Haber Detayı
Sütlü Nuriye 12 Eylül’de doğdu
Sütlü Nuriye’yi bilmeyen yoktur. Birçok kişi daha hafif diye baklavanın yerine tercih eder. Ama hikayesi artık küllenmeye yüz...
Sütlü Nuriye’yi bilmeyen yoktur.
Birçok kişi daha hafif diye baklavanın yerine tercih eder.
Ama hikayesi artık küllenmeye yüz tuttu.
O tadı damağınızda kalan tatlı bir krizin içinden doğdu.Birçok şeyin olduğu gibi Sütlü Nuriye’nin yolu da 12 Eylül darbesi ile kesişiyor.
Darbeden sonra generaller yüzde 114’ü bulan enflasyonu dizginlemek için kolay yola başvurup her şeyi yasakladıkları gibi fiyat artışını da yasakladı.Ekmekten lahmacuna, tüp gazdan, okul kıyafetlerine, saç tıraşından, föne kadar birçok ürün ve hizmetin fiyatı, Sıkıyönetim Komutanlığı bildirileri ile ikinci bir emre kadar sabitlendi.
Malum, o günlerde her şey “İkinci bir emre kadar yasak” diye başlıyor, dipçik zoruyla uygulanıyordu.Generallerin narh kararından baklava da payına düşeni aldı.
Fiyatını 250 liraya sabitlediler.
Baklavacılar isyan etti.
Maliyetinin 400 lirayı bulduğunu anlatmaya çalıştı.
Ama nafile dertlerini kimseye anlatamadı.BAKLAVANIN ADINI DEĞİŞTİRDİLERSonra meydan sahtekarlara kaldı.
Vitrinler, Antep fıstığı yerine bezelye, tereyağı yerine margarinle yapılan baklavalarla doldu.
Yasak baklavaya geldiği için tatlıcılar “Saray Tatlısı”, “İstanbul Güzeli” gibi isimlerle baklava satmaya başladı.
Gazetelerin üçüncü sayfalarından sahte baklava haberleri eksik olmaz oldu.O günlerde ünlü baklavacı Mustafa Güllü, generalleri ikna etmek için çok çaba harcadı.
Maliyet hesapları yapıp onlara sundu.
Türk baklavasının imajının yerle bir olduğunu anlatmaya çabaladı, ama başarılı olmadı.
Sonunda Mustafa Güllü, Karaköy’deki dükkanında Sütlü Nuriye’yi yarattı.
Antep fıstığı yerine ceviz kullanmış, şekeri azaltıp hacim kazandırmak için de bolca süt eklemişti.Öyle popüler hale geldi ki, her şey geçip gittikten sonra geriye Sütlü Nuriye kaldı.1.5 yıl süren narh kararı baklavanın kalitesinin dibe vurmasıyla sonuçlandı.
Herkesi rahatsız eden bu durumu generaller de kabul etmek zorunda kaldı.
Fiyatlar serbest bırakıldı.
Kilosu da bir anda 250 liradan 650 liraya fırladı.İktidarlar sık sık yasaklarla ekonomiye yön verebileceklerini düşündülerse de her defasında piyasa kuralları kazanır.Henüz narh koyup fiyatları sabitlemiyoruz.
Ancak, iktidar elindeki ceza silahını kullanıp şirketleri hizaya çekmek için türlü türlü adımlar atıyor.
Bir bakıyorsunuz, Rekabet Kurumu devreye girip fiyat incelemesi yapıyor, şirketlere ceza yağdırıyor.
Bir bakıyorsunuz, ekmek zammı için Ticaret Bakanlığı devreye giriyor.
Bir bakıyorsunuz, Tarım Bakanlığı ithalat sopası ile fiyatları terbiye ediyor.Nasıl 1980’lerde baklava fiyatları kontrol altına alınamadıysa, benzer uygulamalar aynı akıbeti yaşıyor.
Piyasaları zapt-ı rapt altına almak için yapılan denetimler, soruşturmalar, fiyat sabitlemeler kısa süre sonra gerçeğin duvarına tosluyor.Hatırlarsınız, AKP yoldan çıkan kiraları sınırlamak için benzer bir modele başvurdu.
Kira artışını Haziran 2022’de yüzde 25 ile sınırladı.
Ancak ne davaların sonu geldi ne de kira artışı önlenebildi.
Kiralar kontrolden çıktı.
Karar 1 Temmuz 2024’te sona erdirildiğinde altından bir kira krizi çıktı.Değişmez kural, devlet sopası kullanıp pazarı baskı altına almayacaksın.
Bunu yaptığında her zaman içinden Sütlü Nuriye gibi güzel şeyler çıkmıyor.
Çoğunlukla sonuçları yıkıcı oluyor.İyi bayramlar…