Haber Detayı
İsrail-ABD yazışması ifşa oldu: 'İran sonuna kadar savaşacak, protestoların sonuç vermeyeceğini biliyorlar'
Washington ile Tel Aviv arasındaki diplomatik yazışma Tahran'ın sahada kalmaya istekli olduğunun itirafıyla başlıyor. İsrailliler belgede muhaliflerin protestolarının başarı şansı olmadığını ve sert biçimde bastırılacağını söylüyor ancak yine de İranlıların 'hayatını araçsallaştırmaya' oynuyor.
ABD ve İsrail arasındaki gizli diplomatik yazışmalar, Tel Aviv’in tüm saldırılara rağmen İran’ın savaş azmini kıramadığını ve protestoları “katliam” riskine rağmen teşvik etmeyi sürdürdüğünü ifşa etti.
Washington Post (WP) gazetesinin incelediği ABD-İsrail arasındaki yazışma, İran planlarının istendiğini gibi gitmediğini ortaya koydu.
Yazışmada öne çıkan vurgulardan biri, İsrail tarafının İran yönetiminin Devrim Lideri Ali Hamaney suikastına rağmen “çözülmediğinin” itirafı oldu.
Tel Aviv ayrıca tüm baskı ve ağır ABD-İsrail bombardımına rağmen Tahran'ın “sonuna kadar savaşmaya hazır ve istekli” değerlendirmesinde de bulundu.
Söz konusu yazışma, ABD’li yetkililer ile İsrail Ulusal Güvenlik Konseyi, Savunma Bakanlığı ve Dışişleri Bakanlığından üst düzey isimler arasında geçen hafta çarşamba ve perşembe günleri yapılan görüşmelerin özetini içeriyor. 'SERT KARŞILIK GÖRECEKLER' Üst düzey İsrailli yetkililer belgede ABD’li diplomatlara İran’da protestoların yeniden başlaması halinde göstericilerin Tahran yönetiminden sert karşılık göreceğini belirtti.
Belgede, İslam Devrim Muhafızları’nın “güçlü konumda” olduğu ve bu nedenle sokak gösterilerinin bastırılacağı ifade edildi.
Yazışmada bunun bir “katliama” dönüşebileceği iddia edildi.
İsrailli yetkililer bu tabloya rağmen İran’da bir halk ayaklanması umut ettiklerini vurguladı ve böyle bir durumda ABD’nin protestoculara destek vermeye hazır olması gerektiğini dile getirdi.
WP, yazışmanın doğruluğunu ABD Dışişleri Bakanlığından iki yetkiliye teyit ettirdi. 'İRANLILARIN HAYATINI ARAÇSALLAŞTIRIYORLAR' Johns Hopkins Üniversitesinden İran uzmanı Narges Bajoghli, İran halkının İsrail’in niyetlerine uzun süredir şüpheyle yaklaştığını belirterek, yazışmadaki mesajların birçok kişi tarafından “duyarsız ve İranlıların hayatını araçsallaştıran bir yaklaşım” olarak görüleceğini söyledi.
Bacıklı, “Birçok kişi bu değerlendirmeyi ihanet olarak algılayacaktır.” dedi.
Brookings Enstitüsünden İran uzmanı Suzanne Maloney de “İranlı muhalifler şu anda ciddi risk altında.
Durumu daha da tırmandırmak için bir araç hâline getirilmeleri talihsiz olur.” ifadelerini kullandı.
TRUMP İLE NETANYAHU'NUN ÇAĞRILARI İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 28 Şubat'tan beri yaptığı açıklamalarda saldırıların İran'da yönetim değişikliğine neden olmayacağını kabul etmekle beraber bu görevi İranlı muhaliflere bıraktı.
İsrail'in “terör rejimine ağır darbe indireceğini ve İran halkının bu yönetimden kurtulmasının önünü açacağını” iddia etti.
Netanyahu geçen hafta da benzer çağrılarda bulundu.
ABD Başkanı Donald Trump ve diğer yetkililer de belli bir süre önce “rejim değişikliği” amacını hedefler arasından çıkardı.
Ancak Trump muhalifleri yönetimi ele geçirmeye davet etmeye sürdürüyor.
Yine de ABD Başkanı tıpkı WP'nin incelediği yazışmada belirtildiği gibi muhaliflerin savaş sırasında sokağa çıkmaları halinde çok sert karşılık göreceklerini kabul ediyor.
ÇIPLAK GERÇEKLER Ortaya çıkan yazışma iki gerçeği net biçimde ortaya koyuyor: İran yönetimi, ağır saldırılara ve lider kadrosuna yönelik suikastlara rağmen çözülmüş değil ve sonuna kadar savaşmaya kararlı.
Buna karşılık İsrail ve ABD tarafı, protestoların başarı şansı olmadığını ve sert biçimde bastırılacağını bilmesine rağmen İran halkını sokağa çağırmayı sürdürüyor.