Haber Detayı

Yunus Akgün'den transfer sözleri: Avrupa'nın en büyük kulüplerinden birinde oynuyorum
Futbol nefes.com.tr
16/03/2026 15:17 (1 saat önce)

Yunus Akgün'den transfer sözleri: Avrupa'nın en büyük kulüplerinden birinde oynuyorum

Galatasaray’ın milli futbolcusu Yunus Akgün, hem A Milli Takım’ın Dünya Kupası hedefi hem de kulüp kariyeri hakkında dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Sarı-kırmızılı oyuncu, "Avrupa'nın en büyük kulüplerinden birinde oynuyorum" diyerek Galatasaray’da olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Galatasaray’ın milli oyuncusu Yunus Akgün, Anadolu Ajansının Türkiye'nin Ödeme Yöntemi TROY'un katkılarıyla hayata geçirdiği "2026 Dünya Kupası Yolunda Milli Gururlar" projesinde özel açıklamalarda bulundu.

A Milli Takım’ın Dünya Kupası hedefi, EURO 2024 süreci, Galatasaray’daki hedefleri ve kariyer yolculuğuna ilişkin konuşan Yunus, hem milli takım hem de kulüp düzeyinde iddialı mesajlar verdi.A Milli Takım’ın 24 yıllık Dünya Kupası özlemini sona erdirebilecek güce sahip olduğunu söyleyen Yunus Akgün, play-off maçlarına büyük önem verdiklerini belirtti.

Milli futbolcu, takımın kalitesine güvendiğini ve hedeflerinin Dünya Kupası bileti almak olduğunu dile getirdi.DÜNYA KUPASI HEDEFİNE VURGUYunus Akgün, Dünya Kupası yolunda tüm oyuncuların aynı hayali kurduğunu söyledi. "Bütün oyuncular Dünya Kupası hayalini kuruyoruz.

Bunu başarabilecek güçteyiz, bunu başarabilecek kalitemiz var.

Durumun bilincindeyiz.

Hiçbir maç kolay değil ama bunu başarabileceğimizi düşünüyorum.

Play-off maçlarına hazırlanıp en iyi şekilde çıkacağız.

Kazanacağımızı düşünüyorum.

Dünya Kupası'na katılmayı çok istiyoruz."Romanya karşısında alınacak bir galibiyetin ardından oynanabilecek deplasman maçına da değinen Yunus, taraftar desteğinin her yerde hissedildiğini vurguladı. "Deplasman maçı dezavantaj oluşturmaz.

Halkımız her yerde bizi desteklemeye geliyor.

Oraya da geleceklerini biliyoruz.

Kazanabileceğimize inanıyoruz.

Dünya Kupası'na gitmeyi çok istiyoruz.

Çok güzel bir ekibiz.

Bu duyguyu yıllar sonra tekrar ülkemize yaşatmak istiyoruz.

Dünya Kupası'nda yer almak kariyerimde en çok istediğim şeylerden biri.

Dünya Kupası'nda milli takım formasıyla olmak, orada o anı yaşamak… İnşallah bunu başarabiliriz.

Küçüklüğümden beri bu zirvenin, o anın hayalini kuruyorum.

Orada olmayı istiyorum.

İnşallah turu geçip milli takımımızı Dünya Kupası’nda gururla temsil ederiz."Muhtemel grup aşamasına ilişkin değerlendirmesinde ise rakip ayrımı yapmadı. "Dünya Kupası'nda hiç bir maç kolay değil.

Hepsi kazanabileceğimiz maçlar.

Çok güçlü, kaliteli bir ekibiz.

Bizden beklentiler yüksek.

Biz de bunun bilincindeyiz.

Bizim milli takım kadrosu olarak kazanamayacağımız maç yok.

Biz istediğimiz, mücadelemizi verdiğimiz zaman kazanamayacağımız maç yok ama kolay olmayacak.

