Haber Detayı
Japonlar 5000 yıllık alışkanlığı
Japonların uzun yaşam sırrı aslında oldukça basit bir alışkanlığa dayanıyor. “Hara hachi bu” olarak bilinen bu kadim sofra felsefesi, yüzyıllardır uygulanıyor. Tek bir kurala dayanıyor tıka basa doymadan, doğru anda yemeyi bırakmak.
Hem kilo kontrolünü desteklediği hem de sağlıklı yaşlanmanın kapısını araladığı belirtilen bu yöntem, katı diyetlerin aksine zorlayıcı kurallar içermiyor.
Uzmanlara göre '%80 tokluk' olarak özetlenen bu yaklaşım, modern dünyada giderek daha fazla ilgi görüyor.
Peki 'hara hachi bu' sofra felsefesi nasıl uygulanır?
İşte 7 adımı...
JAPONLARIN UZUN YAŞAM SIRRI: '%80 TOKLUK' FELSEFESİ Yüzyıllardır Japonya'da uygulanan ve 'hara hachi bu' olarak bilinen beslenme felsefesi, modern dünyada yeniden ilgi görüyor.
Temel prensibi oldukça basit: Tıka basa doymadan, yaklaşık yüzde 80 tok hissedildiğinde yemeyi bırakmak.
Ancak uzmanlara göre bu yaklaşım, yalnızca porsiyon kontrolünden ibaret değil aynı zamanda farkındalık, ölçülülük ve yemekle sağlıklı bir ilişki kurmayı da içeriyor.
KÖKLÜ BİR FELSEFE Japonya'nın uzun ömürlü nüfusuyla bilinen bölgelerinde yaygın olan bu yaklaşım, Konfüçyüs öğretisine dayanıyor.
Hara hachi bu, bireylerin tamamen doyana kadar yemesini değil, vücudun tokluk sinyallerini erken fark ederek yemeyi bırakmasını öneriyor.
Uzmanlara göre bu yöntem katı bir diyet değil aksine, yemek sırasında bilinçli olmayı ve bedenin verdiği sinyalleri anlamayı teşvik eden bir yaşam tarzı.
BİLİM NE DİYOR?
Hara hachi bu üzerine doğrudan yapılan çalışmalar sınırlı olsa da, bu alışkanlığın yaygın olduğu topluluklar üzerine yapılan araştırmalar dikkat çekici sonuçlar ortaya koyuyor.
Bu yaşam tarzını benimseyen bireylerin: ◾Günlük daha az kalori tükettiği ◾Zaman içinde daha az kilo aldığı ◾Daha düşük vücut kitle indeksine sahip olduğu gözlemleniyor.
Ayrıca özellikle erkeklerde daha fazla sebze tüketimi ve daha dengeli beslenme alışkanlıklarıyla ilişkilendiriliyor.
SADECE KİLO DEĞİL YAŞAM KALİTESİ Uzmanlar, bu yaklaşımın faydalarının kilo kontrolünün ötesine geçtiğini belirtiyor.
Hara hachi bu: ◾Duygusal yeme davranışını azaltabilir ◾Daha sürdürülebilir beslenme alışkanlıkları kazandırabilir ◾Uzun vadede sağlıklı yaşamı destekleyebilir Ayrıca modern yaşamın önemli sorunlarından biri olan 'dikkatsiz yeme' alışkanlığına da çözüm sunuyor.
Araştırmalar, insanların yaklaşık yüzde 70'inin yemek yerken ekran kullandığını ve bunun daha fazla kalori alımıyla bağlantılı olduğunu gösteriyor.
YEMEKLE BAĞLANTIYI YENİDEN KURMAK Diyetisyenlere göre günümüzde insanlar yemek hakkında çok konuşsa da, çoğu zaman gerçekten yemeğin tadını çıkarmıyor.
Hara hachi bu ise yemeğe odaklanmayı, tadını almayı ve deneyimi hissetmeyi teşvik ediyor.
Bu yaklaşım: ◾Sindirimi destekliyor ◾Daha sağlıklı seçimler yapmayı kolaylaştırıyor ◾Bedenle yeniden bağ kurmaya yardımcı oluyor HARA HACHİ BU NASIL UYGULANIR? 1.
Açlığınızı sorgulayın Gerçekten aç mısınız, yoksa stres veya sıkıntı mı sizi yemeğe yönlendiriyor? 2.
Dikkat dağıtıcıları kaldırın Yemek sırasında ekranlardan uzak durun. 3.
Yavaş yiyin Her lokmanın tadını çıkararak yemek, tokluk sinyallerini fark etmeyi kolaylaştırır. 4. 'Rahat tok' hissini hedefleyin Amaç tıka basa doymak değil, hafif tok ve rahat hissetmektir. 5.
Yemekleri paylaşın Sosyal bağlar, yemek deneyimini daha anlamlı hale getirir. 6.
Besin kalitesine dikkat edin Vitamin, mineral ve lif açısından zengin gıdalar tercih edin. 7.
Kendinize karşı anlayışlı olun Mükemmel beslenme hedefi yerine dengeyi benimseyin.
KISITLAMA DEĞİL DENGE Uzmanlar, bu yaklaşımın 'daha az yemek' anlamına gelmediğinin altını çiziyor.
Hara hachi bu, kısıtlayıcı diyetlerden farklı olarak ölçülülüğü ve bedenle uyumlu beslenmeyi esas alıyor.
Ancak bu yöntem herkes için uygun olmayabilir.
Özellikle sporcular, çocuklar, yaşlılar ve bazı hastalıklara sahip bireylerin daha farklı beslenme ihtiyaçları bulunabilir.
ZAMANSIZ BİR SAĞLIK YAKLAŞIMI Basit bir '%80 tok ol' kuralı gibi görünse de, hara hachi bu aslında çok daha derin bir yaşam felsefesini temsil ediyor.
Temelinde bedeni dinlemek, aşırıya kaçmadan beslenmek ve yiyeceğe değer vermek yatıyor. (The Conversation, Scitech Daily, Takvim Foto Arşiv)