Haber Detayı

Çanakkale'de denizaltı ele geçirilmesini sağlayan Müstecip Onbaşı, savaşın gizli kahramanlarından
Güncel haberler.com
18/03/2026 13:12 (3 saat önce)

Çanakkale'de denizaltı ele geçirilmesini sağlayan Müstecip Onbaşı, savaşın gizli kahramanlarından

ÇANAKKALE Savaşı'nda, boğazdan geçen Fransız denizaltısı 'Turquoise'yi fark ederek komutanından izinsiz olarak ateşlediği topla periskopundan vuran ve bu denizaltının ele geçirilmesini sağlayan Müstecip Onbaşı, savaşın unutulan kahramanlarından oldu.

ÇANAKKALE Savaşı'nda, boğazdan geçen Fransız denizaltısı 'Turquoise'yi fark ederek komutanından izinsiz olarak ateşlediği topla periskopundan vuran ve bu denizaltının ele geçirilmesini sağlayan Müstecip Onbaşı, savaşın unutulan kahramanlarından oldu. 1959'da hayatını kaybeden ve kabri Bursa'nın Yenişehir ilçesinde bulunan Müstecip Onbaşı'yı anlatan tarihçi doktor Salih Erol, "Müstecip Onbaşı'nın tıpkı büyük kahramanlarımız Seyit Onbaşı gibi, Ezineli Yahya Çavuş gibi, onların hak ettiği değeri görmesini istiyoruz" dedi.Yenişehir ilçesi kırsal Orhaniye Mahallesi'nde 1891 yılında dünyaya gelen Müstecip, 1914 yılında 1'inci Dünya Savaşı'nın çıkması üzerine gönüllü olarak orduya katıldı.

Çanakkale cephesinde topçu birliğinde göre alan er Müstecip, 30 Ekim'i 31 Ekim'e bağlayan gece, sabaha karşı nöbet tuttuğu sırada boğazdan geçen Fransız denizaltısı 'Turquoise'nin periskopunu fark etti, inisiyatif alıp, komutanından izinsiz şekilde sahra topuna 2 tane top mermisi ateşleyerek denizaltıyı periskopundan vurdu.

Periskopu hasar gören denizaltı, görme kabiliyetini kaybetmesi üzerine su yüzeyine çıkarak karaya oturdu. 27 Fransız mürettebatın gözaltına alındığı olayda denizaltı ele geçirilip, İstanbul Haliç'e çekildi.

Bu olayın ardından 5'inci Ordu Komutanı Liman Von Sanders ile Başkomutan Vekili ve Harbiye Nazırı Enver Paşa Er Müstecip'e 'Onbaşı' rütbesi vererek madalya ile ödüllendirdi.

Enver Paşa ayrıca kolundaki altın saatini Onbaşı Müstecip'e hediye etti.

Tamir edilen denizaltının ismi de 'Müstecip Onbaşı' olarak değiştirildi.

Milli Mücadele'ye de katılan Müstecip Onbaşı, savaşın ardından memleketi Yenişehir'e geri döndü.

Burada çiftçilik yapan Onbaşı Müstecip Kılıçaslan, 1959 yılında yaşamını yitirdi.

Çanakkale Savaşı ve Milli Mücadele'de cephede yer alan Müstecip Onbaşı, tarihin gizli kahramanları arasındaki yerini aldı.'BİR KAHRAMANIN MEZARININ BAŞINDAYIZ'Müstecip Onbaşı'yı, 18 Mart Çanakkale Zaferi'nin 111'inci yılında Yenişehir ilçesindeki kabri başında anan tarihçi doktor Salih Erol, "Biz şu an Bursa'nın Yenişehir ilçesine bağlı Orhaniye Mahallesi'ndeyiz.

Halk arasında Hacıömerdere köyü olarak geçiyor.

Burası 93 Harbi sonrası kurulmuş bir muhacir köyü.

Burası da köyün mezarlığı.

Burada bulunmamızın özel nedeni de bu köyde büyük bir Çanakkale Gazisi'nin yaşamış olması.

