Haber Detayı

Matteo Guendouzi: Fenerbahçe ile hedefimiz şampiyon olmak
cnnturk.com
20/03/2026 19:11 (3 saat önce)

Matteo Guendouzi: Fenerbahçe ile hedefimiz şampiyon olmak

Matteo Guendouzi, Fenerbahçeye transfer sürecinden şampiyonluk hedefine kadar gündemdeki ve gelecek için merak edilen konulara ilişkin açıklamalarda bulundu.

Fenerbahçenin Fransız yıldızı Matteo Guendouzi, Türkiyedeki ilk özel röportajında dikkat çeken ifadeler kullandı.Guendouzi, 10 Numara adlı YouTube kanalına konuk oldu ve soruları cevapladı.26 yaşındaki orta saha oyuncusu, şu sözleri dile getirdi:- Türkiyeye ve Fenerbahçeye hoş geldin.

Öncelikle transfer sürecinden bahsetmek isterim.

Nasıl gerçekleşt, seninle nasıl temasa geçildi, Fenerbahçeye gelmeyi nasıl tercih ettin?Çok uzun bir süreç oldu.

Menajerimle ocak transfer döneminde Laziodan ayrılma konusunu birkaç kez konuştuk.

Karşıma farklı fırsatlar çıktı.

Fenerbahçenin ilgisini duyduktan sonra onlarla oturup tanışmak ve konuşmak büyük bir zevkti.

Öncelikle Devin ve teknik direktör ile görüşme şansım oldu.

Onlar bana projelerini ve Fenerbahçede neler yapmak istediklerini güzel bir şekilde anlattılar; mevcut sezonu nasıl değerlendirdiklerini, benim gelmemin takıma nasıl etki edeceğini.

Bana gerçekten çok enteresan bir proje sundular.

Sportif açıdan birçok olumlu nokta vardı.

Gelip çok büyük oyuncular barındıran muhteşem bir takımla, beni şimdiden geliştiren büyük bir teknik direktörle kupalar için; Avrupa kupalarına katılım için mücadele etmek konusunda konuştuk.

Bu konuşmalar da beni başka bir takıma değil, Fenerbahçeye imza atma konusunda ikna etti.

Sonrasında başkan ve yöneticilerle konuştum; hepsi bana çok büyük ilgi gösterdi, beni takımda görmeyi istediklerini gösterdiler.

Onlar ellerinden gelenin maksimumunu yaptılar.

Devin (Özek) ve hocayla yaptığımız ilk konuşmalardan sonra buraya gelmem gerektiğini anlamıştım.

Menajerime diğer kulüplerle görüşmeleri durdurmasını söyledim.

Sonrasında Fenerbahçe ile sözlü olarak anlaşma sağladık ve transferin gerçekleşmesi konusunda elimizden geleni yapacağımızı belirttik.

Lazio ile yapılan pazarlıkların biraz zor olacağını biliyorduk ve biraz da uzun sürdü.

Sakin kalmamız gerekti.

Ben menajerime, hocaya ve Devine kararımın Fenerbahçeye gelmek olduğunu dile getirdim.

Bütün diğer temasları durdurduk ve sadece Fenerbahçeye odaklandık.

Sonrasında transfer sorunsuz bir şekilde gerçekleşti.- Lazio ile son bir maç oynadın.

Buraya geldin ve üç gün sonra bir derbiye çıktın ve gol attın.

Daha iyi bir başlangıç olamazdı sanırım.- Hafta çok çalkantılı geçti.

Çünkü çarşamba günü Lazio ile son maçıma çıkacağımı biliyordum, Fenerbahçe ile anlaşmamız yapılmıştı ve ertesi gün buraya gelecektim.

Aklımdan birçok şey geçti.

Lazio ile son maçımdı, Fenerbahçeye imza atacaktım ve sakatlanmamaya dikkat etmek durumunda kaldım.

Aynı anda birçok duygu yaşadım.

Elimden geldiği kadar profesyonel olmaya çalıştım.

Lazioya son ana kadar onlara yardımcı olacağımı söyledim ve bunu yaptım.

Maç bitti, ardından benim için uykusuz bir gece oldu.

Hiç uyuyamadım.

Sabah İstanbula gelmek için uçağa bindik.

