Haber Detayı
Artvin’de demokratik kitle örgütlerinden savaş karşıtı yürüyüş
Artvin Emek ve Demokrasi Platformu, Orta Doğu'da yaşanan çatışmalara tepki göstermek amacıyla yürüyüş düzenledi. Yürüyüşün ardından platform adına basın açıklamasını okuyan Köksal Gümüş, bölgedeki müdahalelere karşı çıkarak, Halkların nasıl yaşayacağına Washington’dan, Tel Aviv’den karar verilemez. İran’ın geleceğine İran halkı karar verecektir dedi. Artvin Belediye Başkanı Bilgehan Erdem de Amaç Orta Doğu’daki ulus devletleri parçalamaktır. Bu nedenle savaşa hayır, barışa evet diyoruz ifadelerini kullandı.
Artvin’de DİSK, KESK, TMMOB, Tüm-Bel-Sen, 78’liler Derneği, SOL Parti, CHP, Halkevleri ve Türkiye Komünist Partisi (TKP) temsilcilerinin oluşturduğu Artvin Emek ve Demokrasi Platformu, Artvin Atapark’ta başlattıkları yürüyüşü Halitpaşa Kavşağı’nda sonlandırdı.
Platform adına basın açıklamasını okuyan Köksal Gümüş, şunları kaydetti: ABD ve İsrail’in İran’a başlattığı savaş iki haftayı geride bırakırken, savaşın daha ne kadar süreceği belirsizliğini koruyor.
Açık olan şudur ki; İran’ı yağmalamak, petrol başta olmak üzere doğal kaynaklarını sömürmek ve küresel güç mücadelesinde rakip görülen Çin’i geriletmek için stratejik enerji ulaşım hatlarını kontrol altına almak istiyorlar.
Bunu gerçekleştirmek için rejimi yıkıp iş birlikçi, kukla bir tiran aradıklarını gizleme gereği bile duymadan ifade ediyorlar. 7 Ekim’den bu yana Gazze’de gerçekleştirilen soykırım, Lübnan ve Yemen’e yapılan bombardımanlar ve Suriye’de sağladıkları rejim değişikliği ile BOP’un gereği olarak emperyalizmin sonsuz çıkarı ve siyonizmin yararı amaçlanmaktadır.
Bölge halklarının payına ise yıkım, yağma ve ölüm düşmektedir.
Bu emperyalist-kapitalist sömürgenler ihtiyaç duydukları müddetçe ne uluslararası hukuk tanırlar ne de insan haklarını gözetirler.
İşlerine gelmediğinde hukuku rafa kaldırmaktan asla çekinmezler.
Onlar için insan haklarının ve insan hayatının hiçbir önemi yoktur.
Emperyalist barbarlar haydutluklarına demokrasi ve özgürlükler elbisesi giydirirler.
O nedenle demokrasiden, özgürlüklerden, eşitlikten, laiklikten ve bağımsızlıktan nefret ederler.
Kendileri için kukla vazifesi gören monarşileri destekler ve tercih ederler.
Bu gözü dönmüş haydutlar halkların düşmanıdır.
Yaptıkları kötülükleri eşine az rastlanır bir dincilikle meşrulaştırmaya çalışıyorlar.
Amerikan başkanının medyaya yansıyan görüntüleri ve katil Netanyahu’nun savaş için sarıldığı dini söylemler başka bir anlam ifade etmiyor.
Ne yazık ki bölgenin siyasal İslamcı Arap rejimleri dün Filistin’de, bugün İran’da emperyalist ABD ve siyonist İsrail’in yanında saf tutuyor; emirlerine amadeler.
Ama biz, emperyalizme karşı kazandığı bağımsızlık mücadelesiyle mazlum halklara esin kaynağı olmuş bir ülkeyiz.
Cumhuriyetimizin kurucu önderi Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi 'Yurtta sulh, dünyada sulh' öğretisinin ne kadar kıymetli ve tarihsel bir gerçek olduğuna inanan insanlarız.
Bu nedenle siyasi iktidarı uyarıyoruz; sakın ola ülkemizi bir oldu bitti ile bu savaşın içine sürüklemeyin.
NATO üslerini kapatın.
Tek var olma sebepleri sömürdükleri halkların zenginlikleridir Artvin Belediye Başkanı Bilgehan Erdem de şunları söyledi: Bu hikayeyi biliyoruz.
Bu hikayenin öncesini de sonrasını da biliyoruz.
Amaç, Orta Doğu’daki ulus devletleri parçalamak ve Türkiye’yi de bu sürecin bir parçası haline getirmektir.
Bu yalan değil, bu bir projedir.
Graham Fuller, yani Amerikan emperyalizminin kitabını yazan şahıs da bunu söylemişti.
O filmin senaryosu da yıllar öncesinden yazılmıştı. 1991’de Amerika Irak’a girmeye çalışırken yazılmıştı.
Ne demişti Fuller; 'Bütün ulus devletler parçalanacak.
Parçalarsak kolay sömürürüz, parçalarsak kolay yönetiriz'.
Ne dedi Trump daha ilk haftasında; 'Sıra şimdi bizde.
İran petrolünü biz yöneteceğiz' dedi.
Onlar için insan, onlar için çocuk, onlar için kadın hiçbir şeydir.
Tek var olan ve var olma sebepleri sömürdükleri halkların zenginlikleridir.
Bugün buna direnenler yarın barışın güvercini olacaklardır.
Sizin bildiğinizi size söylemek abesle iştigaldir.
Ama eğer İran parçalanırsa, Orta Doğu’da tek ulus devlet olarak geriye, İngiliz, Amerikan ve İtalyan emperyalizmine bundan yüz yıl önce direnmiş olan Türkiye kalacaktır.
O yüzden savaşa hayır diyoruz.