Şu an onun kabrinin başındayız.

Bu gazimiz Müstecip Onbaşı ya da Müstecip Kılıçaslan. 1891 yılında doğmuş, 1'inci Dünya Savaşı ve Milli Mücadele'de de bulunmuş, 1959 yılına kadar yaşamış bir vatandaştır.

Çanakkale Savaşı sırasında asker olarak cephede bulunmuştur.

Topçu birliğinde görev yapmıştır.

Onu asıl önemli kılan şey, Fransız çok meşhur olan denizaltısı Turquoise'yi periskopundan vurarak ele geçirilmesini sağlaması.

Biliyorsunuz 18 Mart'ta deniz savaşıyla başladı ama Fransızlar, İngilizler, denizaltılarla boğazı defalarca geçtiler.

İşte o denizaltılarından birini vuran ve teslim alınmasını sağlayan bir kahramanın mezarının başındayız" dedi.'YAKALADIĞIMIZ TEK DENİZALTINI VURAN TEK KİŞİ'Müstecip Onbaşı'nın Çanakkale Akbaş mevkisindeki cephede nöbet tuttuğu sırada Fransız denizaltısını fark ettiğini belirten Erol, kahramanlık hikayesini şu sözlerle anlattı: "1915'in 30 Ekim'i 31 Ekim'e bağlayan gecede sabaha karşı bir denizaltının geçtiğini, periskopundan fark ediyor.

O sırada kendisi nöbettedir.

Komutanı da uzakta olduğu için kendi başına inisiyatif alarak 7,5'luk topla 2 defa atış yapıyor ve ikisini de isabet edip Turquoise'yi vuruyor.

Bunun üzerine denizaltı periskopundan vurulduğu için suyun yüzeyine çıkmak zorunda kalıyor.

Biliyorsunuz denizaltıları yakalamak onları teslim almak imkansız gibi bir şey, bu da o imkansızlardan biri.

Yani yakaladığımız tek denizaltını vuran kişidir Müstecip Onbaşı.

Bu sayede denizaltı su yüzeyine çıkıyor ve 27 mürettebatıyla birlikte ele geçiriliyor.

Mürettebat, savaş planlarını bile yok edemiyorlar.

Ele geçirilen denizaltının İngiliz denizaltısıyla buluşacağı bilgisi ele geçiriliyor ve gidip İngiliz denizaltısını da batırıyoruz.

Dolayısıyla Müstecip Onbaşı, bir denizaltının ele geçirilmesine, bir denizaltının da batırılmasına yol açmış.

Ele geçirilen Turquoise denizaltısı İstanbul Haliç'e çekiliyor.

Bakım onarımın ardından adı 'Müstecip Onbaşı' olarak değiştirilerek hizmete alınıyor."'ENVER PAŞANIN HEDİYE ETTİĞİ ALTIN SAATİ GEÇİM KAYGISINDAN VERMİŞ'Müstecip Onbaşı'nın komutanları tarafından denizaltıyı vurduğu bilinmediği için ilk başta azarlandığını da söyleyen Salih Erol, "Tabi ilk başta kendi başına inisiyatif aldığı için top sesine gelen komutanları Müstecip Onbaşı'yı azarlıyor.

Denizaltının yakalanması öğrenilince bizzat Enver Paşa, Liman Von Sanders gelerek onu ödüllendiriyorlar. 'Onbaşı' rütbesi ve madalya veriliyor.

Enver Paşa bizzat kolundaki altın saati çıkarıp ona hediye ediyor ve Müstecip Onbaşı bu şekilde büyük bir kahramana dönüşüyor.

Müstecip Onbaşı, o saati geçim kaygısından dolayı birilerine vermiş" diye konuştu.'DEVLETTEN GELEN FAİZSİZ KREDİ TEKLİFİNİ REDDEDİYOR'Müstecip Onbaşı'nın 1'inci Dünya Savaşı'nın ardından Kurtuluş Savaşı'na da katıldığını belirten Erol, "Müstecip Onbaşı Milli Mücadele'de de bulunmuş Doğu ve Güney cephesinde bulunmuş 1922 yılına kadar savaşlara katılmış, 6 Eylül 1922'de Yenişehir kurtarılınca köyüne dönmüş ve sıradan bir hayat yaşamış.