Maç, uykusuz bir gece, sabah seyahat ve sonrasında sağlık kontrolü derken uzun bir gün oldu diyebilirim.

Gece çok geç saatte imza attık ve otele de yine gece geç saatte gittim.

Dürüst olmam gerekirse o kadar yoğundu ki çarşamba gününden Süper Kupa gününe kadar çok az uyudum.

Sonrasında finali oynadık ve benim için muhteşem bir andı.

Fenerbahçe ile daha iyi bir başlangıcı hayal edemezdim.

Sihirli bir andı.

Umarım böyle anları daha fazla yaşarız.

Çünkü bir kez yaşamak güzel ancak ben buraya çok daha fazlasını yaşamak için geldim.- Türkiyeyi önceden tanıdığını biliyorum, daha önce burada farklı takımlarla gelip maça çıktın.

Final sonrasında adaptasyon sürecin nasıl geçti?

Bizde sanki yıllardır burada oynuyormuş gibi bir izlenim bıraktın.

Her şeyin çok güzel geçtiğini görebiliyoruz.

Çok formdasın, takıma çok iyi adapte oldun, taraftar seni çok seviyor.

Onlarla yaptığın sevinci gördük.

Senin ve ailenin buraya alışma süreci nasıl geçti?Açıkçası alışma sürecimiz çok iyi geçti.

Bizi çok güzel karşılayan bir ülkede olmanın şansını yaşıyoruz.

İki kız çocuğum var.

Gerek okul gerekse günlük hayat konusunda onlar için her şeyin yapıldığını gördüm.

Bu konuda da doğru tercihi yaptığımı gördüm.

Eşim burada çok mutlu, burada olmaktan keyif alıyoruz.

İstanbul muhteşem bir şehir.

Elbette sportif konular önemli ancak aile de çok önemli.

Burada olmaktan çok büyük keyif alıyoruz.

Hem takım arkadaşlarım hem teknik heyet hem de kulüp çalışanları tarafından çok sıcak bir şekilde karşılandım.

Daha ilk günlerden, hatta ilk saatlerden itibaren beni çok rahat hissettirdiler.

Kendimi bir ailede gibi hissettim.

Bunun da yansımasını saha içinde görebiliyoruz.

Kendimi çok iyi hissediyorum.

Herkes bana ihtiyacım olan güveni veriyor.

Taraftarın da büyük bir beklentisinin olduğunun farkındayım.

Ben de saha içinde elimden gelenin maksimumunu yapmaya çalışıyorum.

Bize inandıklarını biliyorum.

Onları gururlandırmaya çalışıyoruz.

Benim bakış açıma göre, formasını giydiğin takım için sahada her şeyini vermelisin.

Taraftarlar stada geliyor, deplasmanlarda bizim yanımızdalar.

Ekonomik anlamda bile kolay bir şey değil.

Ancak her şeye rağmen stada gelip keyif almak isteyen taraftarlarımız var.

Ben de onlara bunu yaşatmaya çalışıyorum.

Onlar kupaları ve kulübün daha da iyi yerlere gelmesini hak ediyorlar.- Emmanuel Petit senin çok hararetli bir karaktere sahip olduğunu söyledi.

Seni öyle tanımladı.

Sen, saha içindeki Guendouziyi nasıl tanımlarsın?

Biz senin bir savaşçı olduğunun görüyoruz.

Son ana kadar mücadele ediyorsun.

Sen kendi oyununu nasıl görüyorsun, nasıl tanımlarsın?Bu iyi bir soru.

Eğer karakterimden bahsedecek olursak sahaya girdiğim zaman sadece kazanmak için giriyorum.

Antrenman ya da maç fark etmez, her zaman kazanmak için oynuyorum.

Çocukluğumdan beri böyleyim.

Çok hırslı olup her zaman kazanmak isteyince bazen saha içinde enteresan görüntüler ortaya çıkabiliyor.

Ben böyle bir oyuncuyum.

Her anı yüzde yüz yaşıyorum.

Bu tür duygular için futbol oynuyorum.

Benim felsefeme göre her zaman kazanmayı istemek gerekiyor.

Bazen saha içinde işler istediğimiz gibi gitmeyince tepkilerim de tırnak içinde farklılaşabiliyor.

