Haber Detayı

Savunma sanayinin başyapıtlarından: MKE...
Dr. r. bülend kırmacı haber3.com
18/03/2026 09:27 (5 saat önce)

Savunma sanayinin başyapıtlarından: MKE...

Savunma sanayinin başyapıtlarından: MKE...

Ülkemizin yüzakı kurumlarından biridir: MKE Kurumumuz.Makine ve Kimya Endüstrisi A.Ş (MKE)...Bugün onu bu yazıyla ele alırken, bu Kuruma geçmişte ve günümüzde emek veren herkesi saygıyla selamlayarak başlıyorum...Bu Kurumumuzu, yalnızca bir savunma sanayii kuruluşu olarak görmek, hem tarihsel hem de zihinsel olarak eksik bir görüş açısıdır.MKE Kurumumuz, üretim faaliyetlerinin yanı sıra aynı zamanda Ulusumuzun özyapısını, direncini ve belleğini taşımakta, yaşatmakta ve daha ileri aşamalara taşımaktadır.Bilindiği gibi, MKE’nin kökleri, Osmanlı’nın son döneminde kurulan İmalat-ı Harbiye’ye dayanır.

O "son" dönem, imparatorluğun çözülme sürecinde olduğu, dışa bağımlılığın derinleştiği ve askeri gücün zayıfladığı bir zaman dilimiydi...İşte tam da bu şartlar altında, "kendi silahını üretebilme" fikri sıradan bir “teknik tercih” değil, bir varlık meselesi olarak ortaya çıktı.Cumhuriyet ile birlikte bu anlayış daha da kurumsallaştı, ete kemiğe, bilime tekniğe, plana programa büründü...Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün öncülüğünde kurulan Cumhuriyet'imiz, bağımsızlığın yalnızca siyasi bir kazanım olmadığını; aynı anda ekonomik ve teknolojik bir güçle korunabileceğini yetkince değerlendirdi.Bu nedenle savunma sanayii, Cumhuriyet’in ilk yıllarında stratejik önceliklerden biri haline getirildi.Doğan güneşin adı: MKE idi; bir daha asla bağımsızlık ateşi sönmesin diye yapılandırıldı; ona, emekler verildi; o da bu emeklerin karşılığını fazlasıyla verdi.O arada, günümüzde savunma sanayii, klasik üretim anlayışının çok ötesine geçip; ileri mühendislik, yüksek teknoloji ve giderek stratejik planlama gerektiren bir alan haline gelmiştir.

Bu bağlamda MKE’nin her "dönüşümü", yalnızca bir kurumun modernizasyonu değil; Türkiye’nin üretim zihniyetinin yeniden şekillenmesi anlamına gelecektir, gelmektedir.MKE yükselecek, Türkiye yücelecektir; MKE büyüyecek, Türkiye daha da güçlenecektir.Gerçekten bugün dünyada güç dengeleri hızla değişirken, ülkelerin bağımsızlık düzeyi büyük ölçüde üretim kapasiteleriyle ölçülmekte...Özellikle savunma sanayii gibi kritik alanlarda dışa bağımlılık, yalnızca ekonomik bir sorun değil; doğrudan doğruya bir egemenlik meselesi haline gelmiş bulunmakta...İşte bu noktada MKE’nin varlığı, Türkiye açısından stratejik bir zorunluluktur.Güçlü savunma kapasitesi; barışı korumanın, caydırıcılığı sağlamanın ve ulusal iradeyi özgürce sürdürebilmenin temel araçlarından da biridir.Savunma sanayii, doğru bir anlayışla ele alındığında, aslında barışın da sigortasıdır.Öte yandan MKE gibi kurumlar yalnızca savunma alanında değil; aynı zamanda ekonomik kalkınma açısından da kritik rol oynar.

Yüksek katma değerli üretim, nitelikli istihdam, yan sanayilerin gelişimi ve mühendislik kapasitesinin artması gibi etkiler, bu tür kurumların ülke ekonomisine sağladığı önemli katkılardır.MKE da bunu yapmaktadır!MKE’nin temsil ettiği anlayış, taşıdığı özgörev, ulusal ekonomimiz ve de bağımsızlığımız açısından eşkoşulmaz önemdedir.

Çünkü MKE yalnızca silah ve ekipman üretmez; aynı zamanda bir üretim kültürü üretir.

Disiplin, mühendislik, planlama ve uzun vadeli düşünme gibi değerler, bu Kurumun taşıdığı görünmez ama son derece kıymetli unsurlardır.Nihayet;İmalat-ı Harbiye’den bugüne uzanan bu çizgi bize şunu hatırlatmaktadır:Bir ülkenin gerçek gücü, "satın aldıklarıyla", ithal (adapte) ettikleriyle değil; teknoloji ve bilime, araştırma ve deneyime bağlı olarak özgünce ve özgürce ürettikleriyle ölçülür.Ve MKE bu açıdan bağrımıza basılması gereken bir başyapıttır.

Dr.

R.Bülend Kırmacır.b.kirmaci@gmail.comhttps://x.com/bulendkirmacihttps://www.facebook.com/r.bulendkirmacihttps://rbulendkirmaci.wordpress.com/

İlgili Sitenin Haberleri