Haber Detayı

İran'dan dünyayı sarsan hamle! Demir Kubbe'nin şifreleri böyle kırıldı
Gündem ahaber.com.tr
20/03/2026 19:34 (1 saat önce)

İran'dan dünyayı sarsan hamle! Demir Kubbe'nin şifreleri böyle kırıldı

Orta Doğu’da dengeleri sarsan ve askeri stratejileri yeniden şekillendiren şok edici bir gelişme yaşanıyor. İran Devrim Muhafızları, "isabet oranımız iki katına çıktı" açıklamasıyla ateş hattında büyük etki yaratırken, İsrail’in "geçilmez" savunma sistemi Demir Kubbe’nin nasıl delik deşik edildiği ortaya çıktı.

ABD ve İsrail ile İran arasındaki gerilim, Orta Doğu'da tansiyonu yükseltti.

Karşılıklı saldırı ve misilleme açıklamaları öne çıkarken, bölgedeki askeri hareketlilik de hız kazandı.

İRAN DEVRİM MUHAFIZLARI'NDAN DİKKAT ÇEKEN HAMLE TUĞGENERAL MUSEVİ'DEN DÜNYAYI TİTRETEN İTİRAF Sıcak bölgeden gelen son bilgiler, İran'ın askeri kapasitesinde yaşanan devasa sıçramayı kanıtlar nitelikte.

İran füzelerinin hedefe isabet oranının arttığına dair en yetkili ağızdan çarpıcı bir açıklama geldi.

İran Devrim Muhafızları Ordusu Hava-Uzay Kuvvetleri Komutanı Tuğgeneral Seyit Mecit Musevi yaptığı açıklamada, füze isabet oranlarının önceki yıllara göre tam iki katına çıktığını vurgulayarak bölgedeki ateş hattının ne kadar tehlikeli bir boyuta ulaştığını gözler önüne serdi.

DEMİR KUBBE'NİN AÇIKLARI BÖYLE ARANDI Peki, dünya kamuoyunu sarsan bu isabet oranı nasıl artırıldı?

Uzmanlar, İran'ın zaten vekil güçleri aracılığıyla son yıllarda Demir Kubbe'nin açıklarını aradığı görüşünde birleşiyor.

A Haber mikrofonlarına konuşan Uluslararası İlişkiler uzmanı Dr.

Cihan Günyel, 'Gazze'deki soykırım saldırıları sırasında aslında ilk olarak Hizbullah, özellikle Demir Kubbe üzerine çalışmalar yapmıştı.

Daha sonrasında Husiler Yemen'den ilk kez o dönem 2024 yazında bir hipersonik füzeyi göndermişti.

Şimdi bunların her biri aslında İran'ın baktığımızda İsrail'de hem Demir Kubbe'nin açıklarını, zayıf yönlerini tespit etme anlamında adımlardı' dedi 12 GÜNLÜK SAVAŞ: GÜÇ POTANSİYELLERİNİN TARTILDIĞI TARİHİ TANIKLIK Bölgedeki gerilimin zirve yaptığı dönemler, İran için birer test sahasına dönüştü.

Dr.

Cihan Günyel, '12 günlük savaş, her iki tarafın birbirini tarttığı, güç potansiyellerini denetlediği bir savaştı.

Dolayısıyla 12 gün savaşlarından sonra İran çok ciddi hazırlıklar yaptı.

Bir, füze stoklarını ciddi anlamda artırdı' ifadelerini kullanarak Tahran'ın bu süreçten nasıl bir askeri ders çıkardığını aktardı.

İRAN ÇİN'İN NAVİGASYON SİSTEMİNİ Mİ KULLANIYOR?

Füze isabet oranlarının artmasının ardındaki asıl güç merak konusu olurken, gözler Çin'e çevrildi.

Tahran'ın operasyonlarında Çin'e ait uydu navigasyon sistemini kullandığına dair iddialar askeri çevreleri hareketlendirdi.

Uluslararası İlişkiler uzmanı Dr.

Canan Tercan, 'Özellikle uydu takip sistemleri gibi GPS sistemlerinde Çin'in çok yardımcı olduğu söyleniyor.

Nasıl ki İsrail, MOSSAD ve iş birlikçileriyle birçok hedefi tespit edebilmişken; benzerinin belki İran'ın da yaptığını söyleyebiliriz.

Çok fazla konuşulan bir konu: Çin desteği.

Çin, teknolojik olarak İran'a destek veriyor.

Bununla alakalı da pek çok belge zaten yayınlandı; mühimmatlarda, radarlarda vesaire pek çok Çin teknolojisinin kullanıldığını zaten biliyoruz' şeklinde konuştu.

UZAYDAKİ BÜYÜK SAVAŞ: 45 UYDULU DEV SİSTEMİN SIRRI İran'ın hedeflerini imha etmesinde kilit rol oynayan Çin navigasyon sisteminin geçmişi ve teknik kapasitesi adeta bir gövde gösterisine dönüşmüş durumda.

Çin, kendi navigasyon sistemini 1996'daki Tayvan Krizi sonrası, Batı'ya bağımlılığını bitirmek amacıyla geliştirmeye başladı.

Amerika'ya ait GPS sistemine rakip olan bu devasa sistemin en son sürümü 2020 yılında dünya piyasasına sürüldü.

Teknik detaylar ise dehşet verici bir gerçeği ortaya koyuyor: ABD'ye ait GPS sistemi 24 uydudan veri alarak hedefleri belirlerken, Çin sistemi tam 45 uydudan veri akışı sağlıyor.

NOKTA ATIŞI OPERASYONLARIN ARKASINDAKİ TEKNOLOJİ Uydu sayısındaki bu devasa fark, doğrudan sahadaki yıkıma ve isabet hassasiyetine yansıyor.

Çin'in 45 uyduluk dev ağı, hedeflerin santimetrik bir sapmayla vurulmasına olanak tanıyor.

Bu teknolojik üstünlük, İran'ın füzelerinin neden daha ölümcül ve neden daha isabetli olduğunu açıklayan en somut kanıt olarak değerlendiriliyor.

İlgili Sitenin Haberleri