Ancak ne yaparsam yapayım kulübüm için, takımım için yapıyorum.

Hep elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyorum.

Takımıma ve takım arkadaşlarıma her zaman yardımcı olmak istiyorum.

Benimle savaşa gidebileceklerini ve maçları kazanabileceklerini biliyorlar.- Çok yönlü bir oyuncusun.

Birkaç mevkide oynayabiliyorsun.

Seni 6 numarada, 8 numarada, kenarlarda, 10 numarada, stoper olarak izledik.

Son haftalarda da bunu gördük.

Senin tercih ettiğin mevki hangisi?Aslına bakacak olursa tercih ettiğim mevki elbette orta saha.6 numara ya da 8 numara olarak oynadığımız sistemden bağımsız bir şekilde oyunun kalbinde olmayı, topla çok fazla buluşmayı, takımın oyununu organize etmeyi, topları geri kazanmayı, hem hücum hem de savunmada yardımcı olmayı seviyorum.

Ancak başka mevkilerde de oynadım, Fransa Millî Takımında 10 numara oynadım, burada kariyerimde ilk kez stoper olarak oynadım.

Fena değildim.

Ben her zaman maksimum verim sağlamaya çalışıyorum.

Her zaman söylediğim gibi, bana saha içinde verilen görev ne olursa benim için en önemlisi kazanmak.

Eğer bir gün kaleci, bek ya da farklı bir mevkide yardımcı olmam gerekirse yaparım.

En önemlisi takım ve önemsediğim tek şey de kazanmak.

Kazanmak Ben futbolu bunun için oynuyorum.

Elbette saha içinde zevk almak gerek ancak kazanınca zevk alabiliyorsun.

O nedenle benim için en önemlisi bu.- Çok büyük teknik adamlarla çalıştın.

Sarri, Arteta, Emery, Sampaoli ve şimdi Tedesco.

Eğer istersen teknik direktörlerden bahsedelim.

Hangisiyle oynamaktan daha fazla keyif aldın?

Bugün Tedescol ile işler nasıl gidiyor?Açıkçası bu çok güzel bir soru.

Çok büyük teknik adamlarla çalıştım.

Hepsinden bir şeyler öğrendim.

Hepsinin farklı karakterleri vardı.

Hepsi sana saha içinde, elbette tercih edilen sistemlere göre farklı şeyler öğretiyor.

Eğer kulüp kariyerimde en çok keyif aldığım dönemi seçecek olursam Arsenal ve Unai Emery dönemi derim.

Marsilyada Sampoli ve Lazioda Sarr ile de çok şey öğrendim.

Şimdi de Tedesco Hocayla henüz iki aydır birlikte çalışmamıza rağmen çok şey öğrendim.

Büyük bir teknik direktör.

Arsenalde birlikte çalıştığım Unai Emerye çok benziyor.

Ofansif oyuna çok odaklı; her zaman topa sahip olmak, güzel oyun üretmek ve çok gol atmak istiyorlar.

İkisi de kimliği belli bir oyun sunmaya çalışıyor.

Bu bağlamda Emery ve Tedesco birbirine çok benziyor diyebilirim.

Antrenmanda taktiksel olarak ne yapacağımız çok net.

Dediğim gibi, çok büyük teknik direktörler.

Takımlarını nasıl geliştireceklerini biliyorlar.

Emery, Sampaoli ve Tedesco ofansif bir oyun felsefesini benimseyen isimler.

Topa sahip olmayı tercih ediyorlar.

Bu şekilde de rakiplerine üstünlük kurmaya çalışıyorlar.

Geçmişte çalıştığım teknik adamlardan birçok şey öğrendim ve dürüst olmam gerekirse Tedesco da olağanüstü bir teknik adam.- 6 yaşında futbola Paris Saint Germainde başlıyorsun, sonrasında Lorienta gidiyorsun, ilk profesyonel sözleşmene imza atıyorsun.

Çok genç yaşta Arsenale gidiyorsun, sonrasında Bundesliga ve Serie A. 4 büyük ligde oynadın, çok tecrübelisin, sonrasında Türkiyeye geldin.

Eğer buradaki oyunu diğer ülkelerde kıyaslayacak olursan nasıl tanımlardın?Her ligin kendine has özellikleri var.

Kıyaslamak zor olabilir.

