Haber Detayı

Savaşta suya saldırı hukuka aykırı: Krizi büyütür, yaşamı tehdit eder
Gündem haberturk.com
18/03/2026 23:18 (8 saat önce)

Savaşta suya saldırı hukuka aykırı: Krizi büyütür, yaşamı tehdit eder

Su Politikaları Derneği, suların bulunduğu yere yapılan saldırıların Cenevre Sözleşmeleri'ne aykırı olduğunu vurguluyor. Bu saldırıların insani krizini büyüttüğünü belirten tarafları koruma önlemlerine ve temel su hakkına saygıya çağrı yapıyor. Esra Toptaş yazdı...

Ortadoğu da savaşın üçüncü haftasını geride bırakırken, cepheden yükselen dumanın arasında en az görüleni ama en hayati olanı seçmek zorlaşıyor: Su.

Raporlara göre son günlerde ABD ve İsrail de İran da çok sayıda altyapı ve üstyapı sunan, hedef odaklı günlük bilgiler geliyor.

Bu tablonun en kritik boyutu ise temiz suların hedef alınması. Çünkü suya yönelik saldırı, yalnızca borulara ya da istasyonlara değil, doğrudan sivillerin yaşam hakkına yöneliyor.

ULUSLARARASI HUKUKA VE İNSAN HAKLARINA AÇIKÇA AYKIRI Su Politikaları Derneği nin son uyarısı bu nedenle önemli.

Dernek, su ve hijyen anlayışına yönelik saldırıların uluslararası hukuka ve insan haklarına ilişkin olarak anormalliklerin devam etmediğini çiziyor.

Hukuki çerçeve de net: Cenevre Sözleşmeleri nin 1977 tarihli Ek Protokol I inin 54. maddesi şöyle diyor: “Sivil düzenin hayatta kalması için temel olan gıda maddeleri, gıda üretimi için tarım alanları, ürünler, hayvanlar, beslenme suyu tesisleri ve su kaynakları ile sulama işleri gibi şeylere katılmak, onları yok etmek, veya hale getirmek”...

Bu hüküm, savaşın bile kuralları olduğunu hatırlatıyor; suya dokunmak, en temel kurallardan biri.

SUYA DOKUNMAMAK, EN TEMEL KURALLARDAN BİRİDİR Bir su arıtma işleminin devre dışı kalması, birkaç saat içinde hastanelerin, okulların, barınmaların kesilmesi, kısacası koca bir merkez çarklarını durdurur.

Temiz su yokluğu; kolera, ishal, hepatit gibi küresel risklerini katlar, çocukları ve yaşlıları ilk hedef haline gelir.

Atık suyun yönetilememesi, bir sonraki krizi hazırlar.

Savaşın sıcaklığı içinde ortaya çıkan bu “soğuk felaket”, günler değil, aylar süren bir insani olaylara dönüşebilir.

ULUSLARARASI İNSANCIL HUKUK KAPSAMINDAKİ YÜKÜMLÜLÜKLERİNE EKSİKSİZ UYMALI Tam da bu nedenle çağrı nettir: Çatışmanın tüm tarafları, uluslararası insancıl hukuk kapsamındaki kurallara tam uymalı; içme suyu tesisleri, ana satış hatları, pompa istasyonları, arıtma ve atıklar su ürünleri ile bunlarda çalışan sivil personeldir.

Zarar gören hatların onarılması için güvenli geçiş ve teknik ekiplere erişim sağlanmalı; su ve hijyen malzemelerinin sivillere ulaştırılması engellenmemelidir.

SİYASİ POZİSYONLARIN YA DA GÜNLÜK ASKERİ HESAPLARIN ÖTESİNDEDİR Bu savaş, siyasi pozisyonların ya da günlük askeri hesapların ötesindedir.

Güvenli içme suyuna ve yeterli hijyen olanaklarına erişim, yaşam ve insan onuru için vazgeçilmez bir insan hakkıdır.

Bu hak, cephe hattının hangi tarafta olduğundan sürekli olarak; kaynağından haneye kadar suyun izlediği yol, aynı zamanda hukuk ve vicdanın da yansımasıdır.

Bugün en büyük koruma adımı, yarının en büyük yıkımını önleyebilir.

Suyun akmadığı yerde hayat kurur; savaş kuralları da tam bu nedenle vardır.

Kuralları hatırlamaya, suya dokunmamaya başlar.

FOTO: AA arşiv/temsili

İlgili Sitenin Haberleri