Haber Detayı
"Cehennem gemisi" operasyonu: Okyanusun dibindeki 80 yıllık sır perdesi aralanıyor
kinci Dünya Savaşı'nın en büyük trajedilerinden biri olan Oryoku Maru enkazında kritik bir çalışma yürütülüyor. Subic Körfezi'nin karanlık sularına gömülen binlerce tonluk metal yığını içinde, on yıllardır kayıp olan askerlerin kimliklerini belirlemek için DNA avı başladı.
İkinci Dünya Savaşı’nın üzerinden seksen yılı aşkın bir süre geçti ve dönemin en trajik sembollerinden "cehennem gemileri" üzerindeki gizem perdesi nihayet aralanıyor.
Pentagon, tarihinin en karmaşık su altı operasyonlarından birini başlatarak Filipinler açıklarında batan Japon gemisi Oryoku Maru’nun enkazındaki Amerikan askerlerinin izini sürüyor.Subic Körfezi’nin derinliklerinde yürütülen bu geniş çaplı çalışma, sadece bir enkaz kurtarma operasyonu değil, aynı zamanda on yıllardır haber bekleyen ailelere verilen bir sözün parçası.
Oryoku Maru, aslında sıradan bir yolcu gemisi olarak inşa edildi ancak savaşın şiddetlenmesiyle Japon ordusu tarafından el konularak savaş mahkumlarını taşımak için kullanılmaya başlandı. 1944 yılının Aralık ayında Amerikan uçakları, geminin içinde kendi silah arkadaşları olduğunu bilmeden Oryoku Maru’yu bombaladı.On yedi kez tekrarlanan hava saldırıları sonucunda gemi sulara gömülürken, yaklaşık 250 Amerikalı esirin bu metal mezarın içinde can verdiği tahmin ediliyor.
Bugün Manila’nın 55 kilometre kuzeybatısında devam eden operasyonda uzman dalgıçlar, bu askerlerin kalıntılarına ulaşmak için yoğun bir çaba sarf ediyor.Sessiz derinliklerdeki zorlu mücadeleGeminin kıyıya sadece 500 metre mesafede ve yaklaşık 27 metre derinlikte olması ilk bakışta işi kolaylaştırıyor gibi görünse de bölgedeki şartlar oldukça tehlikeli bir ortam sunuyor.
Enkaz, yıllar önce ticari gemilere engel olmaması için patlayıcılarla parçalandığı için bugün tam bir metal yığınına dönüştü.
Nehir ağzından gelen çamur ve tortu bulutları ise suyun altındaki görüş mesafesini neredeyse sıfıra indiriyor.
Savunma Bakanlığı yetkilileri, bu karmaşık yapının içinde çalışmanın ileri düzeyde teknik beceri gerektirdiğini ve tüm kalıntıların çıkarılmasının aylar, hatta yıllar sürebileceğini vurguluyor.Bu görev, savaşın ne kadar korkunç boyutlara ulaşabildiğini de bir kez daha hatırlatması açısından da önemli.
O dönemden hayatta kalanların anlattıkları, geminin ambarlarında yaşanan dramın sınırlarını zorluyor.
Zifiri karanlıkta açlık ve susuzluktan akıl sağlığını yitiren askerlerin trajedisi, tarihi kayıtlara en ağır hayatta kalma mücadelelerinden biri olarak geçti.
Toplamda 1500’den fazla esirin bulunduğu gemiden yaklaşık 1290 kişi sağ çıkmayı başardı, geri kalanlar ise Subic Körfezi’nin karanlık sularında kayboldu.ABD hükümeti, bu operasyonu ulusal bir öncelik olarak kabul ediyor.
Honolulu’daki laboratuvarlarda bekleyen adli antropologlar, denizden çıkarılacak her bir kalıntıyı DNA analizleriyle inceleyerek kimlik tespiti yapacak. 2004 yılında çıkarılan bir yasayla bu tür batık askeri araçlar koruma altına alındığı için dışarıdan müdahale edilmesi kesinlikle yasak.
Pentagon'un bu dev operasyonu, aradan ne kadar zaman geçerse geçsin askerlerin unutulmayacağına dair verilen sözün en somut kanıtı.