Bunu başarabilecek güçteyiz."EURO 2024 VE HOLLANDA MAÇININ İZİYunus Akgün, EURO 2024’te yaşananları unutamadığını anlattı.

Turnuvada çok güçlü bir takım birlikteliği kurduklarını belirten milli futbolcu, Hollanda yenilgisinin kariyerindeki en büyük hayal kırıklıklarından biri olduğunu söyledi."40 güne yakın birlikteydik, çok güzel günlerdi, çok da güzel başarı elde ettiğimizi düşünüyorum.

Daha ileriye gidebilirdik, buna takımca inanıyorduk ama istemediğimiz sonuçla elendik.

Mükemmel bir aile ortamımız vardı.

Saha içi ve dışında çok güzel vakit geçiriyorduk.

Bu da sahaya yansıyordu.

Herkes birbiri için mücadele ediyordu ama o maçta (Hollanda) elendiğimiz için çok üzüldük.

Çünkü gerçekten çok iyi oynuyorduk.

Belki bir önceki maç, Avusturya maçında elensek, belki bu kadar üzülmezdik.

Turu geçip final oynayacağımızı düşünüyorduk.

Ama yine de çok mutluyuz, ülkemizi gururla temsil ettik.

İyi ve genç bir takımız.

Çok daha büyük başarılar yakalayacağımızı düşünüyorum.

Hollanda yenilgisi belki de hayatımın en büyük hayal kırıklığı diyebilirim.

Çünkü iyi oynayıp kaybettiğinizde daha fazla hayal kırıklığı yaşıyorsun.

Kazanmayı hak ettiğimizi düşünüyorum.

Soyunma odasında sıfır ses, kimse konuşmuyordu, herkes çok üzüldü.

Herkes kendini bir yere çekti.

Yıkılmıştık.

Devam etmeyi hak ediyorduk ama son düdük çaldığında herkes kendini yere bıraktı.

Çünkü kimse bunu beklemiyordu."MİLLİ TAKIMDAKİ ORTAM VE MONTELLA ETKİSİBaşarıdaki en önemli unsurlardan birinin takım içindeki bağ olduğunu söyleyen Yunus, kamptaki atmosferi özel sözlerle anlattı. "Herkes birlikte olmaktan çok keyif alıyordu. 40 gün geçmesine rağmen hiç kimse bir kere sıkıldım kelimesini kullanmadı.

Mükemmel günlerdi, hayatımız boyunca o günleri hiç unutamayacağız.

Kampta unutamadığımız anlar yaşadık.

Herkes şarkı söyledi. (Gülerek) Aman Allah'ım böyle bir şey yok.

Seslerimiz baya kötüydü.

Hala da izliyoruz gülüyoruz onları.

Ama çok güzel günlerdi.

Hocalarımız da bizle beraber şarkı söylemişti.

O anı söyleyebilirim.

Çok güzel bir andı.

Çok eğlenmiştik."Takım arkadaşlarıyla eğlenceli anlar yaşadıklarını anlatan Yunus, ses konusunda net konuştu. "Bir kere Merih'te değil o kesin.

Merih'te değil.

Kim vardı?

Yok ya güzel ses yok.

Güzel sesli birini söyleyemem."Portekiz maçının ardından yaşananlara da değinen milli oyuncu, o karşılaşmanın takım için ders niteliği taşıdığını söyledi. "Portekiz maçında çok kötü performans sergilemiştik.

Bize editler falan yapılıyor, bunları görüyoruz.

Moralimiz bozulmuştu ama bir yandan da bize çok büyük bir ders olmuştu.

Bazen böyle bir tokat yediğinde kendine geliyorsun.

Yaptığımız yanlışların analizlerini yapıp, iyi bir ders çıkartıp yolumuza devam etmiştik.

Portekiz maçıyla ilgili yapılan editleri gördüğümüzde gülüyorduk.

Gerçekten kötü bir performans vermiştik.

Herkese editler yapılıyor.

