Haber Detayı
Sanat barış yoludur
Yeryüzünde insan çoğaldıkça ortaya daha azgın savaşlar çıktı.
Yeryüzünde insan çoğaldıkça ortaya daha azgın savaşlar çıktı.
Öyle de olsa insan en kanlı günlerde bile sanatla, felsefeyle, bilimle bağlantısını daha çok geliştirme gereğini duydu.
İnsanın bilince ermesinin özünde yaratıcılık yatar.
O, bir ölçüde de olsa savaş alanlarında birbirini boğazlayışını o bilinçle yenmiştir.
Son günlerde kıtalararası savaşlara yol açacak olaylarla sarsılıyor ülkeler.
Genç kuşaklar aydınlansın diye yıllar önce başka bir yazımda verdiğim “Guernica”, “Savaş ve Barış” örneklerini, bu yazımda da yineliyorum.
GUERNİCA Sanatçı, ancak düşünerek gerçeğe, daha doğru, daha güzel olana ulaşmıştır.
Koca kayalara elindeki keskilerle biçim veren bir sanatçıyı getirin gözünüzün önüne. “Sanat ruhun üzerindeki günün tozunu temizler” diyen Picasso , insanlığı beyninin yaratıcılık alanına sığdırmış Wolfgang von Beethoven ’ın uygarlık simgesi melodilerini duyumsayarak fırçasını gezdirmiştir tuvalinin üstünde.
Picasso’nun yoktan var eden yüreği yaratıcılıkla donanmamış olsaydı, insanın birbirini vahşi hayvanlar gibi parçaladığı savaşın simgesi olan ölümsüz Guernica’yı yaratabilir miydi?
Guernica sergisini görmeye gelen bir general, Picasso’ya “Bunu siz mi yaptınız?” diye sorunca, büyük sanatçı, insan yüreğini sarsan şu yanıtı yapıştırıvermiştir: “Hayır, siz yaptınız!” Guernica’yı nasıl yaptığını da şöyle anlatıyor büyük sanatçı: “Üzerinde çalıştığım ve Guernica adını verdiğim resimde, son zamanlardaki tüm eserlerimde, İspanya’yı acı ve ölüm okyanusuna batıran askeri sınıfa duyduğum nefreti açıkça göstermekteyim.” Bir duvarı kaplayacak denli geniş Guernica resminde bir de at figürü vardır.
Atın ağzından fırlayan o çaresiz dilin kıpırdanışıyla, insanı birbirine kırdıran savaş kasaplarını tarihin lanetli çukuruna gömmüştür Picasso!
SAVAŞ VE BARIŞ Savaş ve barış denince ilk akla gelen, Tolstoy ’un “Savaş ve Barış” romanıdır.
Tolstoy, kitlelerin can verdiği Fransa-Rusya savaşında yalnızca insanın telef olduğunu anlatmıyor, evrensel duyarlığıyla bir atın can verişini insanlığın gözünün önüne seriyor.
Her canlının yaşamaya hakkı olduğu izlenimi yaratan bin sayfalık Savaş ve Barış romanının özü şu cümlede yoğunlaşmıştır: “Bütün kötülüklere karşın hayat yaşanmaya değer.” Bu kısacık cümlenin içerdiği anlam, barışı insanlığın güvencesi kılan sanatçıların, bilim insanlarının, savaş kudurganlarına yönelttiği en etkili yanıttır.
Einstein da “Güzellik sanatla, gerçeklik bilimle çıkar ortaya.
Savaş ne denli yıkıcısıysa sanatla bilim de o ölçüde yapıcıdır.
Ben, savaşı öylesine tiksinti verici ve aşağılayıcı buluyorum ki böyle iğrenç bir eyleme katılmaktansa kendimi parçalayıp yok ederim daha iyi.
Ben barış için savaşmak istiyorum” der.
ATATÜRK Kurtuluş Savaşı’yla bir anda Türkiye’yi uygar toplumların düzeyine ulaştıran Mustafa Kemal Atatürk ’ün dünyanın birçok ülkesindeki heykellerinin ön yüzüne yazılan şu sözüyle de savaş konusu evrenselleştirilmiştir: “Yurtta barış, cihanda barış!
Milletin hayatı tehlikeye düşmediği sürece savaş cinayettir.”