Haber Detayı

Dem Parti Eş Genel Başkanı Bakırhan: Tedavi Görmesi Gereken Üç Beş İnsan Dünyanın Geleceğine Yön Veriyor
Güncel haberler.com
13/03/2026 21:07 (2 saat önce)

Dem Parti Eş Genel Başkanı Bakırhan: Tedavi Görmesi Gereken Üç Beş İnsan Dünyanın Geleceğine Yön Veriyor

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Şırnak’ta katıldığı halk buluşmasında, Orta Doğu’daki savaşa dikkat çekerek, “Dünya gerçekten çığırından çıkmış durumda. Güçlü olanın zayıfı ezdiği, zayıfın hakkına, hukukuna, emeğine el koyduğu bir süreçten geçiyoruz. Ne kutsal kitaplarda yazılan hukuk ve adalet var ne de dünyanın o resmi hukuk sisteminde yazılan şeyler geçerli şu anda. Ne hukuk kalmış ne adalet kalmış ne AİHM kalmış ne de Birleşmiş Milletler kalmış. Aslında tedavi görmesi gereken üç beş insan dünyanın geleceğine yön veriyor” dedi.

(ŞIRNAK) - DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Şırnak'ta katıldığı halk buluşmasında, Orta Doğu'daki savaşa dikkat çekerek, "Dünya gerçekten çığırından çıkmış durumda.

Güçlü olanın zayıfı ezdiği, zayıfın hakkına, hukukuna, emeğine el koyduğu bir süreçten geçiyoruz.

Ne kutsal kitaplarda yazılan hukuk ve adalet var ne de dünyanın o resmi hukuk sisteminde yazılan şeyler geçerli şu anda.

Ne hukuk kalmış ne adalet kalmış ne AİHM kalmış ne de Birleşmiş Milletler kalmış.

Aslında tedavi görmesi gereken üç beş insan dünyanın geleceğine yön veriyor" dedi.Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Şırnak'ın Cizre ilçesinde, Medeniyetler Beşiğinde Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Yardımlaşma Dayanışma Birlik ve Kültür Derneği (MEBYA-DER), Botan Tutuklu ve Hükümlü Aileleri ile Dayanışma Derneği (Botan TUHAD-DER) ile Şırnak Demokratik Kurumlar Platformu'nun düzenlediği halk buluşmaları etkinliği kapsamında iftar programına katılarak, gündeme ilişkin değerlendirmede bulundu.Konuşmasına "Değerli Barış Anneleri, sizi gördüğümde duygulanıyorum" sözleriyle başlayan Bakırhan, "Çünkü siz büyük bedeller ödediniz.

Siz çocuklarınızı dil, kimlik ve onurlu barış için kaybettiniz.

Ailelerinizin en değerli bireylerini bu onurlu mücadelede bedel olarak verdiniz.

Onun için yeriniz başımızın üstünde.

Dünyanın neresine giderseniz Şırnaklı, Siirtli, Kürdistanlı bütün Barış Annelerini saygıyla yad ediyorlar.

Çünkü siz mücadelenizden vazgeçmediniz.

Bütün zulüm politikalarına rağmen pes etmediniz.

Hacı Lokman Birlik panzerin arkasında sürüklenirken, Roboski'de canlarınız katledilirken, siz onların sesi soluğu oldunuz.

Şırnak'ta insanlar asit kuyularında kaybedilirken, siz mücadelenizden vazgeçmediniz.

Bugün Kürt halkının geldiği bu noktada inanın ki hem Barış Annelerimizin hem kadın arkadaşlarımızın çok büyük katkısı ve emeği var.

Bugün Rojava'da eğer Kürtler kimi haklara ulaşmışsa Şırnaklı annelerimizin katkısı var, onların çocuklarının büyük bedelleri var.

Onun için sizi ne kadar anlatsam azdır, size ne kadar teşekkür etsem azdır.

Siz başımızın tacısınız.

İnşallah ulaşmaya çalıştığımız o onurlu barış mücadelesinde de Kürt kadınların, Barış Annelerinin yeri en üstte olacaktır" diye konuştu."Dünyanın her yerinde bu kutsal Ramazan ayında savaş, şiddet ve çatışma var"ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırısıyla ilgili konuşan Bakırhan, dünyanın her yerinde Ramazan ayında savaş, şiddet ve çatışmanın olduğuna dikkat çekerek, şunları söyledi:"Dünya gerçekten çığırından çıkmış durumda.