Hatta devletin kendisine 5 yıllık faizsiz şeklide teklif ettiği kredileri 'Ben fakirim, devletim de fakir.

Dolayısıyla bir fakir başka bir fakirden bir şey alamaz, Ben devletimden bir şey almıyorum.

Ne maaş ne de kredi istiyorum' diyerek reddediyor" dedi.'HARP TARİHİNDE BİR İLK'Denizaltının ele geçirilmesi olayının ardından o dönem Müstecip Onbaşı'nın ünlendiğini ve Osmanlı Arşivi'nde adının geçtiğini anlatan Erol, "Müstecip Onbaşı'nın hizmetleri dönemin resmi belgelerinde ki ben onların hepsini Osmanlı Arşivi'nden de biliyorum.

Ayrıca dönemin Harp Mecmuası, en popüler dergisi Servet-i Fünun'da kapak olmuş.

Onun hakkında Osmanlı Arşivi'nde belgeler var.

Çünkü çok önemli bir olay.

Bu olay dünya harp tarihinde sıra dışı bir olay.

İlk defa bir denizaltı teslim alınmış.

Bu, dönemin Alman, Türk ve Fransız kaynaklarında da geçiyor" diye konuştu.'DEĞER VERİLSİN'Müstecip Onbaşı'nın kahramanlığının Çanakkale Savaşı'nın dönüm noktalarından biri olduğuna dikkat çeken Erol, ancak hak ettiği değeri görmediğini söyleyerek, "Denizaltının ele geçirilmesi askerlerimiz arasında çok büyük bir moral kaynağı oluyor.

Fransızlar için de çok yıkıcı bir şey.

Hem denizaltılarını kaybetmişler hem de savaş plan ve stratejileri ele geçirilmiş.

Ele geçirilen 27 kişi de Afyonkarahisar'a hapise gönderilmiş.

İşte Müstecip Onbaşı böyle bir kahraman.

Buna rağmen çok da bilinen bir kahraman değil.

Mesela Ezineli Yahya Çavuş, Havranlı Seyit Onbaşı çok iyi tanıtılmış ama Müstecip Onbaşı burada da gördüğümüz gibi, yaptığı onca büyük hizmete rağmen tıpkı yaşadığı hayat gibi tanınan bilinen biri değil.

Bazen Ankara'dan resmi ziyaretlere gelenlere onu tanıyıp tanımadıklarını soruyorum, olumsuz cevap geliyor.

Onun mutlaka Yenişehir'in girişine bir heykelinin dikilmesi lazım.

Kısacası Müstecip Onbaşı'nın tıpkı büyük kahramanlarımız Seyit Onbaşı gibi, Ezineli Yahya Çavuş gibi, onların hak ettiği değerin eş değerinde değer görmesini, bilinmesini özellikle istiyoruz.

Çünkü Müstecip Onbaşı'nın onlara eş değer bir yararlılığı var" ifadelerini kullandı.'ÖĞRENDİKÇE ONUNLA GURUR DUYUYORUZ'Müstecip Onbaşı'yı mezarı başında ziyaret eden torunu Nezaket Balkan da dedesiyle gurur duyduğunu belirterek, "Müstecip Onbaşı, benim dedem olur.

Dedem Çanakkale Savaşları'nda çok yarar göstermiş.

Kendisiyle gurur duyuyorum.

Devletimize, milletimize yarar göstermiş.

Denizaltıyı vurarak ele geçirilmesini sağlamış.

Dedeme savaş sonrası maaş teklif edilmiş ama kabul etmemiş.

Çok gururluyum.

Çocukluğumuzda bilmiyorduk ama şimdi biliyoruz.

Öğrendikçe onunla gurur duyuyoruz" diye onuştu.

İlgili Sitenin Haberleri