Haber Detayı

Trump'tan İran tuzağı: Tüm gözler 1 Nisan'da! Orta Doğu'da gerilim artıyor
Dünya hurriyet.com.tr
18/03/2026 07:23 (4 saat önce)

Trump'tan İran tuzağı: Tüm gözler 1 Nisan'da! Orta Doğu'da gerilim artıyor

Trump’ın alışılmış kriz yönetimi bu kez işe yaramıyor. Sahada işler beklenenden çok daha karmaşık bir hal alırken, dengeleri değiştirecek kritik hamleler masada. Uzmanlar, bu sefer görünenden çok daha derin bir hesaplaşmaya işaret ediyor. Ve herkesin gözü, her şeyi değiştirebilecek o kritik tarihte...

Trump, hem eski hem de yeni başkanlık döneminde çoğu zaman hızlı kararlar alarak ve gerektiğinde geri adım atarak krizleri yönetmeyi tercih etti.

Ancak İran savaşı, bu yaklaşımı tamamen değiştirmiş durumda… Özellikle ekonomik araçlar (örneğin gümrük tarifeleri) kısa sürede uygulanıp geri çekilebilirken, askeri çatışmaların çok daha karmaşık ve öngörülemez dinamiklere sahip olduğu görülüyor.Uzmanlar ise Trump’ın hızlı ve net zafer beklentisinin sahadaki gerçeklerle örtüşmediğine dikkat çekiyor.

Çünkü bu savaşın sonucu yalnızca Washington’un kararlarına bağlı değil; İran’ın askeri ve stratejik hamleleri de belirleyici rol oynuyor.

Gözden Kaçmasın İran doğruladı...

Ali Laricani İsrail saldırısında hayatını kaybetti Haberi görüntüle HÜRMÜZ BOĞAZI VE GERİLİMİ ARTIRMA TUZAĞISavaşın en kritik başlıklarından biri ise Basra Körfezi’ndeki enerji geçiş yolları.

Trump yönetimi, özellikle Hürmüz Boğazı’ndaki petrol akışını güvence altına almaya çalışıyor.

Ancak bu çaba, uzmanların ‘gerilimi artırma tuzağı’ olarak adlandırdığı riskli bir süreci de beraberinde getiriyor.

Peki ama nasıl?Bu senaryoya göre daha güçlü taraf, azalan getiriler karşısında üstünlüğünü kanıtlamak için saldırılarını artırma eğilimine giriyor.

Axios’ta yer alan habere göre, Trump yönetiminden üst düzey bir yetkilinin verdiği demeçte, “İranlıların Hürmüz ile oynaması Trump’ı daha da inatçı hale getirdi” ifadelerini kullanması, bu riskin farkında olunduğunu ortaya koyuyor.İSRAİL FAKTÖRÜ VE NETANYAHU’NUN ETKİSİSavaşın gidişatında Benjamin Netanyahu liderliğindeki İsrail hükümetinin rolü de dikkat çekici.

İsrail’in İran’da rejim değişikliği ve daha geniş çaplı askeri operasyonlar istediği, hatta Lübnan’a yönelik bir işgal seçeneğini değerlendirdiği belirtiliyor.

Zaten Lübnan’a yönelik adımlar bunun mesajını da veriyor.

Özellikle Netanyahu’nun geçmişte İran konusunda Trump’ı kendi politik çizgisine çekme konusunda başarılı olduğu da biliniyor.

Bu durum, ABD’nin savaş stratejisinin İsrail’in hedefleriyle ne ölçüde örtüştüğü sorusunu gündeme getiriyor.

İRAN’IN STRATEJİSİ: CAYDIRICILIK VE DAYANIKLILIKİran cephesi ise savaşın seyrini kendi lehine çevirebilmek için farklı bir strateji izliyor.

Tahran yönetimi, askeri ve ekonomik açıdan zarar verebilme kapasitesini göstererek hem varlığını sürdürmeyi hem de gelecekteki saldırıları caydırmayı hedefliyor.

İranlı yetkililer, savaşın sona ermesi durumunda bunun geçici bir ateşkes değil, kalıcı bir çözüm olduğuna dair güvence verilene kadar füze ve roket saldırılarını sürdürebileceklerini açıkça ifade ediyor.

Fotoğraflar: AP, AFPULUSLARARASI TOPLUMUN ENDİŞESİ! 1 NİSAN KRİTİK GÜNSavaş yalnızca ABD ve İran’ı değil, küresel ekonomiyi de doğrudan etkiliyor.

