Haber Detayı

Rusya ABD'yi uyarıyor: Altın Kubbe karşılıklı imha garantisinin sonu olabilir
Dünya aydinlik.com.tr
17/03/2026 17:10 (6 saat önce)

Rusya ABD'yi uyarıyor: Altın Kubbe karşılıklı imha garantisinin sonu olabilir

Rus Dışişleri Bakanı Lavrov, Trump'ın 3,6 trilyon dolarlık Altın Kubbe projesinin küresel nükleer dengeyi bozacağını ve uluslararası stratejik mimariyi çökertebileceğini vurguladı. Nükleer anlaşmaların sona erdiği belirsizlik ortamı dünyayı yeni bir 'Yıldız Savaşları' dönemine mi hazırlıyor?

Rusya’ya göre ABD’nin “Altın Kubbe” planı, küresel güvenlik mimarisini ve nükleer dengeyi temelinden sarsıyor.

Rus Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, ABD Başkanı Donald Trump’ın çok katmanlı Altın Kubbe füze savunma sistemi kurma planını eleştirdi.

Lavrov, sistemin mevcut nükleer ve uzay güvenliği mimarisini zayıflatma riski taşıdığını söyledi.

Lavrov, pazartesi günü Moskova’da düzenlenen Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Konferansı’na gönderdiği video mesajında Washington’un girişimlerinin doğurabileceği risklere şöyle dikkat çekti: “ABD ve müttefiklerinin yıkıcı eylemleri sonucunda uzayın askerîleştirilmesi ve bir çatışma alanına dönüşmesi riskleri belirgin biçimde artıyor.

Altın Kubbe programının 2028’de faaliyete geçirilmesi planlanıyor ve bu snükleer istikrar için ciddi bir tehdit oluşturuyor.” 3,6 TRİLYON DOLARA MAL OLABİLİR Trump yönetimi tarafından Ocak 2025’te duyurulan proje, ABD’nin “eş düzey, yakın eş düzey ve haydut” olarak tanımladığı rakiplerden gelebilecek balistik, hipersonik ve seyir füzelerine karşı katmanlı bir savunma kalkanı kurmayı hedefliyor.

Sistem, füzeleri fırlatıldıktan birkaç dakika sonra yani itki aşamasında vurmayı amaçlayan uzay tabanlı önleyicilere dayanıyor.

Beyaz Saray projenin maliyetini 175 milyar dolar olarak açıklasa da gerçekçi tahminler toplam harcamanın 20 yıl içinde 500 milyar dolardan 3,6 trilyon dolara kadar çıkabileceğine işaret ediyor.

NEDEN NÜKLEER DENGEYİ BALTALIYOR?

Lavrov’un sözleri, Mayıs 2025’te Rusya ile Çin’in Altın Kubbe’nin nükleer dengeleri bozabileceğini savunduğu uyarıyı da hatırlattı.

Buna göre ABD bu çapta bir füze savunma sistemi kurarsa teorik olarak önce karşı tarafın nükleer kapasitesinin büyük bölümünü vurabilir, ardından hayatta kalan sınırlı sayıdaki misilleme füzesini de savunma kalkanıyla durdurabilir.

Moskova ve Pekin’e göre bu durum, nükleer caydırıcılığın temelini oluşturan “karşılıklı imha garantisi” ilkesini zayıflatma riski taşıyor.

Bu ifade nükleer caydırıcılığın temelini oluşturuyor: Bir taraf saldırırsa diğer tarafın misilleme kapasitesi nedeniyle her iki taraf da yok olur.

Bu nedenle iki taraf da saldırmaktan çekinir ve sonuçta yıkıcı bir denge yaratılır.

NÜKLEER DENETİMSİZLİK DÖNEMİ Tüm bu gelişmeler, iki ülke arasındaki son nükleer silahları sınırlandırma anlaşması olan Yeni START'ın süresinin dolduğu bir ortamda yaşanıyor.

Washington, anlaşma bitmeden önce şubat ayında Moskova’dan gelen yenileme tekliflerine sessiz kaldı.

ABD bu süreçte ikili nükleer dengeyi üçlüye çevirerek Çin’i de masaya davet etti.

Pekin ise nükleer silah stokunun ABD ve Rusya ile kıyaslanamayacak kadar sınırlı olduğunu vurgulayıp Amerikan önerilerini reddediyor.

Dünyadaki nükleer başlıkların yüzde 90’ı ise Rusya ve ABD’ye ait.

GEÇMİŞTEN BİR ÖRNEK: 'YILDIZ SAVAŞLARI' Öte yandan bazı uzmanlar Altın Kubbe projesinin uygulanabilirliği konusunda ciddi şüpheler dile getiriyor.

Altın Kubbe’nin başarısı, son derece dar bir zaman penceresinde hedefleri vurabilecek uzay tabanlı önleyicilere ve bunun için gerekli gelişmiş sensör ağı ile yapay zekâ teknolojilerindeki büyük sıçramalara bağlı.

Altın Kubbe projesi, eski ABD Başkanı Ronald Reagan’ın 1983’te başlattığı ve “Yıldız Savaşları” olarak bilinen Stratejik Savunma Girişimi’ni de andırıyor.

Uzay tabanlı önleyicilere dayanan bu program, yaklaşık 50 milyar dolarlık harcamanın ardından on yıl sonra rafa kaldırılmış, yüksek maliyetler ve aşılamayan teknolojik engeller nedeniyle yörüngeye hiçbir silah sistemi yerleştirilememişti.

Sovyetler Birliği o dönemde projeyi bir ilk vuruş aracı olarak nitelendirmiş ve buna karşılık uzay savunma programını hızlandırmıştı.

Bu hamle ise zaten zorlanan Sovyet ekonomisi üzerinde ek bir yük oluşturmuştu.

İlgili Sitenin Haberleri