Ancak Süper Ligin beni şaşırttığını söyleyebilirim.

Çok zor bir lig.

Hiç kolay bir lig değil.

Çok kaliteli oyuncular var.

Sıralamada daha geride olan takımlara karşı oynadığın zaman bile kadrolarında her an her şeyi yapabilecek 2-3 oyuncu oluyor.

Oyunu çok yoğun bir şekilde oynuyorlar; birebir markaja yapmaktan, doğru zamanda hücum etmekten korkmuyorlar.

Bazı düşüncelerin tersine çok zor bir lig olduğunu düşünüyorum.

Tabii her yerde olduğu gibi 4-5 takım diğerlerinden sıyrılıyor.

Açıkçası ligin seviyesine şaşırdığımı söyleyebilirim.

Maçlardaki yoğunluk ve daha mütevazı kadrolarda bile çok kaliteli isimlerin olması ligin seviyesini yükseltiyor.- Takımda Fransızca bile oyuncular var.

Dorgeles Nene, Kante yeni geldi ve son olarak Sidiki Cherif.

Fransızlar arasında her şey yolunda mı?

Aynı deneyimi yaşamış olmanın bir artısı vardır diye düşünüyorum.

Elbette çok iyi tanıdığın Kantenin transferini de yorumlamanı isterim.Elbette saha içinde birbirimize çok yardımcı olduğumuzu söyleyebilirim.

Aynı şekilde günlük hayatta da birbirimize destek oluyoruz.

Neredeyse hepimiz de aynı transfer döneminde geldik.

Nenenin çok mutlu olduğunu söyleyebilirim çünkü takımda Fransızca konuşan kimse yoktu ve belki de onun için kolay bir durum değildi.

Bizimle çok mutlu olduğunu biliyoruz.

Saha içinde de hissediliyor, çok daha rahat oynuyor ve gol atıp skora katkı veriyor.

Cherif çok genç bir oyuncu.

Henüz 19 yaşında.

Süper Ligde ve Fenerbahçe gibi büyük takımda yaptıkları kolay değil.

Çok hızlı adapte oldu.

Maçlarda da bunu gösteriyor.

Gol atıyor, belirleyici oluyor.

Bize çok yardım ediyor.

NGolo (Kante) ile birlikte yurt dışında elde ettiğimiz tecrübelere dayanarak ona tavsiyeler vermeye çalışıyoruz.

Son maçlarda da görmeye başladık, bence çok büyük bir forvet olacak.

Şu an yaptıkları da çok dikkat çekici.

Kante konusunda ne söylenebilir ki?

NGolo işte, NGolo...

Onunla Fransa Millî Takımında oynama şansım oldu.

Artık uzun zamandır tanıyorum diyebilirim çünkü millî takımda birlikte yer aldık.

Onu tanıtmaya gerek yok, kariyeri boyunca dünyanın sayılı orta saha oyuncularından biri oldu.

Şimdi de çok iyi olduğunu söyleyebilirim, saha içinde bize çok yardımcı oluyor.

Çok konuşan biri değil.

Ancak sahadaki varlığı, kaptığı toplar, yaptığı koşular ve pozisyon bilgisiyle takıma çok yardımcı oluyor.

Burada olması çok büyük bir keyif.

Bence takımdaki herkes de Kante gibi bir oyuncuyla oynamaktan büyük keyif alıyordur.

Bize çok büyük bir tecrübe sunuyor.

Dünya Kupası, Şampiyonlar Ligi kariyerinde her şeyi kazanmış bir oyuncu.

O nedenle bizim için çok önemli bir oyuncu.

Zorluk seviyesi yüksek maçlarda öneminin artacağını söyleyebilirim.- Fenerbahçede daha önce forma giymiş olan Fransız futbolcular var.

Buraya gelmeden önce onlarla konuştun mu?

Mesela Matthieu Valbuena.

Ya da Teknik Direktör Didier Deschamps ile konuştun mu?Hayır.

Ben her zaman kararlarımı ailem ve menajerimle birlikte aldım.

Daha önce de belirttiğim gibi, Tedesco Hoca ve Devin ile konuştuğum ilk andan itibaren buraya gelmem gerektiğini biliyordum.

Bana sunulan projenin en uygun proje olduğunu düşündüm.

