Haber Detayı

Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın hastalığı - 1
Cumhuriyet'in egesi cumhuriyet.com.tr
16/03/2026 09:47 (3 saat önce)

Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın hastalığı - 1

KONUK YAZAR | Atatürk Araştırmacısı Ahmet Gürel, Cumhuriyet Ege için yazdı...

(Ahmet Gürel’in İş Kültür Yayınlarından 2018 yılında çıkan “ Latife Mustafa Kemal ” kitabından 14 Mart Tıp Bayramı Anısı) Gazi, ilk kalp krizini Cumhurbaşkanı seçildikten 13 gün sonra geçirmiştir.

Gazi’nin 11 Kasım 1923 günü geçirdiği bu kriz, Çankaya’da öğle yemeği yerken gelmiştir.

Yanında Recep Zühtü , Kılıç Ali ve yaverleri vardı.

Gazi, birden elini kalbine götürmüş ve sol kolunun dirseğinden göğsüne kadar vuran şiddetli bir sancıyla kıvranmıştır.

Gazi’nin kalbinin verdiği uyarının ne olduğunu anlayan arkadaşları son derece korkmuştu.

Bir vücut böylesine bir ihmale, aldırmazlığa, uykusuzluğa, yorgunluğa ve gerilime bugüne kadar nasıl dayanmıştı.

O günlerde Latife Hanım zatürree rahatsızlığı geçiriyordu.

Onu tedaviye gelen Dr.

Refik (Saydam) Bey de sofradaydı ve gerekirse Latife Hanım’ın da kullanmak üzere bazı kalp kuvvetlendirici ilaçlar da yanında bulunuyordu.

Gazi’nin durumunu görünce derhal müdahale ederek kendisine bir morfin iğnesi yapmış, krizin atlatılmasını sağlamıştı.

Latife Hanım ve Salih Bey dışında herkes köşkteydi; heyecanlı ve tedirgindi.

Anadolu Ajansı o günkü haberlerde Gazi’nin durumunu dünyaya duyurmuş; olay dış basında geniş yer bulmuştu. …Bu sırada haber kaçınılmaz olarak İstanbul’da bulunan Latife Hanım’a da ulaşmıştı.

Latife Hanım hemen Ankara’ya hareket etmek, mutlaka Gazi’nin yanında bulunmak istiyordu.

Ancak bu sefer Salih Bey daha dikkatliydi.

Gazi’den izin almadan böyle bir geri dönüşün sakıncalarını dili döndüğü kadar Latife Hanım’a anlatmaya çalışıyordu.

Ancak Latife Hanım dinleyecek gibi görünmüyor, Salih Bey gelmese de tek başına gideceğini söylüyordu.

İstanbul Valisi Haydar Beyefendiye 13 Kasım 1923 İkinci maddenin Bozok Milletvekili Salih Bey’e tebliğini rica ederim, Neşet Ömer Bey bugün geldi.

Diğer arkadaşlarla beraber muayene ve gereken tedbirleri uyguladılar.

Hastalık tabii seyrini takip ediyor.

Endişe edilecek bir hal görülmedi.

Daha üç gün kadar rahatsızlığın devam edeceği tahmin ediliyor.

Anneleri her ne olursa olsun gelmek arzu ediyorlar mı?

Bizi kararsızlığa düşüren buradaki hayat şartlarıdır.

Öncelikle bu konudaki gerçeğin bildirilmesini rica ederim.

Gazi Mustafa Kemal 13 Kasım 1923, Gazi Çankaya Köşkü’nün bahçesinde yürüyüşe çıkmıştır.

Köpeğiyle oynayan Gazi, yorulduğunu hisseder ve kahve ister.

Kahvesinden bir yudum alan Gazi, sandalyeden yere düşmüş ve tekrar kalp krizi geçirmiştir.

Gazi’nin Özel Kalem Müdürü Hasan Rıza Soyak, anılarında şöyle anlatır: “İki gün sonra yine öğle yemeğinden sonra, Gazi bahçede gezinirken aynı şekilde, fakat daha hafif bir fenalık geçirmişti; bunun üzerine Kalp Hastalıkları Uzmanı Dr.

Neşet Ömer Bey Ankara’ya davet edilmişti. 14 Kasım 1923 günü trenle gelen Dr.

Neşet Ömer Bey Çankaya’da Gazi’yi muayene etmiş, bu krizlerin çok çalışmadan ileri gelen bir ‘elemi asabi’ olduğunu tespit ederek birkaç gün dinlendikten sonra hava değişimi için Akdeniz kıyılarında bir yere gitmesini tavsiye etmiştir.” Latife Hanım Ankara’ya gitmek konusunda ki ısrarından vazgeçmedi.

Latife Hanım ve Salih Bey İstanbul’dan Ankara’ya gelmişlerdir. 29 Ocak 1923 günü Gazi Muştafa Kemal Paşa Latife Hanım'la Höztepe'deki Uşakizade Köşkü'nde evlendi Latife Hanım, Gazi Mustafa Kemal Paşa ile tanıştığı günden itibaren Gazi’nin sağlığına itina etmiş ve düzenli bir hayat sürmesi için çaba göstermiştir.

Fakat Latife Hanım’ın Gazi’nin sağlığı için gösterdiği özen, buna alışık olmayan ve özgürlüğüne düşkün olan Gazi’yi bunaltacak dereceye varmıştır.

Bu durumu, Gazi’nin yakın çevresindeki arkadaşlarının anılarından da gözleyebiliriz.

Çankaya’ya, çok bilgili, öngörülü, ama disiplin sahibi bir hanımın girmesiyle günlük hayatın çok değiştirdiğini belirten Yaver Muzaffer Kılıç, Latife Hanım’ın Gazi’nin sağlığına olan duyarlılığını şöyle anlatır: “Özellikle Gazi’nin özel hayatını… Çünkü Latife Hanım, gece geç vakte kadar devam eden toplantıları, Millî Mücadele’nin dertli ve zorlu dört yılından sonra ne de olsa yorgun olan muzaffer komutanının sağlığına zararlı sayıyordu.

O günlerde Ankara’ya davet edilen Dr.

Neşet Ömer (İrdelp) Bey de aynı teşhise varınca, Çankaya’da bir çeşit sağlık denetimi altında yaşama düzeni gelmişti.” Mahmut (Soydan) Bey, Naşit Hakkı Bey’e Gazi’nin hastalığı ve tedavisi konusunda da şu ilave bilgileri aktarır: “Kendisine gelince pek yanındakileri tanıyabilmiş ama birden açılamamış, şimdi doktorların müdahale ve ciddi tavsiyeleri ile kısa zamanda bu krizi atlatmış bulunuyor.

Bilirsin ne kadar çok sigara ve kahve içtiğini, artık bunları bıraktı. …Evli olmaları ne büyük bir nimet oldu, milletimize.

Latife Hanımefendi bir Avrupalı hemşire gibi o kadar itina ediyor ki… Paşa da bu hususlarda onun sözünden dışarı çıkmıyor.”

İlgili Sitenin Haberleri