Haber Detayı
Finansmanda alternatif arayışı leasinge yansıdı
Finansal kiralama sektörü 2025 yılında yatırım finansmanında önemli bir alternatif olarak öne çıktı. Bu dönemde sektörün işlem hacmi yüzde 69,6 artışla 309 milyar liraya, aktif büyüklük ise yüzde 60,3 yükselişle 536 milyar liraya çıktı. 2026 yılında da sektörün dengeli büyümesini sürdürmesi bekleniyor.
Hüseyin VATANSEVERFinansal kiralama ya da leasing, yatırım mallarının edinilmesinde kullanılan kredili satın alma yöntemi olarak tanımlanıyor.
Bu kapsamda malın mülkiyeti finansal kiralama sözleşmesi sona erene kadar kiralayan şirkette kalırken, kiracı ise maldan her türlü faydayı sağlama hakkını elde ediyor.
Finansal kiralama sözleşmesinin süresi taraflarca serbest şekilde belirlenebiliyorken, yatırımların finansmanının merkezde olduğu düşünüldüğünde finansal kiralama genellikle uzun vadede yararlanılan bir model oluyor.
Taşınır ya da taşınmaz malların birçoğu finansal kiralamaya konu olabilirken yazılım paketleri gibi yatırım unsurlarını bu yöntemle elde etmek mümkün.Orta ve uzun vadeli yatırım kredisi olarak da değerlendirilebilecek finansal kiralama ile üretim makinelerinin geniş bir kısmında leasing işlemine özel olarak KDV oranı yüzde 1 olması kiralama yapan şirkete ayrıca avantaj sunar.
Ayrıca finansal kiralama şirketi malın sahibi konumuyla satın alma işlemlerini kendi adına yürüterek kiralama yapan şirkete kolaylık sağlar.
Bu kapsamda satıcı ile sözleşme düzenlenmesi, ithalat işlemlerinin takibi, ürünün nakliyesi, sigorta işlemleri ve diğer izinler finansal kiralama şirketi tarafından gerçekleştirildiği için kiralama yapan şirket, iş yükünden kurtularak kendi operasyonuna odaklanabilir.
Varlığa dayalı finansal yöntemi olması sebebiyle finansal kiralama, kiralanan mülkiyeti leasing şirketine ait olduğu için aynı zamanda verilen krediye teminat oluşturur.
Yine finansal kiralamanın varlığa dayalı bir finansman yöntemi olması sayesinde kredinin kullanım alanı ve sözleşme konusu malın kiralayan yatırımcıya katkısı öngörülebilir olduğundan kredinin tahsis edilme süreci banka kredilerine kıyasla daha hızlı oluyor.İşlem hacmi 2025’te 309 milyar liraya ulaştı Küresel boyutta yaşanan gelişmeler ve bunlara bağlı olarak oluşan belirsizlikler, 2025 yılında yatırım ortamını etkiledi.
Pek çok sektörde yatırımın finansmanı ve yatırımcının finansal kaynaklara erişimi en önemli konu olarak gündeme yer edindi.
Türkiye’de ise bu koşullar altında finansal kiralama sektörü, banka dışı finans sisteminin büyümesini destekleyen stratejik bir alan hâline geldi.
Özellikle reel sektör yatırımlarını destekleyen finansal kiralama, özellikle KOBİ’lerin finansmana erişimini sağlayan bir alternatif olarak öne çıktı.
Ayrıca 2025 yılı itibarıyla işlem hacmi ve aktif büyüklüğünde güçlü artışlar görülmesi, sektörün finansal sistem içindeki öneminin giderek arttığına işaret ediyor.
Finansal Kurumlar Birliği (FKB) tarafından açıklanan 2025 yılına ilişkin konsolide verilere göre birliğin temsil ettiği finansal kiralama, faktoring, finansman, varlık yönetim ve tasarruf finansman beş sektörde işlem hacmi 3,8 trilyon liraya ulaştı.
Bununla birlikte 2025 yılında finansal kiralama sektörü, yüzde 69,6 oranında artış kaydederek 309 milyar lira işlem hacmine ulaştı.
Ayrıca finansal kiralama tarafında söz konusu dönemde yüzde 60,3 oranında artışla ulaşılan 536 milyar lira aktif büyüklük de sektörün üretim yatırımlarının finansmanında güçlü konumunu koruduğunun göstergesi oldu.
Hâlihazırda devam eden jeostratejik gelişmeler, 2026 yılında da finansal kiralama modelinin firmalar için önemini koruyacağını gösteriyor.Sürdürülebilirlik yatırımları ile yeşil leasing gündemde Finansal kiralama sektörünün yakın gelecekte gündemine gelmesi beklenen yatırım odaklı büyüme stratejileri arasında yeşil finansman ve teknolojik dönüşüm projelerinin geniş yer tutacağı öngörülüyor.
Bir diğer deyişle leasing sektörünün gelişiminde ikiz dönüşümün belirleyici olacağını söylemek mümkün.
Bununla birlikte yeşil enerji dönüşümü yatırımları da enerji şirketlerinin yanı sıra kendi enerjisini üretecek şirketler için yakın gelecekte finansal kiralama alanında yer edinmesi bekleniyor.
Küresel finansal kiralama sektöründe görülen yeşil leasing eğilimleri aracılığıyla elektrikli araçlar ve yenilenebilir enerji ekipmanlarına yönelik yeşil kiralama girişimleri ile çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) hedefleri doğrultusunda sürdürülebilirlik yatırımlarının da gelişme göstereceği tahmin ediliyor.Türkiye’nin finansal kiralama sektörü, son yıllarda yapısal bir dönüşüm sürecine girdi.
Son yıllarda dijitalleşme ve finansman çözümlerindeki çeşitlenme ile birlikte leasing sektörünün yatırım finansmanındaki rolünü sürdürmesi bekleniyor.
Özellikle üretim yatırımları, enerji yatırımları, teknoloji odaklı yatırımlar ve yeşil enerji finansmanı leasing sektörünün öne çıkan yatırım alanları olmaya devam edecek.
Reel sektörün rekabetçiliğini korumakta önem taşıyan bu yeni ve dönüştürücü alanlarda yatırım ihtiyacının devam etmesi, leasing finansmanına olan talebi destekleyen temel unsurlar arasında yer alıyor.İşlemlerde sanayi ve enerji yatırımları öne çıkıyorTürkiye’de leasing işlemlerinin büyük bölümü sanayi makineleri, iş ve inşaat makineleri ile ticari araçlar alanında yoğunlaşıyor.
Buna ilave enerji ekipmanları ve sağlık teknolojileri de finansal kiralama modelinden daha çok yararlanıyor.
Son yıllarda özellikle yenilenebilir enerji ekipmanları, üretim otomasyonu ve tarım teknolojileri alanlarında leasing finansmanına olan talebin arttığı görülüyor.
Türkiye’de finansal kiralama sektörünün yatırım finansmanı içindeki payının, gelişmiş ekonomilere kıyasla hâlen düşük seviyede olduğu belirtilirken bu durum, sektör için önemli bir büyüme potansiyeli olarak da görülüyor.
Önümüzdeki dönemde özellikle finansal kiralama sektörünün sanayide dijital dönüşüm yatırımları, yenilenebilir enerji projeleri, tarım teknolojileri ve KOBİ yatırımlarının finansmanı ile büyütmesi bekleniyor.