Haber Detayı

Çürüme
Alican özcan nefes.com.tr
14/03/2026 06:30 (1 saat önce)

Çürüme

Fenerbahçe, artık sadece maç kaybeden bir takım değil. Fenerbahçe, içeriden çürüyen bir büyük...

Fenerbahçe, artık sadece maç kaybeden bir takım değil.

Fenerbahçe, içeriden çürüyen bir büyük kulüp fotoğrafı veriyor.

En korkuncu, artık kimse buna şaşırmıyor.Fatih Karagümrük yenilgisi, sürpriz değil.

Bir sonuç.

Aylar önce yazılmış, haftalardır okunmuş, günü gelince de sahaya mühür gibi vurulmuş bir sonuç.Çünkü bu kulüpte felaket birdenbire olmuyor.

Önce kokusu geliyor.

Sonra sesi geliyor.

En son yıkıntısı geliyor.Aslında tribünlerin hali, her şeyi anlattı.

Bu taraftar isterse kilometreleri yutar, deplasmanı bayrama çevirir, takımı için dünyanın ucuna gider.

Ama bu kez gitmedi.

Bir camiada en ağır protesto, küfür değil, vazgeçiştir.♦♦♦♦♦Olimpiyat Stadı’nda tribünlerdeki boşluk, tesadüf değil.

O boşluk, yönetime kesilmiş en ağır ceza.

Çünkü taraftar artık öfkeli olmaktan da ileri geçti.

Bıkmış durumda.

Yorulmuş durumda.

İnancını geri çekmiş durumda.Daha iki ay önce Galatasaray’ı ezip Süper Kupa’yı alan takımın, bugün şampiyonluk düzlüğünde küme hattındaki rakiplere puan dağıtması normal bir düşüş değil.

Bu, direksiyonun kilitlendiği, frenin boşaldığı, kaptanın köprü üstünde ama rotanın çoktan kaybolduğu an.Kasımpaşa.Antalyaspor.Karagümrük.Bunlar ayrı ayrı kazalar değil.

Aynı ihmalin peş peşe yazdığı tutanaklar.♦♦♦♦♦Fenerbahçe'nin bugün geldiği yer, kaderin cilvesi falan da değil.

Beceriksizliğin, yanlış aklın, eksik planın, şişirilmiş öz güvenin doğal sonucu.

Yönetim futbol aklını değil, vitrin aklını tercih ettiğinden beri işler sarpa sardı.

Saha bağırıyor, onlar kamera arıyor.

Takım eksiliyor, onlar görüntü çoğaltıyor.

Yangın büyüyor, onlar dumanın açısını ayarlıyor.Dünyanın hangi aklı başında kulübü, aynı dönemde üç santrforunu kaybedip bunun üstünü mazeretle örter?

Hangi kulüp, savunma alarm verirken aylarını başka vitrinlerin peşinde harcar?

Hangi kulüp, eldeki yapıyı tamir etmek yerine taraftara sabır dersi verir?Sadettin Saran yönetimindeki Fenerbahçe yaptı.

Hem de göz göre göre yaptı.

Sonra dönüp, “Oyuncu gitmek istedi”, “şartlar oluşmadı”, “eksik varsa sorumlu benim” cümleleri kuruldu.

Geçiniz bunları.Büyük kulüpler mazeretle değil, refleksle yönetilir.

Yönetim dediğin, kriz çıkınca açıklama yapan yer değil, kriz çıkmadan önlem alan yerdir.

Siz önlem almadınız.

Eksik büyüdü.

Sorun yayıldı.

Takım kırıldı.

Olan biteni locanızdan izlediniz.♦♦♦♦♦Bir yöneticinin ağzından “Sorumlu benim” cümlesini duymanın, tek başına bir kıymeti yok.

O sözün bir ağırlığı varsa, zamanında söylenir.

Geç kalmış sorumluluk, çoğu zaman sorumluluk değil, hasar kontrolüdür.Liderlik, enkazın önünde mikrofon tutmak değil, o enkazı hiç kurdurmamaktır.

