çağrısını yaptı.

Üzerinden bir yıl geçti.

Silahlar sustu, silahlar yakıldı.

Sizler sabırla, umutla beklediniz.

Süreci bugüne kadar taşıdınız.

Sizlere binlerce kez minnet varız.

Şimdi sıra barış yasalarında.

Şimdi sıra hukuki güvencede.

Şimdi sıra devlette ve iktidardadır.

Artık sözden yasaya, temenniden güvenceye, vaatten eyleme geçme zamanıdır.

Bu alanda herkesin bir yakınının cezaevinde, bir yakınının dağda, bir yakınının sürgünde olduğunu çok iyi biliyorum. 'ÖCALAN HALKIYLA BULUŞMALI' Cezaevindekiler artık özgür olmalıdır.

Figenler, Selahattinler, Leylalar, Ayşeler ve binlerce tutsak özgür olmalı.

Dağdakiler demokratik siyasete katılabilmeli.

Sürgündekiler evlerine dönebilmelidir.

Demokratik siyasete katılabilmelidir.

Halkın iradesini gasp eden kayyımlar artık gitmelidir.

Sayın Öcalan'ın statüsü ve çalışma koşulları yasal düzenlemeli teminat altına alınmalıdır.

Sayın Öcalan'ın Amed’de, bu meydanda halkıyla buluşmasının önü artık açılmalıdır. 'GELİN BARIŞ HUKUKUNU KURALIM, DEMOKRATİK DÖNÜŞÜME KAPIYI AÇALIM' Buradan birkaç tane kısa çağrıda daha bulunmak istiyorum.

İlk çağrım devlete ve yürütme erkinedir.

Gelin barış hukukunu kuralım.

Gelin demokratik dönüşüme kapıyı açalım. 2025 silahların yakıldığı yıl oldu. 2026 özgürlük yasalarının konuşulacağı bir yıl olsun.

İkinci çağrım muhalefetedir.

Muhalefet barıştan korkmamalıdır.

Barış demokratik güçlenme demektir.

Demokrasi güçlenirse muhalefet güçlenir.

Barışı desteklemek muhalefetin, 86 milyona borcudur.

Üçüncü çağrım Türkiye kamuoyuna.

Yarım asırlık çatışmanın bedelini Türkiye'nin her köşesi ağır ödedi.

Neredeyse Türkiye'nin her karışına kan düştü, acı düştü.

Artık hiç kimse daha fazla bedel ödememeli.

Şimdi kucaklaşma ve helalleşme zamanıdır.

Bir çağrım da Kürt halkınadır.

Kürtler arası demokratik birlik artık bir tercih değil, tarihi bir ihtiyaçtır.

Siyasetimiz farklı olabilir.

Ama bölge tufandan geçerken ayrılık ve gayrılık olmamalı.

Demokratik birlik gecikmeden kurulmalıdır.

Bugün bu meydanda yakılan ateş bir dönemin kapanışını yeni bir dönemin açılışının müjdesidir.

Bu Newroz isyandan inşaaya geçişin Newrozu’dur.

Bu Newroz ateşi hiç sönmeyecek.

Bu mücadele hiç durmayacak.

Bu irade asla boyun eğmeyecek.

Bu meydan susmayacak.

Amed Meydanı hiç susmayacak ve bu halk mutlaka kazanacak." TALABANİ VE BARZANİ MESAJ GÖNDERECEK Siyasi tutsakların, Kürdistan Yurtseverler Birliği (YNK) Başkanı Bafil Talabanî’nin ve Federe Kürdistan Bölgesi Başkanı Nêçirvan Barzanî’nin mesajları okunacak.

SIRRI SÜREYYA ÖNDER ANILACAK 3 Mayıs 2025’te yaşamını yitiren DEM Parti İmralı Heyeti Üyesi Sırrı Süreyya Önder de kısa bir sinevizyon gösterimiyle anılacak.

SAHNE ALACAK SANATÇILAR Sanatçılar Dilan Top ve Erkan Top, Alend Hazim, Agirê Jiyan ve Zinar Sozdar sahne alacak. (Mezopotamya Ajansı)

İlgili Sitenin Haberleri