Haber Detayı

İSTANBUL'UN SELATİN CAMİLERİ - Nişantaşı ve Teşvikiye'nin gelişimini yansıtan eser: Teşvikiye Camisi
Güncel haberler.com
21/03/2026 11:01 (3 saat önce)

İSTANBUL'UN SELATİN CAMİLERİ - Nişantaşı ve Teşvikiye'nin gelişimini yansıtan eser: Teşvikiye Camisi

İstanbul'un Şişli ilçesinde Teşvikiye Mahallesi ve Nişantaşı semtinin odağında yer alan Teşvikiye Camisi, Batı etkisindeki 19. yüzyıl Osmanlı mimarisini yansıtan önemli yapılar arasında bulunuyor.

RÜVEYDA MİNA MERAL - İstanbul'un Şişli ilçesinde Teşvikiye Mahallesi ve Nişantaşı semtinin odağında yer alan Teşvikiye Camisi, Batı etkisindeki 19. yüzyıl Osmanlı mimarisini yansıtan önemli yapılar arasında bulunuyor.Anadolu Ajansının (AA) "İstanbul'un Selatin Camileri" isimli dosya haberinin bu bölümünde, Şişli'de Teşvikiye Mahallesi ile iç içe bulunan Nişantaşı semtinin simge yapılarından Teşvikiye Camisi ele alındı.İlk olarak Sultan 3.

Selim tarafından 1794-1795 yılları arasında yaptırılan cami, Sultan Abdülmecid tarafından 1854'te yeniden inşa ettirildi.Daha sonra çeşitli onarımlar geçiren cami, Sultan 2.

Abdülhamid döneminde 1877 ve 1891-1892 yıllarında yenilenerek bugünkü görünümüne kavuştu.Caminin yeniden inşası, Nişantaşı ve çevresinde yerleşimin teşvik edilmesi sürecinde gerçekleşti.

Cami adını da bu yerleşim politikasından aldı.Mimari açıdan cami, Osmanlı'nın geç döneminde görülen barok üslubun özelliklerini yansıtıyor.

Tek kubbeli plan şemasına sahip yapı, sade bir kütle düzenine karşılık cephe süslemeleriyle dikkati çekiyor.Süslemelerde Batı etkili motiflerin görüldüğü caminin iki minaresi, ince ve zarif formlarıyla yapının siluetini tamamlıyor.İç mekanda ise geniş pencereler aydınlık bir atmosfer oluşturuyor.

Caminin ön kısmında yer alan hünkar kasrı ve dairesi, yapının önemli unsurları arasında bulunurken, bu bölümün zemin katının bir kısmı son cemaat yeri olarak kullanılıyor.Teşvikiye Camisi yalnızca bir ibadet mekanı değil, aynı zamanda Nişantaşı'nın şehirleşme sürecinin simgesi olarak değerlendiriliyor.Bugün mimari özellikleri ve konumu itibarıyla İstanbul'un önemli tarihi yapıları arasında gösterilen cami, Osmanlı'nın modernleşme döneminde ortaya çıkan mimari anlayışın dikkati çeken örneklerinden biri olarak kabul ediliyor."Sultan Abdülmecit bu bölgede bir mahalle kurulmasını istiyor"Teşvikiye Camisi'nin tarihini ve mimarisini AA muhabirine değerlendiren İstanbul Medeniyet Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü, Türk ve İslam Sanatı Anabilim Dalı Arş.

Gör.

Dr.

Kubilay Arpacı, bu bölgenin Osmanlı padişahlarınca atış talimi yapılan bir yer olduğunu belirtti.Arpacı, burada 3.

Selim ve 2.

Mahmut'un tüfekle atış yaptıkları nişan taşlarının bulunduğunu ifade etti.Ahşaptan yapılan ilk caminin Sultan 3.

Selim tarafından mimar Kirkor Balyan'a inşa ettirildiği ve günümüze ulaşmadığı yönündeki bilgileri aktaran Arpacı, "Esasen bu bölgenin gelişimi, 19. yüzyılın ikinci yarısında.

Sultan Abdülmecit bu bölgede bir mahalle kurulmasını özellikle istiyor ve bu amaç doğrultusunda 1854 yılında oldukça kısa sürede Teşvikiye Camisi'ni inşa ettiriyor.

Teşvikiye Camisi, kurulacak mahallenin odak noktası ve kaynaklara göre ilk cami hakkında kesin bir şey söylemek mümkün değil." diye konuştu.Caminin günümüzdeki şeklini Sultan Abdülhamit döneminde aldığını vurgulayan Arpacı, şunları kaydetti:"Geniş bir yenileme çalışması var camide ve günümüzdeki yapı, esasen görünümünü o dönemde kazanıyor.

Caminin girişinde oldukça anıtsal tasarlanmış bir hünkar kasrı var.

Hünkar kasrının orta kısmında yer alan korint başlıklı sütunlar üzerinde yükselen giriş kısmı, adeta antik dönem mimarisine atıf yapıyor.

Bir portik hüviyetinde, bu açıdan Osmanlı mimarisindeki dikkat çekici tasarımlarından birisi.

İç mekanda ise hünkar kasrının arkasında yer alan harim kısmı, ölçü bakımından daha mütevazi tutulmuş ve merkezi bir kubbe ile örtülü.

Yapının iç mekan süslemelerinde kalem işleri ön plana çıkıyor ve bu kalem işleri barok üslubu yansıtmakta."Arpacı, caminin giriş kısmının üstündeki kitabelik bölümde bulunan Osmanlı armasının, dönemin ilginç örneklerinden olduğunu söyledi.Kitabelik bölümünde iki kitabenin yer aldığını dile getiren Arpacı, "Bunlardan birisi Sultan Abdülmecit dönemine, diğeri Sultan 2.

Abdülhamid dönemine ait.

Sultan Abdülmecit dönemine ait kitabeyi irdeleyecek olursak, dönemin en ünlü şairlerinden Ziver Bey tarafından kaleme alınmış.

Ziver Bey, aslında Ahmet Sadık Ziver Paşa ve kaleme aldığı çok sayıda şiir var.

Bu kitabenin hattatı da Ali Haydar Efendi.

Kendisi celi talik hattının üstatlarından, Yesarizade Mustafa İzzet Efendi'nin öğrencisi ve aynı zamanda Ortaköy Camisi'nin de hattatı." ifadelerini kullandı.Bölgedeki yerleşimin Sultan Abdülmecit'in teşvikleriyle geliştiğine işaret eden Arpacı, "19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren İstanbul'un cazibe merkezi Pera.

Pera'nın sınırları Galata'dan Şişli sırtlarına kadar uzanıyor.

Bu açıdan Teşvikiye'nin konumu oldukça önemli.

Sultan Abdülmecit burada bir mahalle kurmak istiyor.

Bu mahallenin odak noktası şu an içinde bulunduğumuz cami ve bu cami etrafında gelişen bir mahalle dokusu var." şeklinde konuştu.Arpacı, Sultan Abdülmecit'in devletin merkezini Topkapı Sarayı'ndan Dolmabahçe Sarayı'na taşımasının da bu bölgenin şenlenmesinde kilit role sahip olduğuna vurgu yaptı.Caminin iç mekan süslemelerinin batılılaşma dönemi Osmanlı mimarisinden izler taşıdığını belirten Arpacı, "Barok üslubun esintileri var.

Yani tasarım itibarıyla Osmanlı'nın son döneminde inşa edilen Ortaköy Cami, Küçük Mecidiye Cami, Cihangir Cami gibi yapılar da benzer anlayışla ele alınmış." dedi.

İlgili Sitenin Haberleri