Haber Detayı

Karanlığın başlangıcı
Güncel takvim.com.tr
18/03/2026 07:01 (7 saat önce)

Karanlığın başlangıcı

Dünyadaki tüm gerilim ve savaşların ardında Haçlı-Siyonist ittifakı var. Tahrif edilmiş veya insan eliyle değiştirilmiş inançlar üzerinden paraya, enerji kaynaklarına ulaşma ve bunu Siyonist şirketlere peşkeş ederek ülkeleri dizayn savaşına tanıklık ediyoruz. İran saldırılarına bir savaştan çok bir…

Dünyadaki tüm gerilim ve savaşların ardında Haçlı-Siyonist ittifakı var.

Tahrif edilmiş veya insan eliyle değiştirilmiş inançlar üzerinden paraya, enerji kaynaklarına ulaşma ve bunu Siyonist şirketlere peşkeş ederek ülkeleri dizayn savaşına tanıklık ediyoruz.

İran saldırılarına bir savaştan çok bir tatbikat demek daha doğru olur.

Ortadoğu laboratuvarında Amerika ve Çin hatta Rusya yeni silahlarını, yeni savunma ve saldırı sistemlerini test ediyor.

İran gibi bir ülkenin kalkıp Amerikan uçak gemisini füzeyle vurması mümkün değil.

Ancak bu gerçekleşti.

Hasar küçük olsa da bunun şok dalgası Washington ve Pentagon'da çok büyük oldu.

Zira İran, Çinli mühendislerin ve askerlerin hem yardımı hem de yönlendirmesi ile, Pekin menşeli radar sistemlerini ve Çin'den gelen katı yakıt yüklü füzeleri ateşleyerek bir Amerikan gemisinin uzaktan çok rahat vurulabileceğini gösterdi.

ABD bu saldırıyı 'Gemimizde yangın çıktı' diye geçiştirmeye çalışsa da karizmayı çok fena çizdiler.

Hem körfezdeki üsleri yerle bir oluyor, petrol taşıyan Amerikan tankerleri vurulup alev alev yanıyor hem de üzerine savaş gemileri de füzeyle vuruluyordu.

Karizmayı çizenlere ileride Pasifikte yaşanacak muhtemel Çin Savaşı'nda düşmanın gücünün tehlikeli olduğu mesajı Pekin'den Washington'a İran üzerinden füzelerle veriliyordu.

Çinli askeri ve siyasi yetkililerden de 'Bu süreçte ABD'nin elindeki silahların korkulacak düzeyde olmadığını gördük' açıklamaları geliyordu.

Rusya da Ukrayna üzerinde her gün yeni silahlar deneyerek tatbikat yapıyor, geleceğe hazırlanıyordu.

Artık kara savaşları veya tanklarla işgal döneminin bittiğini bu füze ve SİHA saldırıları ile daha iyi anlıyorduk.

İran üzerindeki tatbikatın dünyada pek çok ülkeye muazzam dersler verdiği muhakkaktı.

Körfez ülkeleri dahi, Amerikan şemsiyesinin artık yeterli ve güvenli olmadığını her gün füzelerle vurulmayla görüyor ve gelecek korkusuna kapılıyordu.

Uzun vadede bunun dönüşümleri onları tek bir kapıya çıkaracaktı.

Güveli liman sadece ve sadece Türkiye'ydi onlar için.

Ortadoğu'daki son yangın bunu gösteriyordu.

Çünkü bölgedeki en güçlü ve güvenilir ülke Türkiye'ydi.

İran'ı vuran İsrail'den çok sayıda siyasinin ve askerin 'Bizim için Türkiye İran'dan daha büyük tehdit' açıklamaları boşuna değildi.

İsrail İstihbaratı Suriye'den başlayıp, Katar'a oradan Suudi Arabistan'a geçen ve Pakistan'a uzanıp, yakın bir gelecekte Endonezya ve Malezya'yı da içine alacak bir yelpazeyi devlet kurumlarına rapor ediyordu.

Bunun içine Azerbaycan ve Türk Cumhuriyetleri de dahil ediliyor, Libya ve Mısır'la kurulan ilişkilerle MERKEZ Ankara'nın Tel-Aviv'i yutmaya hazırlanan bir canavara dönüştüğü belirtiliyordu o raporda.

Daha da ileri gidip 'Türkler Akkuyu nükleer santralinde nükleer atıkları askeri alana kaydıracaklar.

Hem nükleer silahlara ulaşıyorlar hem de buna sahip Pakistan ile askeri ortaklık kuruyorlar.

Afrika'da çöllerde askeri denemeler yapıyorlar.

Milgem projesiyle denizaltılar üretiyorlar.

Bu denizaltılar sıradan değil.

Aylarca denizin içinde uyuyabiliyor ve kimse fark etmiyor.

Nükleer ile çalışıyor.

Bunlara nükleer silahlar yüklemek de mümkün.

Türkler uzak sularda büyük operasyonlara hazırlanıyorlar.' diye ağlayarak hükümeti uyarıyorlar.

Türkiye bugüne kadar sabırla yol aldı.

Savunma sanayiine muazzam silahlar kattı.

Bunları Suriye'de, Libya'da, Karabağ'da hem test etti hem de görücüye çıkardı.

Şimdi bu güce yepyeni henüz açıklanmayan silahlar da ekleniyor.

Bazıları fitne ateşiyle bölgemizi yangın yerine çevirmeye çalışsa da Ankara devlet aklıyla hareket ediyor.

Yarınlara çok güçlü bir şekilde hazırlanıyor.

Türkiye'nin sabrını ölçmek isteyenler provokasyona yelteniyor.

İran'dan gelen füzelere bu açıdan bakmamız gerekiyor.

İran'da Cumhurbaşkanlığı yapmış bir kişinin 'İsrail'le mücadele adına kurduğumuz istihbarat örgütünün başına koyduğumuz general İsrail ajanı çıktı' diyorsa, o İran'da daha kaç Mossad ajanı general var ki bilir?

Türkiye'nin ayak seslerini ve nefesini ensesinde hisseden İsrail o yüzden Siyonist genleriyle her türlü sinsi oyunu sahneye sokacak ve provokasyona elverişli elemanlarını sonuna kadar kullanacaktır.

Ne yaparlarsa yapsınlar, Ortadoğu'daki tüm fitnelerden ve kaoslardan güçlenerek çıkan ve daha da büyüyen tek ülke Türkiye olmuştur.

Son kriz İran'ı zayıflatsa da İsrail ve ABD'yi de vurmuştur.

Saldırıların sona erdiği anda karışacak birinci ülke İsrail'in kendisidir.

İç savaş potansiyelini her daim taşıyan ABD'de ise İsrail ve 'Neden kullanılıyoruz' öfkesi tavan yapmıştır.

Yarın, bugünün saldırganları için karanlığın başlangıcıdır.

İlgili Sitenin Haberleri