Haber Detayı

İran’dan diplomasiye füzeli sabotaj! Hakan Fidan’dan tarihi çıkış: Amerikasız Orta Doğa mümkün mü?
özel haber ahaber.com.tr
19/03/2026 10:20 (2 saat önce)

İran’dan diplomasiye füzeli sabotaj! Hakan Fidan’dan tarihi çıkış: Amerikasız Orta Doğa mümkün mü?

Riyad’da kritik Körfez zirvesi sırasında yaşanan füze patlamaları bölgede tansiyonu yükseltti. Askeri Stratejist Doç. Dr. Kemal Olçar, saldırının diplomatik süreci sabote etmeye yönelik olduğunu belirterek Körfez ülkelerinin güvenlik zafiyetine dikkat çekti. Türkiye’nin bölgesel dengeyi korumaya yönelik diplomatik hamlelerinin ise kritik rol oynadığı vurgulandı.

KÖRFEZ ÜLKELERİ İRAN'A KARŞI BİRLEŞİYOR MU?

Dışişleri Bakanları düzeyinde gerçekleştirilen kritik Körfez zirvesi sırasında Riyad'da patlayan füzeler, bölgedeki dengeleri bir kez daha sarstı.

Askeri Stratejist Doç.

Dr.

Kemal Olçar, A Haber ekranlarında İran'ın diplomatik çabaları sabote etme girişimini, bölge ülkelerinin askeri kapasitesini ve Türkiye'nin 'bölgeselcilik' vizyonunun önemini değerlendirdi.

DİPLOMATİK ÇABALARA FÜZELİ SABOTAJ Zirve sırasında gerçekleşen patlamaların zamanlamasına dikkat çeken Doç.

Dr.

Kemal Olçar, 'Dünya savaşlarına baktığımız zaman savaşın tam ortasında liderler buluşuyor. 1939-45 arası birçok konferans yapıldı.

Ancak böyle bir diplomatik çabayı sabote eden bir ülke daha dünya tarihinde rastlanmış değildir.

Sayın Dışişleri Bakanımız Hakan Fidan oraya bölgeselcilik başlığıyla gitti.

Bu, 'Artık burada Amerikalı mı Amerikasız mı yol yürüyeceksiniz?' sorusunun cevabıdır.

İran'dan gelen füzelerin bu toplantının çok yakınında patlamasını, bu süreci sabote etmek olarak anlıyorum' ifadelerini kullandı.

SUUDİ ARABİSTAN'IN SERT TEPKİSİ VE GÜVENLİK ZAFİYETİ Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı'nın açıklamalarını değerlendiren Olçar, 'Suudi Arabistan bunu açık bir şantaj olarak algıladı.

Riyad merkezde füzelerin patlaması bence Suudi Arabistan'ın bir güvenlik açığıdır.

Suudi Dışişleri Bakanı, İran'ın komşularıyla konuşmaya inanmadığını ve baskı yapmaya çalıştığını belirterek, 'Krallık baskıya boyun eğmeyecek' sözleriyle tepkisini ortaya koydu.

Bu açıklama oldukça sert ve nettir' dedi.

KÖRFEZ ÜLKELERİ 'PETRO-STATE' TUZAĞINDA MI?

Körfez ülkelerinin askeri gücünü ve savunma stratejilerini eleştiren Olçar, 'Bu devletler 'petro-state' dediğimiz petrol devletleridir.

Temel özellikleri petrol ve monarşiye dokunulmamasıdır.

Yıllarca bütçe fazlası verdiniz, aileler zenginleşti ama güvenliğe bir çivi çakmamışsınız.

Çünkü ABD onları koruyacağına dair söz verdi ancak işte koruyamadı.

Körfez ülkelerinin toplam asker sayısı 100 bini bulmuyor.

Tek başlarına yapabilecekleri şey, ellerindeki Amerikan menşeli uçaklarla sınırlı hava taarruzlarıdır; ancak bunun karşılığını İran'dan çok sert alacaklarını bildikleri için bunu göze alamıyorlar' şeklinde konuştu.

