Haber Detayı

İlber Ortaylı'nın İzmir rotası! Bir tarihçinin gözünden "kesinlikle görülmeli" denilen o 2 yer
İzmir yeniasir.com.tr
17/03/2026 13:35 (1 saat önce)

İlber Ortaylı'nın İzmir rotası! Bir tarihçinin gözünden "kesinlikle görülmeli" denilen o 2 yer

Tarihçi ve yazar Prof. Dr. İlber Ortaylı tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. Ortaylı’nın İzmir’de ’kesinlikle görülmeli’ dediği yerler gündemde yerini aldı. İşte ünlü tarihçinin İzmir için tavsiyede bulunduğu o yerler…

İlber Ortaylı'nın tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybettiği yönündeki haberlerin ardından, ünlü tarihçinin İzmir'e dair önerileri yeniden gündeme geldi.

Yıllar boyunca tarih ve kültür üzerine yaptığı değerlendirmelerle geniş kitlelere ulaşan Ortaylı'nın, özellikle İzmir için 'mutlaka görülmeli' dediği yerler yeniden hatırlanmaya başlandı.

İşte o yerler...

BİRGİ ÇAKIRAĞA KONAĞI Birgi Çakırağa Konağı, Birgi Çakırağa Konağu, Ege Bölgesi'nde Osmanlı sivil mimarisinin nadide örneklerinden biri olarak öne çıkar. 18. yüzyılın sonlarında Birgili tüccar Çakıroğlu Şerif Ali Ağa tarafından inşa edilen üç katlı bu konak, döneminin zenginliğini ve estetik anlayışını yansıtan mimari detaylarla süslenmiştir.

Konağın iç mekanında yer alan özgün kalem işleri, ahşap işçiliği ve taş işçiliği, Osmanlı döneminin konak kültürünü gözler önüne sererken ziyaretçilere adeta zamanda bir yolculuk imkânı sunar.

Konak, özellikle sunduğu İstanbul ve İzmir panoramaları ile de ünlüdür; yüksek konumundan çevredeki yeşil doğayı ve kasabanın huzurlu manzaralarını izlemek mümkündür.

İç ve dış cephelerdeki özenli süslemeler, renkli motifler ve geleneksel ahşap işçiliği, Birgi Çakırağa Konağı'nı hem fotoğrafçıların hem de tarih ve kültür meraklılarının ilgisini çeken bir mekân haline getirir.

Bu özellikleriyle konak, sadece bir tarihi yapı değil, aynı zamanda Ege'nin kültürel ve estetik mirasının canlı bir temsilcisidir.

PERGAMON BÜYÜK SUNAĞI Pergamon Büyük Sunağı, bugün Pergamon Museum içerisinde kısmen eksik parçalarla sergilenmesine rağmen, görkemi ve sanatsal etkisiyle dünya sanat tarihinde özel bir yer edinmiştir.

Helenistik dönemin en çarpıcı eserlerinden biri olan bu anıtsal yapı, özellikle kabartmalarıyla dikkat çeker ve modern sanat tarihine dair pek çok yayında güçlü bir referans olarak karşımıza çıkar.

Buna karşın, antik kaynaklarda sunağa dair ayrıntılı anlatımların oldukça sınırlı olması dikkat çekicidir.

Bu sessizlik içinde en dikkat çeken ifadelerden biri, Vahiy Kitabı içerisinde yer alır.

Hristiyan geleneğinde önemli bir figür olan Aziz Yuhanna, Pergamon'dan söz ederken burayı 'Şeytanın tahtının bulunduğu yer' olarak tanımlar.

Bu ifade, sunağın tarihsel ve dini yorumlarında yüzyıllardır tartışılan güçlü bir sembol haline gelmiştir.

Pergamon Sunağı'nın bu şekilde adlandırılmasının nedeni, yalnızca yazılı metinlerle sınırlı değildir.

Yapının mimari formu uzaktan bakıldığında bir tahtı andırırken, üzerindeki kabartmalarda tanrılar ile yeraltı güçleri arasındaki büyük mücadele sahneleri tasvir edilir.

Bu dramatik anlatım, özellikle erken Hristiyan bakış açısıyla birleştiğinde, sunağın 'karanlık güçlerle' ilişkilendirilmesine zemin hazırlamış ve ona mistik bir anlam yüklenmesine neden olmuştur.

İlgili Sitenin Haberleri