Haber Detayı
Dünyayı elinde tutan emperyalizme karşı bağımsızlık savaşları
Dünyayı elinde tutan emperyalizme karşı bağımsızlık savaşları
Çıplak gerçeğimiz ortada.
Dünyaya yayılmış çok geniş bir çemberde, bayram günlerine girmiş olan ülkelerin Müslüman vatandaşlarının çoğunluğu için geçerli olduğu üzere.
Ülkemizin her köşesinde yaşayanların içinde, en yaşlılarından çocuklarına uzanan, denizin üzerindeki dalgaları anımsatan, keyifsizliği saklamak üzere yüzlere yerleştirilmeye çalışılan maskelerimiz var gibi.
Bizimkilerden sorumlu, ülkemizi dünyada bir örneği olmayan ucube başkanlık rejimi yetkilerini de sınırsız, keyfi, yağma düzeni içinde yönetmeyi sürdüren, en tepelerden tabana kadar yayılmış, en haksız hukuksuz uygulamalarının bile yanlarına kâr kaldığı kadrolar, kafaların eseri...
Neyse ki gelecek günlerimize dönük, “Direne direne kazanmayı öğrenmeye başladığımız günleri, paylaşa paylaşa güçlenmeye tanıklık ettiğimiz bir yılı yaşıyoruz”.
Cezaevleri haksız hukuksuz tutuklanmış yerel yönetim kadroları ile tıklım tıklım doldurulmuş.
Göz göre göre, yandaş vurguncuların kayırılmaları, üstüne üstlük ödüllendirilmeleri örnekleri ile din sömürüsü yapılarak yandaş olmaya zorlanmış dürüst inanmışlar, henüz yeterince örgütlü karşı duruş gerçekleştiremeseler de sessiz köle gibi, suçsuzların cezalandırılması için kullanılmaktan bir bir cayma gereğini duymanın örneklerini vermeye başladılar.
Baskıyla gizli tanık yapılanlardan, haksız, tutukladıklarının gözleri önünde yalanla alınmış suçlamalardan utananlardan, yargı önünde ifade değiştirmelerin yeni örnekleri geliyor.
Haksızlık hukuksuzluklara dönük kitlesel, toplumsal karşı duruşun ittifakının kanıtlanan sokağa çıkışın direniş eylemlerinin gücü katlandıkça katlanıyor.
Saraçhane’deki yıldönümü protesto buluşması, sadece katılım gücü ile değil, sıcak, sevgi dolu, yapıcı duruşun sayısız örnekleriyle, önümüzdeki gelişmelere dönük moral vericiydi. *** En umutlu gelişmelerin haberleri, doğrusu yıllardır emperyalist siyasetlere teslim olmuş, biat etmiş ülkelerden gelmeye başladı.
Amerika-İsrail kutsal ittifakında, Ortadoğu’da kuşkusuz çok ağır, kanın akıtıldığı günlerin kolay kolay sona erdirileceğine tanıklık edebilmemiz kolay olamaz.
Çok güçlü, dini inançların sınırsız kullanıldığı düşmanlık çarkları içinde o kadar uzun yıllardır, o kadar çok, ağır kanlı savaşlar, bir o yana bir bu yana cambazlıklar, tuzaklar, yalan dolanlar içinde sürdürüldü ki...
Göreceli insan hakları, demokratik değerler üzerinde öncülük yapmış evrensel örgütlenmeler, gelişmiş Avrupa demokrasilerinin içinden bile, adım adım hangi ağır boyutlar üzerinden çürümenin yaşanmakta olduğunu sağlıklı gözlemleyememişiz.
En son yılların, en acımasız döneklikleri içinde, liberal demokrasinin en vazgeçilemeyeceği sanılan değerlerinin de tüketilmesi sürecinde, sil baştan nefes alınabilmesi yolunda evrensel insan hakları değerleri üzerinden öncülük için yola çıkan liderleri görmeye başladık.
İspanya öncülüğünde AB ülkeleri içinde yayılmaya, hiç ummadığımız ülkelerden, Amerika-İsrail tuzaklarında en yandaş Ortadoğu’nun petrol zengini biat etmiş ülkeleri de nefes alamaz zorluklarla yüzleşince ayak direme tepkileriyle itiraz sesleri duyulmaya başlandı.
İran can havliyle onların topraklarındaki ABD-İsrail üslerine de bomba atmaya başlayınca...
En caydırıcı olasılıklar içinde, ABD içinde hep tuzu kuru, güçlü, varsıllığa alışkın olanların kendi ülkelerinde de petrolün önlenemez yükselişi üzerinden “Savaşı durdurun” seslerinin de yükselebileceği beklenebilir.