Ama Fenerbahçe’de tam tersi oldu.

Önce takımın eksikleri görmezden gelindi.

Sonra teknik heyet yalnız bırakıldı.Ardından kötü gidişatın üstü sonuç umuduyla örtülmeye çalışıldı.

Ama olmadı.

Çünkü hakikat inatçıdır.

Makyajlanmaz.

Ertelenmez.

Bir gün çıkar, yüzüne çarpar.

Karagümrük maçı da yüze çarpan bir hakikatti.♦♦♦♦♦Bir kulüp kendini ne kadar sabote edebilirse, Fenerbahçe yönetimi o kadarını yaptı.

Önce kadroyu zayıflattı.

Sonra oyun aklını bulandırdı.

Sonra hocayı tartışmalı hale getirdi.

En sonunda da tribünü kaybetti.Şampiyonluk kaybetmek affedilir.

Derbi kaybetmek de affedilir.

Hatta kötü sezon bile affedilir.

Ama taraftarın kalbinden düşmek, kolay kolay affedilmez.

Çünkü kupayı seneye alırsın.

Puanı sonraki hafta telafi edersin.

Ama bir kez dağılan güven, kolay toplanmaz.♦♦♦♦♦Bir parantez de Tedesco’ya.

Bugünün biricik günah keçisi o değil.

Ama masum da değil.Son altı resmi maçta altı ayrı düzenle oynayan bir takım varsa, orada yalnızca eksik oyuncu sorunu yoktur.

Orada kimlik sorunu vardır.

Yön duygusu kaybolmuştur.

Teknik akıl, çözüm üretmekten çok günü çevirmeye çalışıyordur.

Her hafta başka bir yüzle sahaya çıkan takım, rakibi şaşırtmaz.

Önce kendini dağıtır.Büyük takımlar bazen formsuz olur.

Ama büyük takımlar kimliksiz kalmaz.

Kimlik kaybı, formsuzluktan daha ağırdır.

Tedesco için bugün “tek sorumlu” demek kolaya kaçmak.

Ama yarın için kuvvetli bir umut tablosu çizmek de artık fazlasıyla iyimserlik olur.♦♦♦♦♦Gelelim takıma.Sahadaki tablo utanç vericiydi.

Başka kelime aramaya gerek yok.

Bu, yalnızca kötü futbol değildi.

Bu, ağırlığını unutmuş bir takım.

Forma sırtında ama anlamı omuzlarda yok.

Mücadele vardı denemez.

Direnç vardı denemez.

Karakter vardı hiç denemez.Fatih Karagümrük’ü küçümsemek için söylemiyorum.

Tam tersine, futbol ciddiyeti gösteren taraf onlardı.

Skandal olan, Fenerbahçe’nin böylesine hayati bir virajı bu kadar dağınık, bu kadar isteksiz, bu kadar ruhsuz dönmesiydi.Bu mağlubiyetten sonra skoru konuşan, meseleyi anlamamıştır.

Sorun tabelada yazan rakam değil.

Sorun, o rakamın kimseyi şaşırtmıyor oluşu.Asıl çöküş bu.♦♦♦♦♦Bir kulüp kötü gün yaşayabilir.

Kötü günün sıradanlaştığı yerde alarm çalıyordur.

Fenerbahçe’de alarm çoktan çaldı.

Duyan olmadı.

Duymak isteyen de azdı.Bu enkaz bir gecede çıkmadı.

Bu tablo, ihmalle örüldü.

Bu sonuç, kibirle büyüdü.

Bu kırılma, akılsız ısrarlarla derinleşti.Bugün gelinen noktada Fenerbahçe’nin rakibi Galatasaray değil, fikstür değil, hakem değil, şans hiç değil.

Fenerbahçe’nin bir numaralı rakibi, kendi kötü ve ayarı bozulmuş aklı.

Ve kötü akıl, büyük kulüpleri bir anda yıkmaz.

İçten içe yer.

Sessiz sessiz kemirir.

İlgili Sitenin Haberleri