Haber Detayı

ABD/İsrail-İran savaşının ikinci cephesi: Dezenformasyon savaşları
cnnturk.com
16/03/2026 08:27 (7 saat önce)

ABD/İsrail-İran savaşının ikinci cephesi: Dezenformasyon savaşları

İrandaki savaşta cephedeki askeri çatışmalar sürerken, sanal medya da yoğun bir propaganda sahasına dönüştü. Yapay zeka ile hazırlanmış sahte görüntüler, liderlerin öldüğü yönündeki iddialar ve tarafların birbirini suçlayan paylaşımları bilgi savaşını daha da kızıştırarak çatışmanın adeta ikinci cephesi haline geldi.

ABD ve İsrailin İrana yönelik 28 Şubatta düzenlediği geniş çaplı hava harekâtıyla başlayan İran savaşı ikinci haftasını da geride bırakırken, savaş yalnızca füze ve bombalarla yürümüyor.

Bu süre zarfında taraflar birbirlerine karşı psikolojik bir harp de yürütürken özellikle Sanal medyada dolaşıma sokulan yapay zekâ destekli videolar propaganda yürütmek için bir araca dönüşmüş durumda.

İki tarafın yönetimleri de karşılıklı iddialarla bu propaganda savaşını alevlendiriyor.SANAL MEDYA SAVAŞIABD merkezli New York Times gazetesi, İran savaşıyla ilişkili son iki haftaya ait 110dan fazla yapay zekâ tarafından üretilmiş sahte görüntü ve video tespit etti.

Habere göre bazı gerçek görüntüler de yapay zekâ tarafından iyileştirilerek patlamaların daha büyük ve yıkıcı görünmesi sağlanıyor.

Uzmanlara göre Instagram, X, TikTok gibi platformlarda milyonlarca görüntülemeye ulaşan bu yapay zekâ videolar, Sanal medya kullanıcıları için alternatif bir gerçeklik yaratıyor.YENİ BİR SİLAH OLDUSözkonusu videolarda Tel Avivde büyük patlamalar yaşandığı, Amerikan savaş gemilerinin vurulduğu sahneler görülüyor.

İçeriklerin önemli bir bölümünün İran yanlısı mesajlar içerdiğini belirten uzmanlar, Tahran yönetiminin askeri gücünü abartılı biçimde göstererek halk desteğini arttırmayı çabaladığı görüşünde.

Bu dezenformasyon kampanyalarının savaşın bir aracı haline geldiğini belirten uzmanlar Sanal medya platformlarının bu içerikleri sınırlamakta zorlandığını vurguluyor.BEYAZ SARAY DA BOŞ DURMUYORBu süreçte Beyaz Sarayın hazırladığı videolar da dikkat çekici.

Beyaz Saray savaşın başından bu yana Grand Theft Auto, SpongeBob ve Wii gibi popüler içeriklerle İran savaşındaki bombardımanları birleştiren videolar yayınladı.

Uzmanlar, Washington yönetimi tarafından yapılan bu tür paylaşımların savaşın ciddiyetini hafifleterek insanlar için gerçek ile kurgunun arasındaki sınırı bulanıklaştırdığını belirtiyor.LİDERLER ÖLDÜ İDDİASIDezenformasyon savaşının tırmandığı son nokta ise tarafların karşılıklı olarak liderlerinin ölmüş olabileceği yönündeki açıklamaları.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahunun ve İranın yeni lideri Mücteba Hamaneyin bir süredir kamuoyu önünde görülmemesi üzerine Sanal medyada başlayan öldüler dedikodularına resmi açıklamalar da eşlik ediyor.

İsrail saldırılarında yaralandığı Tahranlı yetkililer tarafından da kabul edilen Hamaneyin akıbetiyle ilgili son olarak ABD Başkanı Donald Trump, Duyduğuma göre hayatta değil ama ölmediyse de ülkesi için akıllıca olanı yapıp teslim olmalı diye konuştu.

İran Devrim Muhafızları ise önceki gece Tel Avive yapılan saldırılarda Netanyahunun ölmüş olabileceğini iddia etti.

Açıklamada, Netanyahunun ölmüş ya da ailesi ile birlikte ülkeden kaçmış olabileceği belirtilirken, hayatta ise takip edilerek öldürülmesine yönelik operasyonların süreceği vurgulandı.

Netanyahu ise X hesabından bir video paylaştı.