Bu tercihimden de hiç pişman değilim, tam tersine burada olmaktan çok mutluyum.

Burada yapacağımız çok şey olduğunu düşünüyorum.- Ufukta bir Dünya Kupası var.

Fransa Millî Takımı aklının bir köşesindedir.

Millî takıma çağrılmayı bekliyor musun?

Çok formdasın, sanırım Avrupanın en formda Fransız orta saha oyuncularından birisin.

Çağrılacağını düşünüyor musun, öyle bir beklentin var mı?Elbette. 2022de Katardaki son Dünya Kupasını oynama şansım oldu.

Benim için muhteşem bir deneyim oldu.

Maalesef finalde kaybettik.

Dünya Kupası sonrasında da millî takıma çağrıldım, geçen sene biraz uzak kaldım.

Elbette bu bir hedef.

Çalışmaya devam etmem, Fenerbahçe ile başarılı olmam gerekiyor.

Her şey benim elimde, benim Fransa Millî Takımında yerimi hak ettiğimi ispat etmem gerek.

Elimden geleni yapacağım ve bunun tek yolu kulüpte başarılı olmak.- Senin için lig nasıl gidiyor, şampiyonluk şansı nedir, sezon sonunu Fenerbahçe açısında nasıl görüyorsun?Açıkçası daha önce takımdaki ve kulüpteki bazı kişilere söylediğim gibi maç maç ilerlemeliyiz.

Mayıs ayında neler olacağını düşünmemek gerekiyor.

Sakin kalmamız ve olgun davranmamız gerekiyor.

Elbette bazı maçlar istediğimiz gibi geçmeyebilir, puan kaybedebilir, daha sonraki haftalarda telafi edebiliriz.

Ligin halen uzun olduğunu düşünüyorum.

Önemli olan maç maç ilerlemek.

Geçmiş geçmişte kaldı.

Bana göre lig sonuna odaklanmak doğru değil.

Her zaman söylediğim gibi, sezon sonunda hak ettiğimiz yerde oluruz.

Eğer şampiyon olursak hak etmiş oluruz.

Eğer ikinci olursa ikinci olmayı, üçüncü olursak üçüncü olmayı hak etmişizdir.

Hangi sırada bitirirsek bitirelim sezonun uzun bir süreç olduğunu bilmemiz lazım.

Eylülde başlayıp, mayıs ayında bitiriyoruz.

Ben takım arkadaşlarıma, takımıma güveniyorum.

Çok büyük şeyler yapabileceğimizi biliyorum.

Üzerimizde baskı kurmamıza gerek yok, adım adım ilerlememiz lazım.

Elbette bu konuda çok netiz; hedefimiz şampiyon olmak.

Bunu istiyoruz ama önemli olan sahaya çıkıp her zaman son ana kadar mücadele etmek ve sonrasında pişman olmamak.

Maalesef bazen istediğimiz gibi sonuçlanmıyor.

Elimizden geleni yapmamız ve dediğim gibi maç maç ilerlemek gerekiyor.- Sahada sergilediğin performansla birlikte taraftarın en çok sevdiği isimlerden birisin.

Onlar için bir mesajın var mı?Öncelikle onlara teşekkür etmek isterim çünkü birçok taraftar bana sevgisini gösteriyor.

Bana sanki her zaman burada oynamışım gibi hissettiriyorlar.

O nedenle teşekkür etmek isterim, her zaman yanımda olacaklarını biliyorum.

Ben onları gururlandırmak için saha içinde her zaman elimden geleniyi en iyisini yapacağımı söyleyebilirim.

Rakip kim olursa olsun her zaman sonuna kadar mücadele edeceğim.

Yenilgi ya da galibiyet fark etmiyor, ben onlar ve kulübüm için her zaman her şeyimi veririm.

Onları gururlandırmak istiyoruz.

Saha içinde bunu hedefliyoruz.

Süper Kupa maçında da gördük.

Bu tür anlar sihirlidir.

Muhteşem olduğunu biliyoruz.

Taraftarı gururlandırmayı hedefliyoruz ve yapacağımıza inanıyorum.

İLGİLİ HABER SPOR Galatasaray'da Osimhen belirsizliği!

Fenerbahçe derbisine yetişecek mi?

İlgili Sitenin Haberleri