Haber Detayı

Yeni lüks: Tutumlu şıklık
Cumhuriyet pazar cumhuriyet.com.tr
15/03/2026 11:21 (5 saat önce)

Yeni lüks: Tutumlu şıklık

Moda dünyası yeni koleksiyonlarla sahnedeyken hızlı modanın gezegen üzerindeki etkileri giderek daha görünür oluyor. Son dönemin dikkat çeken akımlarından “frugal chic” (tutumlu şıklık) ise daha az tüketen ama daha bilinçli bir stil ve yaşam anlayışı öneriyor.

Milano ve Paris moda haftaları yeni koleksiyonları, tasarımcıların sanatsal dokunuşlarını ve modanın yaratıcı dilini yeniden sahnelere taşıdı.

Moda dünyası her sezon olduğu gibi bu yıl da estetik ve yenilik üretmeye devam ediyor.

Tasarım, sanat ve zanaatın kesiştiği bu alan kültürel üretimin önemli bir parçası.

Öte yandan moda dünyasının ışıltılı sahnesi kadar tüketim alışkanlıklarımız üzerine düşünmek de önemli.

Giysilerle kurduğumuz ilişki, lüks modadan hızlı modaya uzanan geniş bir çizgide gezegenin geleceğini de etkiliyor.

İşte tam da bu noktada geçtiğimiz sonbahardan beri sıkça duyduğumuz bir kavram öne çıkıyor: frugal chic (tutumlu şıklık).

Bu yaklaşım, modanın geçici eğilimlerdense daha bilinçli ve uzun ömürlü seçimler yapmayı önerir.

Daha az ama daha kaliteli parçalar almak, zamansız tasarımlara yönelmek ve giysileri uzun süre kullanmak bu anlayışın temelini oluşturur.

İngilizcede sıkça kullanılan “buy it nice or buy it twice” yani “iyi olanı al, yoksa iki kere almak zorunda kalırsın” sözü de bu yaklaşımı özetleyen ifadelerden.

MODANIN SAKLI YÜZÜ Moda endüstrisinin çevresel etkilerine baktığımızda oldukça çarpıcı bir tabloyla karşılaşıyoruz.

Moda sektörü bugün gezegen için en büyük kirleticilerden biri olarak kabul ediliyor.

Hammadde tedarik zincirinden üretim süreçlerine, taşımadan atık yönetimine kadar uzanan geniş bir ekosistem ciddi çevresel baskılar yaratıyor.

Avrupa Parlamentosu verilerine göre küresel karbon emisyonlarının yaklaşık yüzde 8–10’u giysi ve ayakkabı üretiminden kaynaklanıyor.

Bu oran havacılık ve denizcilik sektörünün toplam emisyonlarıyla neredeyse aynı seviyede.

Üstelik varolan üretim ve tüketim modeli sürerse moda endüstrisinin 2050 yılına kadar dünya karbon bütçesinin yaklaşık yüzde 25’ini oluşturacağı öngörülüyor. 2015 yapımı “The True Cost” belgeseline göre ise dünya genelinde her yıl yaklaşık 80 milyar yeni giysi tüketiliyor.

Bu miktar yalnızca 20 yıl öncesine kıyasla yüzde 400’lük bir artış anlamına geliyor.

Yeni giysiler yaşantımıza hızla girerken aynı hızla da gardıroplardan çıkıyor.

Ortalama bir Amerikalı yılda yaklaşık 38 kilogram tekstil atığı üretiyor, bu da yalnızca ABD’de 11 milyon tonun üzerinde tekstil atığı demek.

Moda endüstrisinin görünmeyen yüzünü çarpıcı biçimde ortaya koyan bu belgesel, giysilerle kurduğumuz ilişkiyi yeniden düşünmemiz gerektiğini güçlü biçimde hatırlatıyor.

SOSYAL ADALETSİZLİK VE ATIK ENDÜSTRİSİ Hızlı moda olarak adlandırılan üretim modeli bu sorunun merkezinde yer alıyor.

Sürekli değişen koleksiyonlar ve düşük fiyat politikaları büyük miktarda üretimi teşvik ediyor.

Bu üretimin önemli bir kısmı ucuz iş gücünün bulunduğu Çin, Bangladeş ve Hindistan gibi ülkelerde gerçekleşiyor.

Bu durum yalnızca çevresel değil, aynı zamanda sosyal adalet açısından da önemli sorunlar yaratıyor.

Üstelik sorun yalnızca üretimle sınırlı değil.

Kısa sürede tüketilen giysiler hızla atığa dönüşüyor.

Her yıl milyonlarca ton tekstil ürünü çöplüklere gidiyor veya yakılıyor.

Sentetik kumaşlar ise doğada çözünmeyerek uzun yıllar boyunca çevreyi kirletmeye devam ediyor.

Tam da bu noktada frugal chic benzeri yaklaşımlar yalnızca estetik bir tercih değil, aynı zamanda etik bir duruş anlamına da geliyor.

Daha az ama daha iyi üretmek ve tüketmek hem gezegen hem de toplum için daha sürdürülebilir bir yol.

Belki de gerçek şıklık, sürekli yeniyi satın almakta değil, sahip olduklarımızla daha bilinçli ve uzun bir ilişki kurmayı öğrenmekte saklıdır.

TUTUMLU ŞIKLIK NEDİR?

TikTok’ta içerik üreten eski model ve influencer Mia McGrath’in paylaşımlarıyla görünür hale gelen frugal chic yaklaşımı, kısa sürede geniş bir kitleye ulaştı.

McGrath özellikle Z kuşağını daha az ama daha iyi seçimler yapmaya, gardıroplarını bilinçli şekilde oluşturmaya ve tüketim alışkanlıklarını yeniden düşünmeye davet ediyor.

Ona göre tutumlu şıklık yalnızca tasarruf etmek anlamına gelmiyor.

Kaliteye, kişisel zevke, özgünlüğe ve özgürlüğe değer veren bir yaşam biçimini ifade ediyor.

Bu yaklaşım aynı zamanda sürekli yeni ürünler satın almaya teşvik eden aşırı tüketim kültürüne karşı bir itiraz niteliği taşıyor.

İlgili Sitenin Haberleri