Videoda kahve satın alırken görülen Netanyahu, Kahveye ölüyorum diyerek 6 parmağı olduğu iddialarına karşın kameraya ellerini gösterdi.DEDİKODULAR BÜYÜDÜİsrail Başbakanının akıbetiyle ilgili dedikodular ise Sanal medyada başlamıştı.

Birçok uluslararası haber merkezinin yaptığı doğrulamalara göre iddiaların büyük kısmı anonim hesaplardan ortaya atılan iddialar ve yapay zekâ ile değiştirilmiş gerçek videolardan kaynaklanıyor.

Netanyahunun son yayımlanan açıklama videosunun yapay zekâ ile oluşturulduğu iddialarına ise uzmanlar doğru değil yorumunu yapıyor.KÖRFEZİ VURUP SUÇU ÜSTÜMÜZE ATACAKLARPsikolojik savaşın bir diğer boyutu da sahte operasyon iddiaları.

Son olarak Tahranlı yetkililerin, ABDnin İranın Şahid dronlarını kopyalayarak bunlarla Körfez ülkelerini hedef aldığını ve suçu İrana attığını ileri sürdü.

Hatemul Enbiya Karargâhı Sözcüsü İbrahim Zülfikari, Nereyi hedef alırsak alalım, bunu resmi bir bildiriyle üstleniriz ve sonuçlarının sorumluluğunu da alırız.

Sorumluluğunu üstlenmediğimiz saldırılar bize ait değildir diyerek Türkiye, Irak ve Kuveytteki bazı merkezlere yönelik gerçekleştirilen şeytani saldırıların birer komplo olduğunu savundu.

ABD, Şahid dronlarını ters mühendislikle kopyalayarak ürettiği Lucas isimli dronu İran savaşında kullanmaya başlamıştı.CASUSLARA MESAJ RADYO SİNYALİYLE GÖNDERİLDİİran ile ABD-İsrail arasında süren savaş yalnızca askeri cephede değil, aynı zamanda istihbarat ve gizli operasyonlar alanında da yaşanıyor.

İrana yönelik saldırıların başladığı 28 Şubat günü kısa dalga radyo frekanslarında ortaya çıkan gizemli bir yayın, uluslararası güvenlik çevrelerinde ve radyo meraklıları arasında büyük merak uyandırdı.

Farsça konuşan bir erkek sesi, Tavajjoh!

Tavajjoh! (Dikkat!

Dikkat!) diye seslendikten sonra rasgele görünen sayı dizileri okumaya başladı.

Güvenlik uzmanları bu tür yayınların numbers station olarak bilinen ve casusluk faaliyetlerinde kullanılan eski bir iletişim yöntemi olduğunu belirtti.

Soğuk Savaş döneminde hem ABD istihbaratı hem de Sovyetler Birliğinin gizli servisleri, dünyanın farklı bölgelerinde görev yapan ajanlarına bu yöntemle talimat gönderiyordu.İNTERNETE İHTİYAÇ DUYMUYORSistemin işleyişi oldukça basit ancak son derece güvenli.

Ajan, önceden belirlenen saatte belirli bir radyo frekansını dinliyor ve duyduğu sayı dizilerini not ediyor.

Daha sonra tek kullanımlık bir şifre anahtarıyla bu sayıları harflere dönüştürerek gizli mesajı ortaya çıkarıyor.

Şifre anahtarı mesaj çözüldükten sonra imha edildiği için, yöntemin doğru kullanıldığında kırılması neredeyse imkânsız kabul ediliyor.

Uzmanlara göre internet çağında bu yöntem büyük ölçüde dijital şifreleme sistemleriyle yer değiştirmiş olsa da, bazı istihbarat servisleri kısa dalga yayınlarını hâlâ yedek iletişim yöntemi olarak kullanıyor.

Bunun en önemli nedeni ise erişilebilir olması ve internete ihtiyaç duymaması.

Gizemli radyo yayınının kimin tarafından gönderildiği ise henüz bilinmiyor.

Bazı analistler bunun İran içindeki ajanlara gönderilen bir mesaj olabileceğini öne sürerken, diğerleri ABD veya İsrailin İrandaki kaynaklarına ulaşmak için bu yöntemi kullanmış olabileceğini düşünüyor.

Bir başka ihtimal ise yayının psikolojik savaşın bir parçası olması.

İlgili Sitenin Haberleri