O editler bizi güldürmüştü."Vincenzo Montella’nın milli takımda farklı bir hava oluşturduğunu vurgulayan Yunus, teknik adamın oyuncularla kurduğu iletişimin önemine dikkat çekti. "Daha önce de güzel bir ortam vardı ama bizim daha fazla birbirimize bağlanmamızı sağladı.

Montella Hoca her oyuncuyla çok güzel iletişim kurdu.

Oyunculara özgüven aşıladı.

Güzel aktiviteler yapmaya başladık.

Herkes söylüyor, çok güzel bir ortamımız var, herkes çok keyif alıyor, herkes kampa gelmek için can atıyor.

Bu da bizi başarıya götürüyor, sahaya yansıyor.

Sahadaki mücadele gücümüz çok yüksek.

Ortamımızdan dolayı bu başarıyı elde ediyoruz, inşallah bu ortamımız hiçbir zaman bozulmaz.

Çok güzel gidiyoruz.

İnşallah böyle devam ederiz, takım ruhumuz, teknik kalitemiz, yeteneğimiz, mücadele gücümüz…""ÇOK BÜYÜK İŞLERE İMZA ATACAĞIMIZA İNANIYORUM"Bu jenerasyonun Dünya Kupası dışında kalmasının büyük kayıp olacağını belirten Yunus, yine de olumsuz bir senaryoyu düşünmediğini ifade etti. "Kesinlikle.

Gerçekten çok genç bir ekibiz ama çok büyük takımlarda oynayan oyuncular var.

Genç olmasına rağmen tecrübeli oyuncular.

Kesinlikle yazık olur ama ben bu tarafı hiç düşünmüyorum.

Çünkü Allah’ın izniyle kesinlikle gideceğimizi düşünüyorum.

Çok güzel bir kadroyuz, çok güzel bir aileyiz.

Bunu başarabileceğimize inanıyorum.

Öyle bir şey olsa çok büyük hayal kırıklığına uğrarım.

Çünkü bu milli takım çok iyi şeyleri hak ediyor.

Bunu Avrupa Şampiyonası'nda gösterdik.

Dünya Kupası'na da gidersek çok büyük işlere imza atacağımıza inanıyorum.

İnşallah katılmak bize nasip olur.

Bu milli takım Dünya Kupası’nda olmayı yüzde yüz hak ediyor."Uluslar A Ligi’nde Fransa, İtalya ve Belçika ile aynı grupta yer alacak olmalarını da değerlendiren Yunus, güçlü rakiplere karşı oynamayı istediklerini söyledi. "Kesinlikle A Ligi'nde olmayı hak ediyorduk.

Büyük maçlar, güzel maçlar olacak.

Biz zaten büyük takımlara karşı oynamayı daha çok istiyoruz.

Büyük takımlara karşı galibiyet aldığımız zamanlar var.

Bu takımlara karşı oynama, bu takımlara karşı kendimizi test etmek çok daha önemli olacak.

Kolay değil ama her zaman kazanmak için sahada olacağız."GALATASARAY’DA ŞAMPİYONLUK VE AVRUPA MESAJIKulüp kariyerine ilişkin açıklamalarında Okan Buruk’un yönetim tarzına özel yer ayıran Yunus, teknik direktörünün oyuncu grubuyla çok güçlü bir bağ kurduğunu anlattı. "Okan Hoca'nın diyalogları gerçekten çok önemli.

Takımda çok önemli, büyük oyuncular var.

Bu isimleri yönetmek gerçekten kolay değil, Okan Hoca bunu çok iyi yapıyor.

Oyuncularla iletişimi çok iyi.

Bir ağabey gibi her zaman konuşuyor.

Bize karşı çok ilgili.

Biz de gösterdiği her şeyi elimizden geldiğince sahada yapmaya çalışıyoruz.

Hocamızla beraber kırılmadık rekor bırakmadık diyebilirim.

Şimdi dördüncü şampiyonluğumuza yürüyoruz.

İnşallah Allah'ın izniyle bu sene de onu başaracağız.

Çok güzel ortamımız var, bunu hocamız sağladı.

