Haber Detayı

Türkiye İran'daki Gelişmelere Duyarlı
Politika haberler.com
14/03/2026 00:18 (2 saat önce)

Türkiye İran'daki Gelişmelere Duyarlı

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Türkiye, İran halkının yanında ilkesel bir tutum sergiliyor.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Türkiye, İran halkının yanında ilkesel bir tutum sergiliyor.

İran'a yapılan saldırıları kabul edilemez bulduğunu net bir şekilde ifade ediyor.

Aynı şekilde İran'ın da dost ve komşu ülkelere yaptığı saldırıları kabul edilemez görüyor Türkiye." dedi.Yılmaz, CNN Türk'te katıldığı canlı yayında gündeme ilişkin soruları yanıtladı."Bugün İran'dan 3. füze Türkiye'ye yollandı ve etkisiz hale getirildi her 3'ü de.

NATO etkisiz hale getiriyor.

Acaba biz NATO ittifakının içinde olmasaydık bu füzeleri etkisiz hale getirebilecek gücümüz olacak mıydı?" sorusuna yanıt veren Yılmaz, Türkiye'nin NATO'nun bir üyesi, NATO'nun da kolektif güvenlik sağlamaya dönük bir teşkilat olduğunu söyledi."Yılmaz, İncirlik Üssü'nün Türk kumandasında bir üs olduğunu hatırlatarak, ayrıca Türkiye'nin son 23 yılda savunma sanayinde bir değişim değil, bir devrim yaşadığını ifade etti.Çelik Kubbe'ye değinen Yılmaz, "Çelik Kubbe dediğimiz şu, farklı hava savunma sistemlerini yapay zeka destekli olarak eş zamanlı kullanabilen bir yapılanma, sistem.

Farklı irtifada çalışan savunma sistemlerini gelen tehdide göre en etkili şekilde kullanabilecek etkili bir savunma sistemi oluşturacak bir yapı.

Türkiye burada epeyce bir mesafe aldı ama bu işler biliyorsunuz durağan şeyler değil.

Sürekli bir gelişim içindeyiz.

Önümüzdeki dönemde çok daha iyi yerlere geleceğimizi düşünüyorum." diye konuştu.Yılmaz, Türkiye'nin savunma sanayinde elde ettiği kapasitenin uluslararası işbirliklerini de artırabileceğini dile getirdi.Türkiye'nin savaş başlamadan önce bu noktaya gelinmemesi için büyük gayret sarf ettiğini anımsatan Yılmaz, "Şimdi bir savaş tablosuyla karşı karşıyayız.

Bu tabloda Türkiye, İran halkının yanında ilkesel bir tutum sergiliyor.

İran'a yapılan saldırıları kabul edilemez bulduğunu net bir şekilde ifade ediyor.

Aynı şekilde İran'ın da dost ve komşu ülkelere yaptığı saldırıları kabul edilemez görüyor Türkiye." dedi.Yılmaz, İran'dan gelen füzelere ilişkin soruya ise şu yanıtı verdi:"Türkiye Cumhuriyeti gelenekleri olan bir devlet.

Duygularla, ani reflekslerle karar veren bir devlet değil.

Olan her hadiseyi çok boyutlu bir şekilde analiz edebilen, artılarını eksilerini ve bunun uzun vadeli sonuçlarını öngörebilen bir devlet.

Dolayısıyla bu hadiseyi de soğukkanlı bir şekilde değerlendiriyoruz.

Yaşanmaması gerektiğini defalarca söyledik ve uyardık.

Bundan sonra olmamasını temenni ediyoruz.

Yalnız şu durumu da söylememiz lazım, İran'da şu anda bütüncül bir karar alma sistemi gözükmüyor doğrusu karşımızda.

Mozaik bir yapılanma diyorlar zaten.

Farklı bir yapılanmaya gitmiş durumdalar.

Bunların hep detayına inmek lazım.

Ama Türkiye Cumhuriyeti hem NATO ülkesi olarak hem de kendi başına, kendi varlığıyla her türlü tehdide karşı tedbirlerini almaya devam edecektir."Savaşın süresine ilişkin farklı aktörlerden karışık mesajlar geldiğine işaret eden Yılmaz, "Sayın Trump'ın genel politikalarından ve Amerika'nın genel yaklaşımından bu savaşı çok uzun süre devam ettirme iradesi olduğunu düşünmüyorum.

Çünkü bu savaş sadece insani maliyetler üretmiyor, ekonomik, çevresel maliyetler de üretiyor.

Bu bir anlamda herkese zarar veren bir hal almış durumda.

Bölgeye yayılma riski her geçen gün artıyor.

Dolayısıyla bir noktada sonlandırılacağını temenni ediyoruz ama hiçbirimiz tabii bu konuda kesin bir şey söyleyemeyiz." değerlendirmesinde bulundu.Yılmaz, Türkiye'nin petrol ve LNG tedarikine konusunda sorun yaşayacak bir ülke olmadığını, kaynak çeşitlendirme imkanı olduğu belirterek, konuşmasını şöyle sürdürdü:"Son 23 yılda biz yerli ve yenilenebilir kaynaklara ciddi yatırım yaptık.

