Haber Detayı
Wall Street Journal yazdı: 'İran'ın yürüttüğü asimetrik savaş...'
ABD ve İsrail sahada üstünlük kurarken, İran savaşın yönünü değiştirdi. Wall Street Journal’a göre Tahran, Hürmüz Boğazı üzerinden petrol akışını keserek Washington’u askeri değil ekonomik bir yıpratma savaşına çekmekte oldukça başarılı bir performans sergiledi.
Wall Street Journal’ın analizine göre, Basra Körfezi ’ndeki savaş ikinci haftasında asimetrik bir çatışmaya dönüştü.
Haberde, ABD ve İsrail’in askeri üstünlüğüne rağmen İran’ın farklı bir strateji izlediği vurgulandı: ABD ve İsrail’in eşsiz konvansiyonel askeri gücüne karşı, İran küresel ekonomiyi hedef alan gerilla tarzı bir savaş yürütüyor.
Makalede, Tahran yönetiminin amacı açık bir şekilde tanımlandı: Hürmüz Boğazı üzerinden petrol akışını keserek küresel sistemi sarsmak.
ABD VE İSRAİL SONUCU BELİRLEYEMİYOR WSJ’ye göre, ABD ve İsrail, savaşın ilk günlerinde İran’ın hava sahasını kontrol altına aldı ve binlerce hava saldırısıyla askeri kapasiteyi ciddi ölçüde zayıflattı.
Ancak tarih, en güçlü orduların bile kararlı rakipler karşısında zorlanabileceğini gösteriyor.
Habere göre İran; dronlar, deniz mayınları, kısa menzilli füzeler, küçük sürat tekneleri gibi, ABD’ye kıyasla çok daha basit silahlarla Hürmüz Boğazı üzerinde fiili kontrol kurdu ve bu araçlarla, küresel enerji akışını tehdit etmeyi başardı.
WSJ'ye göre İran’ın amacı, ABD’yi ekonomik bir yıpratma savaşına çekmek ve müttefiklerine küresel ölçekte zarar vermek.
Bu çerçevede, savaşın başlamasından bu yana İran’ın, en az 16 ticari gemiyi hedef aldığı ve ülkesinin temel ihraç kalemi olan petrol fiyatlarını 100 doların üzerine çıkarmayı başardığı belirtildi.
Ayrıca birçok denizcilik şirketinin risk almamak için boğazdan geçişleri durdurduğu aktarıldı.
DONANMA İÇİN 'ÖLÜM TUZAĞI...' WSJ’ye göre ABD, boğaza savaş gemisi göndermekte temkinli davranıyor.
Boğazın en dar noktası yalnızca 34 kilometre civarında ve bu durum büyük savaş gemilerini savunmasız bırakıyor.
Makalede, ABD’li bir deniz subayının uyarısı şu şekilde aktarılıyor: İran’ın dronları ve gemisavar füzeleri bu bölgeyi Amerikan askerleri için bir ‘ölüm tuzağına’ çevirebilir.
ABD Başkanı Donald Trump , İran’a baskıyı artırmak için Harg Adası ’ndaki hedefleri vurduklarını, tankerlere askeri eskort sağlanacağını ve müttefiklerin de operasyona katılması gerektiğini açıkladı.
Trump’ın amacı, İran’ı boğazı yeniden açmaya zorlamaktı.
Ancak müttefikler bu talebine karşılık bulamadı.
SAVAŞ NE ZAMAN BİTECEK?
ABD’li emekli Amiral James Stavridis , savaşın seyrine ilişkin kritik bir uyarıda bulundu: “Bir tarafın savaşın bittiğini ilan etmesi, gerçeği değiştirmez.
Savaşın ne zaman biteceğine düşman da karar verir.” Bu değerlendirme, sahadaki askeri başarıya rağmen savaşın kontrolünün tam olarak Washington’da olmadığını ortaya koyuyor.
WSJ’ye göre ABD ve İsrail’in yoğun bombardımanına rağmen, rejimin çökmesi yönündeki beklentiler gerçekleşmedi.
Brookings Enstitüsü ’nden Michael O’Hanlon ’un şu sözleri aktarıldı: “Sadece hava saldırılarıyla rejimin çökeceğini düşünmek aşırı iyimser, hatta hayalciydi.” GİDEREK KÖŞEYE SIKIŞIYOR Analize göre savaşın beklenmeyen sonuçları da ortaya çıkıyor.
ABD, petrol fiyatlarını düşürmek için Rus petrolüne yönelik yaptırımları gevşetmek zorunda kaldı.
Bu durum Vladimir Putin ’in, Ukrayna savaşını finanse etmesine katkı sağlayabilir.
Çin ise bütün bunlar olurken ABD’nin askeri kapasitesini ve stratejisini gözlemleme fırsatı elde ediyor.
Öte yandan, ABD içinde siyasi baskı artıyor.
Kasım ayındaki ara seçimler yaklaşırken; bir taraftan artan yakıt ve tüketim fiyatları, diğer taraftan uzayan savaşın maliyeti kamuoyunda artan endişe yaratıyor ve Trump yönetimi üzerinde baskı oluşturuyor.
WSJ’ye göre seçmenler, uzun sürecek bir savaşa giderek daha temkinli yaklaşıyor .
İRAN'IN EN BÜYÜK KOZU Analize göre, savaş süresince İran’ın en etkili kozunun askeri değil ekonomik olduğu ortaya çıktı.
Bu durum ise şu sözlerle ifade edildi: İran’ın tankerleri hedef alması, sahip olduğu en büyük kaldıraç.
ABD’nin Hürmüz Boğazı ’nı güvenli hale getirmesi için ise tek başına yeterli kapasiteye sahip olmadığı ve Avrupa gibi müttefiklerin desteğine ihtiyaç duyduğu vurgulandı.
Ancak Batılı müttefiklerin, tam destek vermek yerine bağımsız hareket etmeyi tercih edebileceğinin altı çizildi.
Genel tabloya göre, ABD ve İsrail askeri olarak üstün, İran ekonomik cephede etkili ve savaşın sonucu hâlâ belirsiz.