Taraftarlarımız, yönetimimiz, oyuncu arkadaşlarım...

Gerçekten çok güzel bir aile ortamı var burada.

Herkes her gün mutlu geliyor, bu sahaya yansıyor, bu da bizi başarıya götürüyor."Takımın hem ligde hem Avrupa’da hedeflerinin yüksek olduğunu kaydeden Yunus Akgün, üst üste dördüncü şampiyonluğa inandıklarını ifade etti. "Bu kaliteye ve güce sahibiz.

Çok güzel gidiyoruz.

Hem ligde hem Şampiyonlar Ligi'nde güzel bir süreç.

Hedeflerimiz yüksek.

Takım olarak da konuşuyoruz, çok güçlü bir kadroyuz.

Şampiyonlar Ligi’nde de taraftarlarımızın, camiamızın beklentisini biliyoruz ve elimizden geleni yapıyoruz.

Galatasaray olarak inşallah hedeflerimize ulaşırız.

Dördüncü şampiyonluğumuza yürüyoruz.

İnşallah bu rekoru da kırarız 4 sene üst üste. 26. şampiyonluğumuzu da kazanmak istiyoruz.

Bunu başarabilecek güçteyiz.

İnşallah bu sene de şampiyon olacağız."Galatasaray’ın Avrupa hedefinden de söz eden milli oyuncu, İngiliz ekiplerine karşı alınan sonuçlara dikkat çekti. "Avrupa'da yolumuza devam ediyoruz.

Yine bir İngiliz ekibi.

Kazanmak istiyoruz.

Kazandık daha önceden.

Hedeflerimiz yüksek, kazanıp yolumuza devam etmek istiyoruz.""EN BÜYÜK GÜCÜMÜZ PRES"Galatasaray’ın saha içi kimliğini de anlatan Yunus, takımın en belirgin özelliğinin ön alan baskısı olduğunu söyledi. "Bu hocamızın geldiğinden beri istediği bir şey.

Çünkü biz Galatasarayız, bunu sahada herkese gösteriyoruz.

Bizim en büyük gücümüz pres.

Rakip kim olursa olsun kendi oyunumuzdan hiçbir zaman kopmuyoruz.

Asla geriye çekilelim demiyoruz, her maçı kazanmak için çıkıyoruz ve bunu da sahada gösteriyoruz.

Bu şekilde çok maç kazandık, bu bizim özel gücümüz diyebilirim."Farklı mevkilerde görev alabildiğini belirten Yunus, en rahat hissettiği bölgeleri de anlattı. "Sol açık, sağ açık, forvet arkası her yerde oynayabiliyorum ama son zamanlarda 10 numarada daha fazla forma giyiyorum.

Gol ve asist katkılarımı 10 numara mevkisinde yaptım.

Öyle ekstra rahat hissettiğim ekstra bir yer yok ama üç yerde de oynayabiliyorum.

Sağ açık ve forvet arkasında daha rahat hissediyorum diyebilirim.

Mevkimde beğendiğim oyuncular var tama benim en çok beğendiğim Lionel Messi.

Bence dünyanın en iyi futbolcusu, tartışmasız.

Griezmann var, kendi oyun tarzıma benzettiğim."Icardi ve Osimhen gibi önemli forvetlerle oynamanın kendisi için büyük avantaj olduğunu söyleyen Yunus, iki ismin takım içindeki etkisini de anlattı. "Gerçekten ikisi de çok büyük futbolcu, çok büyük golcü ve çok da önemli karakterler.

Galatasaray tarihinde çok önemli yere sahipler.

Icardi ve Osimhen ile beraber oynadığım için kendimi şanslı hissediyorum.

Gerçekten özel karakterler.

Onlarla beraber şampiyonluklar yaşamak, şampiyonluğa yürümek, benim için çok gurur verici.

Takıma çok katkı sağlıyorlar, saha içi ve saha dışı herkesle her zaman iletişim kuruyorlar, bize çok katkı sağlıyorlar.

