Haber Detayı

İran'da savaşın gölgesinde Nevruz: 'Son kutlamamız olsun istemiyorum'
Dünya haberler.com
20/03/2026 12:18 (4 saat önce)

İran'da savaşın gölgesinde Nevruz: 'Son kutlamamız olsun istemiyorum'

Savaşın günlük yaşama damga vurduğu İran'da baharın müjdecisi Nevruz buruk şekilde kutlanıyor.

Haberde yer alan kişilerin isimleri güvenlik gerekçesiyle değiştirildi.İranlılar her yıl Nevruz'a günler öncesinden heyecanla hazırlanır.

Tahran'ın kuzeyindeki Damavand'da 50'li yaşlarındaki Mina, "Hazırlıklar yoğunlaşırdı, evi temizlerdik, yeni giysiler alırdık, tatlı ve şekerleme alırdık" diyor.Ama bu yıl farklı. "Bu yıl...

Her gün ne kadar da uzun sürüyor.

Zaman kavramını yitirdim adeta" derken ağlıyor.

Geleneksel olarak yeni yılın ve baharın gelişinin kutlandığı Nevruz, coğrafyanın genelinde olduğu gibi İran'da da doğanın yeniden doğuşunun müjdesi olarak görülüyor. "Yeni gün" anlamına gelen Nevruz geleneği üç bin yıldan daha eskiye dayanıyor ve dünyanın en eski bayramlarından birisi.İranlılar için Nevruz bu yıl 20 Mart'ta, savaşın gölgesinde kutlanacak.İran 28 Şubat'tan bu yana ABD ve İran tarafından ağır bombardıman altında.

Şimdiye kadar 1354'ü sivil ve en az 207'si çocuk olmak üzere İran'da 3 bin 100'den fazla kişinin hava saldırılarında öldürüldüğü belirtiliyor.

Mina'nın oğlu Emir de bu yıl Nevruz'un farklı olduğunu söylüyor:"İnsanlar savaş ortamında işlerini de kaybettiler.

En büyük korkum ülkemizin altyapısının yok edilmesi.

Böyle devam ederse İran'dan geriye bir şey kalmayacak.

Bunun bizim son Nevruz'umuz olmasını istemiyorum."'Keşke her şey kötü bir rüya olsa'İranlılar için Nevruz; tarihlerini, ulusal kimliklerini ve geleneklerini temsil ediyor.Farslar, Parsiler, Kürtler, Ermeniler, Azerbaycanlılar, Tacikler, Kazaklar, Özbekler ve daha birçok kültür bu bayramı kendi gelenekleriyle kutluyor.İranlıların Nevruz'u savaş ortamında kutladığı son dönem, 1980'lerde Irak'la yaşanan sekiz yıllık savaştı.Nevruz'un birçok geleneği var.

Bunlardan biri de eski yılın talihsizliklerini geride bırakmak ve yeni bir başlangıç yapmak için evlerin baştan aşağı temizlenmesi.Mina, Nevruz için yapılacak televizyon programlarına füze ve İHA seslerinin karışıp karışmayacağından endişeli."Ama umarım olmaz" diyor.

İki hafta süren Nevruz tatilinde aileler genellikle birbirlerini ziyaret ediyor.Ancak bazıları ülkedeki en ağır saldırıların yaşandığı Tahran'a dönmek istemiyor.Ziyaretlerin çok kısıtlı bir biçimde yapıldığını dile getiren Mina, kendilerinin de Tahran'ı terk ederek daha güvenli bir yere geldiğini söylüyor.Ancak güçlü ve bir o kadar da duygusal bir temennisi var:"Keşke her şey kötü bir rüyadan uyanmışız gibi hafızamızdan silinse."Hava saldırısı korkusuyla alışverişBu hafta başkent sokakları her zamankinden çok daha sessiz.Normalde Nevruz öncesindeki son günlerde İran'daki pazarlar, alışveriş merkezleri ve sokaklar kalabalıklarla dolup taşar.Ama bu yıl o hareketlilik ve heyecandan bahsetmek mümkün değil.Tahran'da yaşayan 20'li yaşlardaki Parmis şöyle anlatıyor:"Eskiden Nevruz için gereken her şeyi bulmak çok daha kolaydı.

Şimdi bir yere gittiğinizde sürekli bir hava saldırısına yakalanma korkusu var."Parmis yine de 17 Mart'ta tırnaklarını yaptırmaya gitmiş.

Bu dönemde güzellik salonları genelde oldukça yoğun olur.Her şeye rağmen kendisi gibi hayatına devam edenlerin olmasından memnun olan Parmis, "Salondayken büyük bir patlama oldu ama kimse irkilmedi bile" diyor.

Savaşa rağmen Tahran'daki bazı pazarlar açık kalmaya devam ediyor.Maryam adlı bir başka kadın bazı insanların bayram hazırlıklarını inatla sürdürdüğünü söylüyor:"Haft Sin için alışveriş yapan insanlar vardı.

Çiçekler ve sokak satıcıları gördüm" diyor.

Ama mevcut tablonun önceki yıllara göre çok farklı olduğunu da söylüyor:"Bu, yılda bir kez olan bir gelenek ve kutlamalıyız.

Ben de bazı şeyler aldım, evde de vardı.

Yarın Haft Sin'i kurmayı planlıyorum."'İslam Cumhuriyeti gitmeli'Öte yandan ülkede savaşın devam etmesini destekleyenler de var.Tahran'da yaşayan 30'lu yaşlardaki Ramtin, "Nevruz'un ne anlamı var?

İslam Cumhuriyeti iktidarda kalırsa sonsuz zorluklarla yaşamak zorundayız" diyor.

Nevruzun her zaman olacağını, gelip geçeceğini söyleyen Ramtin, "Bu sefer İslam Cumhuriyeti gitmeli" diye konuşuyor.Yine Tahran'dan Kian ise annesinin "din adamları giderse, ev başına yıkılsa bile razı olacağını" söylediğini aktarıyor:"Ben de aynı hissediyorum.

Her şey yıkılsa bile İslam Cumhuriyeti gitmeli.

Nevruz umurumuzda değil, soframızda Haft Sin bile yok."Nevruz, kışın soğuğunun yerini baharın canlılığına ve umuduna bıraktığı anı simgeliyor.İnsanlar yeni yılda sağlık, mutluluk ve sevdikleri için yeni başlangıçlar diliyor.Tahranlı 20'li yaşlardaki Şirin ise savaşın Nevruz'la aynı zamana denk gelmesinin kendisini daha da kötü hissettirdiğini söylüyor:"Bazı dükkânlar açık ama havada Nevruz'un kokusu yok."

İlgili Sitenin Haberleri