Haber Detayı
Trump Almanya'dan beklediği desteği bulamadı: NATO bir savunma örgütüdür
Almanya Başbakanı Friedrich Merz, ABD Başkanı Donald Trump'ın Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması için NATO'nun savaş gemisi sağlamaması halinde "çok kötü bir gelecekle" karşı karşıya kalabileceği yönündeki açıklamalarına yanıt verdi. Merz'in sözcüsü Stefan Kornelius, NATO'nun saldırı değil savunma amaçlı bir ittifak olduğunu hatırlatarak, ittifakın böyle bir askeri operasyonda yer almasının söz konusu olmadığını ifade etti.
Almanya Başbakanı Friedrich Merz, ABD Başkanı Donald Trump'ınHürmüz Boğazı'nın yeniden açılması için NATO'nun savaş gemisi sağlamaması halinde "çok kötü bir gelecekle" karşı karşıya kalacağı tehdidine "NATO'nun saldırı değil savunma amaçlı bir ittifak" olduğunu hatırlatarak yanıt verdi.
SÖZCÜSÜ HÜKÜMETİN TAVRINI AÇIKLADI Almanya Başbakanı Friedrich Merz, ABD Başkanı Donald Trump'ın Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması için NATO'nun savaş gemisi sağlamaması halinde "çok kötü bir gelecekle" karşı karşıya kalabileceği yönündeki açıklamalarına yanıt verdi.
Merz'in sözcüsü Stefan Kornelius NATO'nun saldırı değil savunma amaçlı bir ittifak olduğunu hatırlatarak, ittifakın böyle bir operasyonda yer almasının söz konusu olmadığını belirtti. "NATO'NUN GÖREVİ SAVUNMADIR" Kornelius yaptığı açıklamada NATO'nun temel görevinin üye ülkelerin güvenliğini sağlamak olduğunu vurguladı ve Orta Doğu'daki mevcut askeri operasyonların NATO'nun doğrudan sorumluluk alanına girmediğini ifade etti.
Alman Hükümetinin sözcüsü ittifakın doğrudan bu krize dahil edilmemesi gerektiğini de vurguladı.
HÜRMÜZ BOĞAZI GERİLİMİ ABD Başkanı Donald Trump daha önce yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması için NATO'nun devreye girmesi gerektiğini savunmuş ve ittifakın savaş gemisi göndermemesi halinde bunun ciddi sonuçlar doğurabileceğini söylemişti.
AVRUPA'DAN TEMKİNLİ YAKLAŞIM Merz'in açıklamaları Avrupa ülkelerinin Orta Doğu'daki çatışmalara doğrudan askeri olarak dahil olma konusunda temkinli yaklaştığını bir kez daha ortaya koydu.
Avrupa hükümetleri krizin askeri yöntemlerden ziyade diplomatik yollarla çözülmesi gerektiğini vurguluyor.