Onlarla oynadığım için çok mutluyum."UNUTAMADIĞI MAÇLAR VE ZORLANDIĞI RAKİPLERKarşısında en çok zorlandığı rakipler sorulduğunda Yunus, hem Avrupa maçlarını hem de antrenman performanslarını işaret etti. "Şampiyonlar Ligi'ndeki büyük takımlar gerçekten zordu.

Liverpool, Juventus, Tottenham maçı.

Ama antrenmandan da isimler verebilirim.

Antrenmanda Torreira bazen bize kene gibi yapışıyor, peşimden koşuyor, hiç bırakmıyor onu söyleyebilirim.

Lemina var, Lemina çok kuvvetli.

Juventus’ta da Thuram vardı, o da fizikliydi, kuvvetliydi."Unutamadığı karşılaşmalar arasında Galatasaray ve milli takım formasıyla yaşadıkları öne çıktı:"Avrupa kupalarında kesinlikle Tottenham maçı diyebilirim.

Galatasaray tarihinde inanılmaz bir performanstı.

Çok farklı bir galibiyet olabilirdi, 3-2 bitti ama gerçekten muazzam bir performans vardı sahada.

Liverpool maçı diyebilirim, 1-0 kazandık.

Mükemmel mücadele ettik.

Büyük takımları yenmeyi başardık.

Bir de ilk Juventus maçı, Gerçekten Galatasaray tarihinde çok önemli bir yere sahip.

Muazzam bir performans sergiledik.

Juventus takımına 5 tane gol atmak gerçekten hiç kolay değil.

Bunu başardığımız için mutluyuz.

Milli takımda ise ilk maçımı ve ilk golümü hiç unutamadım.

Maçtan sonra defalarca o golü izledim.

İlk golümdü, bunun hayalini çok kuruyordum.

Çok güzel duygular yaşadım, takım arkadaşlarımla paylaştım.

Benim için çok güzel bir gündü.

Bu hayalimi gerçekleştirdiğim için çok gururluyum."En çok üzüldüğü maçları da paylaşan Yunus, iki yenilgiyi özellikle vurguladı. "Milli takımda Hollanda maçı.

Gerçekten en üzüldüğüm maç.

Galatasaray'da ise AZ Alkmaar maçı diyebilirim, Geçen sene Avrupa Kupası'nı alacağımızı düşünüyordum.

Çok inanıyorduk, çok güzel maçlar geçirmiştik.

Tottenham maçından sonra çok ümitlenmiştik.

Çünkü mükemmel performans vermiştik.

Hayal kırıklığına uğramıştım.

Sakatlarımız, cezalılarımız vardı ama çok büyük hayal kırıklığına uğramıştık."KARİYER PLANLARI VE AVRUPA YORUMUKariyerine dair soruları da yanıtlayan Yunus Akgün, şu aşamada tek odağının Galatasaray olduğunu söyledi:"Şu anda olduğum konumdan çok memnunum.

Her gencin, her oyuncunun hayali Avrupa'da oynamak ama ben zaten Avrupa'nın en büyük kulüplerinden birinde oynuyorum.

Galatasaray'da çocukluğumdan beri hayalini kurduğum A takım formasını giyiyorum, Şampiyonlar Ligi'nde oynuyorum, şampiyonluklar kazanıyorum.

Şu anda kariyer açısından ileri dönük bir şey düşünmüyorum.

Sadece Galatasaray'ın başarısını düşünüyorum, şampiyonluklar kazanmak istiyorum.

İleride ne olur bilemem.

Galatasaray'ın menfaatine bir şeyler olursa oturur, konuşur, bunu değerlendiririz ama şu anda Galatasaray için çalışmaya devam ediyorum."Avrupa’da en çok beğendiği ligleri de söyleyen milli futbolcu, oyun yapısına en uygun ligi işaret etti:"Premier Ligi ve LaLiga'yı beğeniyorum.

Benim oyunuma uygun LaLiga diyebilirim.