Diğer ülkeler, özellikle Orta Doğu’daki deniz yolları ve hava sahasının açık kalmasını istiyor.

Petrol ve ticaret akışının kesintiye uğraması, küresel enerji piyasalarında ciddi dalgalanmalara yol açma riski taşıyor.Yine Axios’ta yer alan haberde Trump yönetimi içinde yapılan değerlendirmelere göre savaşın yoğun askeri aşamasının 4 ila 6 hafta sürmesi bekleniyor.

Bu çerçevede 1 Nisan, yani savaşın 33. günü, kritik bir dönüm noktası olarak görülüyor.

Gözden Kaçmasın İsrail’den Lübnan’ı yutma harekâtı! 40 km alanda tahliye emri verdiler Haberi görüntüle Ancak Washington ve diğer dünya başkentlerinde çok daha uzun süreli bir kriz beklentisi hâkim.

Diplomatik kaynaklara göre çatışmalar düşük yoğunluklu bir savaşa dönüşse bile eylül ayına kadar devam edebilir.

İsrail yetkilileri de gazetecilere yaptıkları açıklamada, İran’daki binlerce hedefe yönelik saldırıların en az üç hafta daha süreceğini bildirdi.

TRUMP: “İRAN’I YERLE BİR ETTİK”Trump, Financial Times ile yaptığı telefon görüşmesinde ise savaşın gidişatına ilişkin oldukça iddialı açıklamalarda bulundu.

Başkan, “İran’ı esasen yerle bir ettik...

Donanmaları, uçaksavarları, hava kuvvetleri yok, her şeyleri gitti” ifadelerini kullandı.

Trump’a göre İran’ın elinde kalan tek seçenek, denizlere mayın döşeyerek sınırlı düzeyde sorun yaratmak.

Ancak Trump yönetimi, bunun bile daha büyük krizlere yol açabileceğini kabul ediyor.Beyaz Saray cephesi ise operasyonun spontane bir karar olmadığını savunuyor.

Beyaz Saray Sözcüsü Anna Kelly, bu savaşın aylar süren titiz bir planlama sonucu hayata geçirildiğini ve Trump’a birçok seçenek sunulduğunu belirtti.

Kelly, Trump’ın nihai kararı verirken üst düzey yetkililerin görüşlerini dikkate aldığını da vurguladı.

SAVAŞIN PERDE ARKASI!

GERİ ÇEKİLME SEÇENEĞİ VE RİSKLERABD’ye yakın pek çok haber sitesindeki köşe yazılarında Trump’ın kısa sürede geri çekilme kararı alabileceği ifade ediliyor.

Ancak bu senaryoda bile riskler ortadan kalkmış değil.

İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapalı tutması durumunda petrol fiyatlarının hızla yükselmesi ve ABD’nin yeniden müdahale etmek zorunda kalması olasılığı bulunuyor.

Savaşın perde arkasında ise farklı bir tablo çiziliyor.

Axios’taki haberde Trump’ın yakın çevresinde bazı yetkililerin İran’a yönelik saldırı kararından dolayı rahatsızlık duyduğu ve bunu “pişmanlık” olarak nitelendirdiği belirtiliyor.

Yönetime yakın bir kaynak ise bazı üst düzey isimlerin operasyon konusunda isteksiz olduğunu veya daha fazla zaman talep ettiğini aktardı.Ancak Trump’ın sonunda “Sadece yapmak istiyorum” diyerek süreci hızlandırdığı ifade ediliyor.

Aynı kaynak, Trump’ın İran’daki rejimi kara birlikleri göndermeden devirebileceğine yönelik beklentisinin abartılı olduğunu savundu.

KRİTİK SORU: ‘ZAFER’ NASIL TANIMLANACAK?Savaşın şu aşamasına kadar en büyük soru, Trump’ın ‘zaferi’ nasıl tanımlayacağı.

Başkanın hızlı bir başarı ilan ederek süreci sonlandırma ihtimali konuşulsa da bunun ne kadar ikna edici olacağı belirsizliğini koruyor.

Diplomatik kaynaklara göre ABD ile İran arasında kalıcı bir anlaşma yapılmasını sağlayacak net iletişim kanalları da henüz oluşturulmuş değil.

Trump ise Truth Social platformunda yaptığı açıklamada, İran’ın “Tamamen yenildiğini ve bir anlaşma istediğini, ancak benim kabul edeceğim bir anlaşma istemediğini” ifade etti.Axios’taki “Behind the Curtain: Trump's escalation trap” başlıklı haberden faydalanılmıştır.Haber İçi Banner

İlgili Sitenin Haberleri