İRAN'IN ASKERİ GÜCÜ VE DEVRİM MUHAFIZLARI ETKİSİ İran'ın bölgedeki diğer ülkelerden ayrıştığı noktaya değinen Kemal Olçar, 'İran'ın ürettiği füzeler kendine aittir.

Bölgede askeri bir teokrasiden bahsediyoruz.

Devrim Muhafızları, dini lidere rağmen rejimi korumakla mükellef temel aktördür.

İran şu an sadece İsrail ve ABD ortaklığının bitmesini istiyor.

Eğer ABD buradan tasını tarağını toplayıp giderse, İran 10 kat güçlenmiş olacak ve Devrim Muhafızları siyasete tamamen çökecek' ifadelerini kullandı.

DÖRT CEPHELİ SAVAŞ VE TÜRKİYE'NİN ROLÜ Bölgedeki olası bir savaşın küresel boyutlarına işaret eden Olçar, 'Lübnan, Hürmüz Boğazı, Suriye-Irak hattı ve Yemen ile beraber dört cepheli bir savaş ihtimali var.

Bu savaşın bütün aktörleri İsrail ve ABD yanında duruyor gibi gözükürse, bu bölgesel bir savaştan Pasifik ve Atlantik'e uzanan küresel bir boyuta ulaşabilir.

Türkiye, Riyad'da tam da bunu engellemeye çalışıyor.

Sayın Bakanımız Hakan Fidan'ın Katar ziyareti de bu trafiğin bir parçasıdır.

Türkiye, bölgenin güvenliğini yine bölge halklarının sağlaması gerektiğini savunuyor' sözleriyle bölgedeki stratejik tabloyu aktardı. 🔍 KISA ANALİZ Riyad'daki zirve sırasında yaşanan patlamalar, bölgedeki jeopolitik rekabetin diplomatik süreçleri doğrudan hedef alabilecek seviyeye ulaştığını gösteriyor.

İddialara göre İran'ın mesaj verme amacı taşıyan bu hamlesi, Körfez ülkelerini güvenlik açısından yeniden konumlanmaya itebilir.

Körfez ülkelerinin askeri kapasite açısından dışa bağımlı yapısı, olası bir çatışmada kırılganlık yaratırken; İran'ın yerli üretim füze gücü ve Devrim Muhafızları gibi ideolojik askeri yapıları caydırıcılığını artırıyor.

Türkiye ise 'bölgeselcilik' yaklaşımıyla dış müdahaleyi sınırlamaya ve çok cepheli bir savaş riskini önlemeye çalışan dengeleyici aktör olarak öne çıkıyor. 📊DURUM ÖZETİ TABLOSU Başlık Detay Olay Riyad'daki zirve sırasında füze patlamaları İddia İran'ın diplomatik süreci sabote ettiği Tepki Suudi Arabistan'dan sert açıklamalar Körfez Ülkeleri Askeri olarak sınırlı, dışa bağımlı İran Yerli füze teknolojisi, güçlü askeri yapı Risk Çok cepheli bölgesel savaş ihtimali Türkiye'nin Rolü Arabulucu ve dengeleyici diplomasi Kritik Bölgeler Hürmüz, Yemen, Suriye-Irak hattı, Lübnan ❓ İŞTE 5 SORUDA KÖRFEZ GERİLİMİ 1.

Patlamaların amacı ne olabilir?

Diplomatik süreci sabote etmek ve bölge ülkelerine güç gösterisi yapmak. 2.

Körfez ülkeleri İran'a karşı birleşebilir mi?

Siyasi olarak mümkün, ancak askeri kapasite ve bağımlılık nedeniyle sınırlı kalabilir. 3.

İran neden daha güçlü görünüyor?

Yerli silah üretimi ve ideolojik askeri yapılar (Devrim Muhafızları) nedeniyle. 4.

Türkiye neden önemli bir aktör?

Çatışmayı büyütmeden çözmeye çalışan ve bölgesel iş birliğini savunan bir pozisyonda. 5.

Bölgesel savaş ihtimali var mı?

Evet, özellikle çok cepheli bir çatışma senaryosu küresel krize dönüşebilir.

İlgili Sitenin Haberleri