Premier Lig fiziksel olarak biraz daha zor.

Teknik kapasite açısından LaLiga'yı daha çok beğeniyorum diyebilirim."MAHALLEDEN GALATASARAY’A UZANAN YOLYunus Akgün, çocukluk dönemini ve futbola başladığı yılları da anlattı."Sultan Murat Mahallesi'nde doğdum, büyüdüm.

Her şeye orada başladım." diyen milli futbolcu, adının hikayesini şu sözlerle paylaştı:"Babam mahalle takımında oynarken hareketliymiş, hızlıymış, ona bir lakap takmışlar, Yunus balığı gibi diye...

Ondan sonra da babam bana Yunus ismini koymak istemiş.

Mahallede de babamın lakabı Yunusmuş, bazen Yunus diye çağırıyorlarmış.

Bu nedenle babam bana Yunus adını koymak istemiş."Mahallesiyle bağını koruduğunu söyleyen Yunus, oradan çıkan tek futbolcu olmanın kendisi için ayrı anlam taşıdığını belirtti:"Herkesin beni gördüğünde gurur duyması, güzel sözler söylemesi gurur verici.

Çünkü mahallemden tek bir futbolcu çıkıyor, o da benim.

Çok destek oluyorlar, elimden geldiğince mahalleye gitmeye çalışıyorum.

Orada çok güzel insanlar tanıdım, çok güzel insanlar biriktirdim.

Arkadaşlarım, dostlarım, akrabalarım her zaman iç içeyiz.

Onları gururlandırdığım için çok mutluyum.

Sultan Murat Mahallesi'nden bir futbolcu çıktı.

Bunun için çok mutluyum.

Benim bugünlere gelmemi sağlayan hayat okulum diyebilirim."Futbola başlama hikayesinde Kosova Güçspor ve kendisini keşfeden antrenörlerin büyük payı olduğunu dile getiren Yunus, süreci ayrıntılarıyla anlattı:"Kosova Güçspor diye bir mahalle takımımız vardı.

Ben balkondayken 5-10 kişi seçme var diye antrenmana gidiyormuş, Ben de ‘Nereye gidiyorsunuz?’ demiştim, onlar da ‘Kosova diye bir takım var, oraya antrenmana, seçmeler varmış’ dediler.

Anne ve babama ‘Ben de gitmek istiyorum’ dedim.

Öyle gittim ve aralarından sadece beni aldılar.

Rahmetli Adem Yeşil hocam vardı, emeği çok büyüktür.

O beni gördü ve akşamında ailemi aradı. ‘Yunus'u çok beğendim, Galatasaray seçmeleri var, oraya götürmek istiyorum’ dedi.

Annemle babam o zamanlar çekiniyordu, güvenememiştik açıkçası ama Adem hocayla tanıştıktan sonra beni Galatasaray seçmelerine götürdüler ve süreç başladı.

Seçmeler çok heyecanlıydı, inanamıyordum, her şey bir anda gelişti.

Rahmetli Ahmet Kesin Kılıç ve Kerem Yavaş hocalarım vardı.

Arkadaşlarıma, akrabalarıma, herkese bu durumu anlatıyordum.

Çok güzel senelerim geçti.

Rahmetli Ahmet Keskin Kılıç'ın emeği bizde çok büyüktür.

Allah rahmet eylesin.

Onu da buradan analım.

Her şey benim için güzel oldu."ARDA TURAN, ADANA DEMİRSPOR VE LEICESTER DÖNEMİAltyapı yıllarında örnek aldığı isimleri anlatan Yunus, özellikle Arda Turan ve Semih Kaya’dan etkilendiğini söyledi:"Akademiden çıkıp A takımda oynayan ağabeylerimiz vardı.

Semih ve Arda ağabey.

Antrenmana giderken onları görürdük, konuşurduk.

Arda ağabey benim için büyük bir örnek, onun gibi olmayı çok isterdim.