Şu anda kendi üretimimiz de var bir miktar.

Doğalgaz, petrol, güneş, rüzgar gibi yenilenebilir enerji alanlarında dünyada iyi ülkelerden biriyiz.

Ama yine de enerji ithalatçısı bir ülke konumundayız.

Fiyat yönüyle biz daha çok etkileneceğiz.

Arz problemi açısından değil.

Maliyetin yükselmesinin getirdiği sorunları yaşayacağız."Savaşın sona ermesi durumunda ekonomik etkilerin hemen ortadan kalkmayacağını ifade eden Yılmaz, altyapı tahribatı ve üretim zincirlerindeki aksaklıkların toparlanmasının zaman alacağını söyledi.Yılmaz, yaşanan olayların enflasyon beklentilerini bir miktar olumsuz etkileyebileceğini bildirdi."Makro ekonomik temellerimiz sağlam""Türk ekonomisi için böyle bir savaş şokuna dayanıklı bir ekonomiyiz diyebilir misiniz?" sorusu üzerine Yılmaz, şu yanıtı verdi:""Rahatlıkla diyebiliriz.

Bir defa makro ekonomik temellerimiz sağlam.

Cari açığımız tarihi seviyelerin altında.

Geçen yıl yüzde 1,9 milli gelire oranı.

Cari açık dediğimiz, dünyadan aldığımız mal ve hizmetlerle sattığımız mal ve hizmetlerin farkı.

Dolayısıyla dövize ihtiyacımız daha düşük seviyelerde.

İzlediğimiz program gereği yüzde 2'nin altında geçen yıl itibarıyla.

Bütçe açığımız deprem etkilerine rağmen, depreme 92 milyar dolar son 3 yılda harcadığımız halde, ekstra bir harcama yaptığımız halde, yüzde 3'ün altında geldi geçen yıl, 2,9.

Bu da Avrupa'yla, dünyayla mukayese ettiğinizde oldukça sağlıklı bir düzey.

Maastricht kriteri vardır biliyorsunuz.

En fazla yüzde 3 olsun derler."Dolayısıyla bütçe tarafımız da sağlam.

Bankacılık sistemimiz güçlü ve sağlam.

Sermaye yeterlilik oranı yüksek.

Merkez Bankamızın rezervleri oldukça iyi konumda.

Bundan işte 2-3 sene önce 98,5 milyar dolar civarında olan rezervler bu krizden önce 200 milyar doların üzerine çıkmıştı.

Bir miktar orada kaybı oldu rezervlerde Merkez Bankamızın ama eli rahat, güçlü, rezervleri oldukça yeterli seviyelerde.

Dolayısıyla bu açıdan baktığımızda makro temellerimiz sağlam.

Diğer taraftan da siyasi istikrarı olan, güçlü liderliği olan, hızlı karar alıp uygulayan bir ülke konumundayız.

Bu da bizi dirençli kılıyor doğrusu.""Bu krizi de en hafif şekilde atlatacağımıza inanıyoruz"Yılmaz, "Orta vadeli planda değişiklik yapmayı gerektirecek bir durum var mı?" sorusunu "Eylül ayında yapacağımız revizyonda bunun etkilerini yansıtırız.

Çünkü henüz tam etkileri de görebilmiş değiliz doğrusu.

İşin daha ortasındayız." şeklinde cevapladı."Şimdi dünyada bir petrol krizi var.

Daha doğrusu enerji krizi.

Herkes böyle bağırıyor veya kara kara düşünüyor.

Türkiye kara kara düşünebilecek durumda mı?" sorusu üzerine Yılmaz, arz güvenliği açısından Türkiye'nin sağlam bir konumda olduğunu anlattı."Yılmaz, "Hem çeşitli tedarik kanalları itibarıyla, stoklarıyla, yerli milli üretim yapısıyla birçok bakımdan Türkiye arz noktasında bir sorun yaşama durumunda değil." değerlendirmesini paylaştı.Aslolanın ekonomik program olduğunu, dışsal şokların her zaman gelebileceğini dile getiren Yılmaz, şunları kaydetti:"Sadece bu krizi yaşamadık biliyorsunuz.

Son yıllarda 'bir göktaşı düşmedi' diyoruz.

Bir sürü şey yaşadık.

Pandemiden tutun, Ukrayna-Rusya Savaşı'na, başka tarife savaşları, depremler, birçok şey yaşadık.

Dolayısıyla bu şokların hepsini aslında yönetti Türkiye.

Direncini kanıtlamış bir ülke Türkiye.

Ekonomik anlamda da direncini kanıtlamış bir ülke.

Programda da geldiğimiz nokta itibarıyla sağlam makro ekonomik temellerimiz var.

Yeni yönetim sistemimizle hızlı karar alma kapasitemiz var.

Siyasi istikrarımız var.

Tecrübeli bir liderliğimiz var.

Tecrübeli kadrolarımız var.

Dolayısıyla bu krizi de en hafif şekilde atlatacağımıza inanıyoruz.

Ama hiçbir maliyeti olmayacak demiyoruz."(Sürecek)

İlgili Sitenin Haberleri