Haber Detayı

Özbekistan'da Nevruz tatlısı sümelek yapma geleneği yüzyıllardır yaşatılıyor
Güncel haberler.com
20/03/2026 11:15 (13 saat önce)

Özbekistan'da Nevruz tatlısı sümelek yapma geleneği yüzyıllardır yaşatılıyor

Özbekistan'da baharın gelişini kutlayan Nevruz Bayramı'nda sümelek tatlısı yapma geleneği devam ediyor. Bu tatlı, birlikteliği pekiştirirken toplumsal dayanışmayı da güçlendiriyor.

Özbekistan'da baharın gelişini ve doğanın uyanışını simgeleyen Nevruz Bayramı'na özgü sümelek tatlısı yapma geleneği yüzyıllardır devam ediyor.Resmi kutlamaların gece ve gündüz sürelerinin eşit olduğu 21 Mart'ta yapıldığı Özbekistan'da, halk arasında Nevruz coşkusu mart ayı boyunca sürüyor.

Bu dönemde mahalle sakinleri ve akrabalar bir araya gelerek sümelek tatlısı hazırlıyor, bu etkinlikler toplumsal dayanışmayı ve birlikteliği güçlendiriyor.Nevruz'a özgü sümelek tatlısını hazırlamak zahmet ve sabır gerektiriyor.Çimlendirilmiş buğdayın kökünden elde edilen nişastalı su ile şeker eklemeden yapılan sümelek tatlısı, Özbek inanışına göre yıl boyunca sağlıklı, güçlü ve dayanıklı olmayı sağlıyor.Hazırlık süreci ise adeta bir ritüel.

Buğday 4-5 gün boyunca çimlenmeye bırakılıyor, çimlenen buğday kıyma makinesinde çekiliyor ve elde edilen karışım suyla karıştırılıp nişastalı suyu çıkarılıyor.

Ardından büyük kazanlarda yağ ilave edilerek 16-18 saat boyunca sürekli karıştırılarak pişiriliyor.Toplumda saygı gören kadınların öncülüğünde yapılan sümeleğin pişirildiği kazana, altı yanmaması için ceviz veya küçük taşlar atılıyor.

Özbeklerde, sümeleği karıştırma sırasında tutulan dileklerin ve edilen duaların kabul olacağına inanılıyor.Yaklaşık 24 saatte hazır olan sümelek tatlısının yapıldığı sırada şarkılar ve türküler söyleniyor, dans edilerek gece boyunca eğlenceler devam ediyor.Özbeklerde "her derde deva, hastalıkları iyileştirici kuvvet kaynağı" sayılan sümelek, ilk önce yaşlılar ve hastalara, ardından da tüm mahalle sakinlerine dağıtılıyor.

Kasesinden ceviz veya taş çıkan kişinin tuttuğu dileğin veya ettiği duanın kabul olacağına inanılıyor.Nevruz'un sembolü olan sümelek, tüm mahallelerde yapılıyorTaşkent yakınlarındaki Yengiyol ilçesindeki bir mahallede sümelek hazırlama sürecinde yer alan mahalle birimi yetkilisi Mahzuna Yusupova, AA muhabirine, bu tatlıyı yapmayı bir gelenek olarak devam ettirdiklerini söyledi.Nevruz günlerinde ilçe genelinde 51 mahallenin tamamında sümelek hazırlama şenliklerinin yapıldığını belirten Yusupova, bu süreçte yer alan yaşlılar tarafından ülkenin kalkınması ve refahı için dua edildiğini aktardı.???????Çinaz ilçesinde sümelek hazırlama etkinliğini görüntüleyen AA muhabirine konuşan Vasila Mansurova da bu tatlının Nevruz'un en önemli simgesi olduğunu söyledi.Mansurova, Nevruz günlerinde her bir mahallede sümelek tatlısının yapıldığını kaydederek, tatlı yapma etkinliğinin mahalle sakinleri ve komşular arasında birlik ve dayanışmanın pekişmesine, örf, adet ve milli değerlerin sürdürülmesine hizmet ettiğini belirtti.Sümeleğin yaklaşık 24 saat süren zahmetli bir emek sonucu hazırlandığına dikkati çeken Mansurova, hazırlık sürecinde mahallenin yaşlıları ve gençleri de dahil tüm sakinlerinin yer aldığını dile getirdi.Mansurova, sümelek hazırlama sürecinde kadın ve kızların gece boyunca şarkı ve türküler söylediğini, insanların bir araya gelerek hasret giderdiklerini, küslerin ise barıştığını aktardı.Tatlıyı hazırlama sürecinde kevgirle karıştırırken tutulan dileklerin gerçekleşeceğine inanıldığını belirten Mansurova, demlenmeye bırakılan sümeleğin yüzeyinde zamanla oluşan farklı şekil ve desenlerin de çeşitli biçimlerde yorumlandığını ifade etti.İlk sümeleği 30 meleğin hazırladığına inanılıyorÖzbekler arasında sümeleğin anlamı ve ortaya çıkışına dair çeşitli rivayetler bulunuyor.Bir rivayete göre, ilkbaharda yiyecek bulamayan bir anne, aç kalan ikizlerini doyurmak için çimlenmiş buğdayı kaynatır.

Çocuklarını kazanda bir şeylerin olduğuna inandırmak ve kaynadığında ses çıkarması için içine bir avuç taş atar.Gece geç vakte kadar yemek bekleyerek açlıktan yorulan çocuklarını uyutmak isterken kendisi de uyuyakalır.

Uyandığında artık sabah olmuştur ve içine çimlenmiş buğdayı attığı kazandan güzel kokular gelir.Bu rivayete göre gece, gökten 30 melek sabaha kadar kazanı karıştırır ve ortaya sümelek çıkar.

Bu nedenle tatlıya Farsça "30 melek" anlamına gelen "sümelek" adı verilir.

Bu rivayetin dilden dile, kuşaktan kuşağa aktarılarak günümüze ulaştığı Özbekistan'da, halen ikiz çocuğu olan her aile, ilkbaharda mutlaka sümelek hazırlayarak, yakınlarına ve komşularına dağıtır.Bir başka rivayete göre de düşmanın kuşattığı bir kalede yiyecek kalmayınca, kale halkı son çareyi ambardaki çuvalların dibinde kalan bir miktar çimlenmiş buğdayda bulur.

Çimlenmiş buğdayın kaynatılmasının ardından ortaya çıkan sümelek ile açlığını gideren kale halkı, düşmanı yener ve böylece sümelek geleneği başlar.

İlgili Sitenin Haberleri