Haber Detayı

İki farklı koreografi aynı sahnede buluştu
Kültür - sanat nefes.com.tr
15/03/2026 11:18 (2 saat önce)

İki farklı koreografi aynı sahnede buluştu

Ankara Devlet Opera ve Balesi (ADOB) Modern Dans Topluluğu, Dong Kyu Kim’in ‘Heyecan’ isimli eseri ve dün akşam dünya prömiyeri yapan Michael Charles Popper imzalı ‘Son Kalp Atışına Dek’ adlı koreografisinin buluştuğu ‘Frekans’ dans gecesini sanatseverlerin beğenisine sundu.

HAŞİM KILIÇ / NEFESADOB Modern Dans Topluluğu’nun sahneye koyduğu ‘Frekans’ dans gecesi, dün akşam gerçekleşen prömiyerle sanatseverlerin karşısına çıktı.

İki perdelik eserin ilk bölümünde Dong Kyu Kim’in ‘Heyecan’ adlı koreografisi sahneye konuyor.

Yapım, insanın doğası gereği yalnız değil, toplum içinde var olduğunu vurgulayarak birlikte hareket etmenin değerini sahneye yansıtıyor.

İkinci perdede ise dünya prömiyerini gerçekleştiren İngiliz koreograf ve rejisör Michael Charles Popper imzalı ‘Son Kalp Atışına Dek’ adlı performans izleyici ile buluşuyor.

Popper, izleyicide bazı sorular uyandırabilecek ya da duygusal bir tepki yaratabilecek bir sanat üretmek, bir anlamda insani bir tepki yaratmak amacını taşıdığını belirterek, ‘Son Kalp Atışına Kadar’ adlı eserde de bu amaç doğrultusunda çalıştığını ifade etti.SAYISIZ OLASILIK BARINDIRIYOREserin adının iki yönlü bir anlam taşıdığını belirten Popper, bir yandan insan hayatının ve insanlığın sahip olduğu potansiyele dikkati çektiğini, diğer yandan ise hayatın kısalığı ve geçiciliğini hatırlattığını ifade etti.

İnsan yaşamının son kalp atışına kadar sayısız olasılığı barındırdığını dile getiren Popper, “İster bireyler olarak bizim için olsun ister insan türü için, hayatın sunabileceği her şeye dair muazzam bir potansiyel vardır.

Başarırız, başarısız oluruz, öğreniriz ya da öğrenmeyiz, yaratırız veya yok ederiz.

Ama bütün bunlar o son kalp atışına kadar mümkündür” diye konuştu.İnsan hayatının bir yandan çok somut ve gerçek görünürken, diğer yandan son derece kısa ve geçici olduğunu vurgulayan Popper, bu durumun insana özgü bir paradoks yarattığını söyledi.

Popper, insanların kendilerini kalıcı hissettiklerini ancak aslında öyle olmadıklarını bildiklerini belirterek, insanlık durumunun temelinde bu farkındalığın bulunduğunu dile getirdi.Hayatın sınırlı ve özel olduğuna işaret eden Popper, insanların bu zamanı bazen iyi değerlendirdiğini, bazen de boşa harcadığını ifade ederek, “Bazen hayatın tadını çıkarırız, bazen de ondan nefret ederiz.

Ama her durumda çok kısa olduğunu biliriz” dedi.Popper ayrıca eserin kendi sanatsal geçmişinin de bir yansıması olduğunu belirtti.

Tiyatro, opera, dans ve müzik gibi pek çok yaratıcı alanda deneyimi bulunduğunu söyleyen sanatçı, hem icracı hem müzisyen hem de izleyici olarak farklı disiplinlerle iç içe olduğunu kaydetti.

Yazı alanında da çalışmalar yaptığını dile getiren Popper, bu nedenle sanatsal bakış açısının geniş olduğunu ve entelektüel anlamda merak duygusunun güçlü olduğunu ifade etti.FARKLI DANS GELENEKLERİNDEN İZLERKoreografinin dans dilinde farklı kültürel göndermeler bulunduğunu belirten Popper, eserde flamenkoya doğrudan bir gönderme olmadığını ancak Portekiz’deki fandango dansının bir yorumuna işaret eden unsurlar yer aldığını söyledi.

İspanyol versiyonundan farklı olarak Portekiz’de fandango’nun daha çok erkekler arasındaki rekabetle ilişkilendirildiğini hatırlatan Popper, eserde bunun yalnızca bir ima olarak kullanıldığını ifade etti.Koreografide müzik ve ritim açısından da farklı katmanların bir araya getirildiğini anlatan Popper, dans malzemesinin 6/8’lik bir müzikal dünyadan alınarak 3/4’lük bir ritmik yapıya yerleştirildiğini belirtti.

Bu iki yapının teknik olarak tam uyumlu olmadığını ancak ortaya çıkan uyumsuzluğun esere bilinçli bir gerilim ve rahatsızlık hissi kattığını dile getiren sanatçı, “Tam olarak uymuyor ama yine de tuhaf bir şekilde uyum sağlıyor.

Aslında burada bilinçli bir karışım var” dedi.Eserde metin temelli bir tiyatro dili bulunmadığını söyleyen Popper, buna rağmen çalışmanın kendi tiyatro geçmişinin izlerini taşıdığını vurguladı.

Özellikle deneysel tiyatro ve fiziksel tiyatro alanındaki çalışmalarının koreografinin yapısına yansıdığını belirten sanatçı, gençlik yıllarında daha sert ve radikal deneysel projelerde yer aldığını da sözlerine ekledi.

İlgili Sitenin Haberleri