O süreçte Semih ağabey bana çok yardımcı olmuştu.

Belki fotoğraflarımız bile çıkmıştır, yemeğe gitmiştik.

Güzel günlerdi.

Heyecanlanıyorduk, onlarla birlikteyken çok mutlu oluyorduk.

Bizle çok ilgileniyorlardı, ben de onlardan gördüğüm şeyleri şimdi akademideki oyunculara yansıtmaya, yardımcı olmaya çalışıyorum.

Küçükken bugünlere gelip gelemeyeceğimizi bilemiyorduk.

Ne zaman ilk profesyonel imzamı attım o zaman hayalini kurmaya başladım.

Her şey de istediğim gibi gitti, şampiyonluklar, kupalar kazandım.

Şu an olduğum yerden çok mutluyum, gururluyum.

İnşallah uzun yıllar böyle devam ederim."Galatasaray’dan ilk ayrıldığı dönemin kolay geçmediğini de söyleyen Yunus, sonrasında yaşadığı gelişimi anlattı:"Galatasaray'dan ilk ayrıldığım zaman kolay değildi.

Duygusaldım.

Zorlanmıştım açıkçası."Adana Demirspor ve Leicester City dönemlerinin kariyerinde önemli yer tuttuğunu belirten milli oyuncu, bu süreçte önemli deneyimler kazandığını vurguladı:"Ama Adana Demirspor bana çok şey kattı.

Orada şampiyonluklar yaşadım.

Süper Lig'de iyi bir serüven geçirdim. 26 yıllık bir şampiyonluk hasreti vardı.

Hocamız ve başkanımız Murat Sancak bana çok destek oldu.

Onun ve Montella hocamızın bende desteği çok büyük.

Orası bana çok şey kattı.

Balotelli, Vargas, Belhanda, Stamboli, Gökhan İnler, gerçekten çok kaliteli bir kadroyduk.

Avrupa'yı zorluyorduk ama son maçlarda istediğimiz sonuçları alamamıştık ama benim için çok güzel bir seneydi.

Ardından Leicester City var, Leicester City fiziksel ve taktiksel olarak çok şey kattı.

Orada da şampiyonluk yaşadım.

Sonrasında Galatasaray'a döndüm.

Her genç oyuncunun Avrupa hayali var.

Ben de bunu Leicester ile denemek istedim.

Bir yıl kaldım ama iyi ki Galatasaray’a döndüm.

Enzo Maresca Hoca ile çalıştım, gerçekten o çok iyi bir hoca.

Taktiksel ve fiziksel olarak bana çok şey kattı.

Şampiyonluk yaşadım.

Benim için çok iyi bir tecrübe oldu."Montella ile Adana Demirspor’daki birlikteliğini de hatırlatan Yunus, İtalyan teknik adamın kendisine özgüven verdiğini söyledi:"Montella hoca Adana Demirspor'da benimle çok ilgilendi, hep iletişim halindeydi.

Oyunculara çok iyi özgüven aşılıyor.

Bunu milli takımda da Adana Demirspor'da da ben özel olarak yaşadım.

Çok güzel şeyler söylüyordu, bir maçta 2 gol atmıştım ve bana ‘Sakın asla şımarma ve 2 gol attıysan 3 gol iste, 4 gol iste’ diye söylemlerde bulunuyordu.

Yeri bende çok ayrıdır, bana çok şey kattı.

Çok da güzel günler yaşadık."Gol sevinçlerinde Montella’ya yaptığı göndermenin nedenini de anlattı:"Karagümrük maçıydı.

Çok güzel iletişimimiz vardı ve çok seviyordum.

Ona bir hediye vermek istemiştim.

Maçlardan önce de videolarını izlemiştim, çok güzel golleri vardı ve gollerinden sonra uçak hareketini yapıyordu. ‘Gol atarsam bugün sana armağan etmek istiyorum’ dedim, öyle oldu.

Yani yakıştırdılar da devam etti.

Milli takımda da yapıyorum.

Hocayla biraz stiller benziyor.

