Haber Detayı

Gelmiş geçmiş en tuhaf uzay deneyi: 60 bin denizanasını uzaya yollarsanız ne olur?
Güncel chip.com.tr
14/03/2026 23:04 (1 saat önce)

Gelmiş geçmiş en tuhaf uzay deneyi: 60 bin denizanasını uzaya yollarsanız ne olur?

90'lı yıllarda bilimsel bir deney için yörüngeye taşınan binlerce denizanası, Dünya'ya döndüklerinde neden garip hareketler sergilemeye başladı? Uzayda yetişen canlıların biyolojik sistemlerinde yaşanan değişim, insanlığın uzaydaki geleceği için de büyük bir uyarı niteliğinde.

Deniz ve okyanuslarda süzülen denizanası sürülerine alışığız.

Ancak bu canlıların bir zamanlar gökyüzünün ötesine, kozmik bir yolculuğa çıktığını hayal etmek pek kolay değil. 1990’lı yıllarda Avrupa Uzay Ajansı’nın yürüttüğü bir proje kapsamında tam 60 bin denizanası, Spacelab laboratuvarıyla uzayın derinliklerine gönderildi.

Bu ilginç deneyin temel amacı, yerçekimsiz ortamın canlı gelişimi üzerindeki etkilerini gözlemlemekti.

Uzay istasyonlarına genellikle fare gibi kemirgenler gönderilse de bilim dünyası bazen çok daha ilkel ama kritik özelliklere sahip canlılara ihtiyaç duyuyor.Denizanalarının uzay yolculuğu için seçilme nedeni sadece dayanıklı olmalarıyla ilgili değil.

Bu canlılar, "statolit" adı verilen ve yerçekimini algılamalarını sağlayan özel organlara sahip.

Biyologlar için bu organlar, bir canlının uzayda yönünü nasıl bulacağını veya yerçekimi duyusunun sıfır yerçekiminde nasıl şekilleneceğini anlamak adına büyük bir fırsat sunuyor.

Ayrıca bilim insanları, denizanalarının eşeysiz üreme yoluyla çoğalan "polip" formlarının uzayda normal gelişip gelişemeyeceğini de merak ediyordu.Şekil aynı ama hareketler kontrolsüz"Uzaydaki Denizanaları Deneyi" adıyla tarihe geçen çalışmada, binlerce sağlıklı ay denizanası polipi özel kuluçka makinelerine yerleştirilerek Columbia uzay mekiği ile yörüngeye taşındı.

Dokuz gün süren görev boyunca denizanaları, Dünya'daki kontrol grubuyla aynı çevre koşullarında tutuldu; tek fark yerçekiminin olmayışıydı.

Deney sonuçları ilk bakışta umut verici göründü.

Elektron mikroskopları altında yapılan incelemeler, uzayda yetişen denizanalarının fiziksel yapı bakımından Dünya'dakilerle neredeyse tıpatıp aynı olduğunu gösterdi.Ancak asıl sorun, bu canlılar hareket etmeye başladığında ortaya çıktı.

Uzayda gelişen denizanalarının %18’inden fazlasında ciddi yüzme ve nabız bozuklukları saptandı.

Dünya'daki grupta bu oran sadece %2 civarındaydı.Bu durum, yerçekimi algılayıcılarının veya sinir-kas sisteminin uzaydaki tuhaf boşlukta kusurlu geliştiğini kanıtladı.

Uzayda büyüyen denizanaları, yerçekimiyle nasıl başa çıkacaklarını öğrenemediği için yollarını şaşırmış gibi kontrolsüzce yüzüyordu.Elde edilen veriler, gelecekte uzayda doğacak veya büyüyecek insanların karşılaşabileceği gelişimsel sorunlarla ilgili önemli ipuçları veriyor.

Erkek denizanalarının ömrünün kısalması ve embriyo sayısındaki azalma, mikro yerçekiminin biyolojik sistemleri ne kadar derinden etkilediğini gösteriyor.

Denizanalarının bıraktığı bu miras, insanlığın uzaydaki geleceği için kritik bir ders olabilir.

İlgili Sitenin Haberleri