Hoca da 9 numara boyu kısa, kıvrak falan.

Biraz benziyor stilimiz."AİLESİ, TARAFTAR VE ÖZEL YAŞAMIGalatasaray taraftarının desteğinin kendisi için çok özel olduğunu vurgulayan Yunus, tribünlerin gücünü her maçta hissettiklerini söyledi: "Onlarla beraber çok daha güçlüyüz.

Her maç bunu çok fazla hissediyoruz.

Benim için de çok ayrı bir yere sahip.

Galatasaray Akademisi'nden çıktım.

Her zaman bana çok büyük destek oluyorlar.

Bu beni çok motive ediyor.

Bizim en büyük destekçimiz, en büyük gücümüz taraftarlarımız.

Onlara buradan çok teşekkür ediyorum.

Her zaman bize, bana destek olmaya devam etsinler.

Onların yüzünü hiçbir zaman kızartmayacağız.

Onları mutlu etmek, gururlandırmak için her zaman sahada elimizden geleni yapacağız."Zor dönemlerde vazgeçmediğini belirten milli futbolcu, genç oyunculara da mesaj verdi: "Gençlikte her oyuncu zor günler yaşıyor.

Benim de yaşadığım gibi.

Çok zor günler yaşadım.

Galatasaray A takımında oynamayı çok istiyordum.

O formayı giymenin hayalini kuruyordum.

Kiralık gittim, geri döndüm, bir daha kiralık gittim.

Bu süreçte hep Galatasaray'da oynamayı istiyordum ve hayal ediyordum.

Bunun için gittiğim yerlerde de döndüğümde de hep çok çalışıyordum ve sonunda bunu başardım.

Gençlere buradan bir şey söylemek gerekirse çalışmayı bırakmasınlar, her zaman hayallerinin peşinden gitsinler, hayaller kursunlar, başardığında insan çok mutlu oluyor ve kendisiyle gurur duyuyor."Ailesinden, kardeşinden ve nişanlısından da söz eden Yunus, saha dışındaki yaşamında daha sakin bir düzeni tercih ettiğini anlattı:"Ailemle, arkadaşlarımla, dostlarımla, nişanlımla genelde vaktim böyle geçiyor.

Bazen evde bilgisayarda oyun oynuyorum, maç izliyorum.

Dışarıya çıkmayı çok sevmiyorum.

Sadece ailemle, dostlarımla yemek yemeyi, kahve içmeyi seviyorum."Aile yapısını da şu sözlerle anlattı:"Annem ev hanımı, babam fabrikada işçiydi, şu anda çalışmıyor benimle ilgileniyor. 2008 doğumlu bir kardeşim.

O da benim eski takımım, Kosova Güç Spor'da oynuyor.

Kaptan hatta ama 8 takım var, 6'ncılar.

Öyle de bir durum var.

Böyle bir aileyiz, küçük bir aileyiz, 4 kişiyiz.

Annem Kastamonulu, babam göçmen, Arnavut kökenliyiz ama İstanbul doğma büyüme."Kardeşiyle aralarındaki diyalogdan da bahseden Yunus, "Kardeşimin adı Emre, o da sağ açık ve sol açık da oynuyor.

Bazen bana ‘Niye şut atmıyorsun’ diyor, ben de ona ‘Sen niye koşmuyorsun, niye kilo vermiyorsun’ diyorum.

Birbirimize sallıyoruz öyle." ifadelerini kullandı.Nişanlısıyla uzun yıllara dayanan bir ilişkisi olduğunu söyleyen milli futbolcu, sözlerini şu cümlelerle tamamladı:"Nişanlımın adı Tuğçe. 13-14 yaşından beri tanışıyoruz.

İyi ve kötü günümde her zaman benim yanımdaydı.

Bana her zaman çok büyük destek oldu.

Gerçekten onu tanıdığım için, onunla beraber hayatımı sürdürdüğüm için çok mutluyum."

İlgili Sitenin Haberleri