Güçlü olanın zayıfı ezdiği, zayıfın hakkına, hukukuna, emeğine el koyduğu bir süreçten geçiyoruz.

Ne kutsal kitaplarda yazılan hukuk ve adalet var ne de dünyanın o resmi hukuk sisteminde yazılan şeyler geçerli şu anda.

Ne hukuk kalmış ne adalet kalmış ne AİHM kalmış ne de Birleşmiş Milletler kalmış.

Aslında tedavi görmesi gereken üç beş insan dünyanın geleceğine yön veriyor.

Bir gün parmağını uzatıyor, Suriye'de savaşı başlatıyor.

Diğer gün uzatıyor, Irak'ta savaşı başlatıyor.

İşte hepinizin şahit olduğu gibi İran'da da bir savaş başlattılar.

Ukrayna'da, Lübnan'da, Yemen'de, dünyanın her yerinde bu kutsal Ramazan ayında savaş, şiddet ve çatışma var.

Yani güçlü olanların yoksulları, fakirleri, statüsü olmayanları ezdiği bir zamanda yaşıyoruz.

Ama bir halk var ki oyunu bozuyor.

Kürtler bütün bu emperyalist ülkelere rağmen, kendilerini inkar eden bölge ülkelerine rağmen, hem Rojava'da hem Irak'ta hem Rojhilat'ta hem de Bakur'da çok onurlu bir mücadele yürütüyor." "Kürt'ü yok sayan bu iktidarın kendisi bile İmralı'da Sayın Öcalan'la bir masa kurmak durumunda kaldı" Kürtlerin mücadelesi sonucu Türkiye'de bir masa kurulduğuna vurgu yapan Bakırhan, şöyle devam etti:"Bugüne kadar Kürt'ü inkar eden, Kürt'ü yok sayan bu iktidarın kendisi bile İmralı'da Sayın Öcalan'la bir masa kurmak durumunda kaldı.

Eğer Şırnak halkı direnmeseydi; eğer Şırnak halkının yiğit evlatları kimlik mücadelesinde, barış mücadelesinde, dil mücadelesinde büyük fedakarlıklar yapmasaydı bugün bir diyalog ve müzakere masası kurulmayacaktı.

Eğer Şırnak halkı, İdil halkı, Nusaybin halkı, Kürt illerindeki onurlu Barış Anneleri, Rojava'ya Şam kuvvetleri saldırdığında sokağa çıkmasaydı bugün Rojava'da Kürt halkının kazanmış olduğu haklar olmayacaktı.

Evet, dünyada egemenler var, emperyalistler var, yoksulun sırtından geçen asalak ülkeler ve çürümüş kapitalist sistem var ama onurluca direnen bir Kürt halkı da var.

Onun yiğit kadınları, yiğit gençleri ve yiğit çocukları da var.

Siz olduğunuz müddetçe emin olun ki Rojhilat'ta da İran'da da Kürtler demokratik haklarına kavuşacaktır.

Türkiye'de başlamış olan bu barış süreci inşallah sizin birliğinizle, beraberliğinizle ve mücadelenizle başarıya ulaşacaktır. 100 yıldır Kürt'ü asimile etmeye çalışan, Kürt'ü yok sayan sistem Kürt realitesini kabul etmek durumunda kaldı.

Dün Kürt realitesini kabul etmeyenler, bugün kabul etti.

İnşallah yarın da dilimizi, kimliğimizi, yerel yönetimlerde demokrasiyi kabul ettireceğiz." "Bu ülkede 25 milyon Kürt yaşıyor" Kayyumların olmadığı, Kürtlerin anadilini özgürce konuştuğu, çocuklarına anadilinde eğitim gördüğü bir Türkiye'yi beraber göreceklerini söyleyen Bakırhan, "İşte bugün Cizre'de bu salonu doldurduğumuz gibi birliğimizi kuvvetlendirirsek, partimizde olmayan Kürt kardeşlerimizi de bu partiye getirebilirsek, Kürt'ü inkar eden partileri Şırnak'ta tabela partisi haline getirebilirsek emin olun ki Kürtlerin önü açıktır.

Bu ülkede 25 milyon Kürt yaşıyor.

Kürtler sadece Şırnak'ta yerel yönetimleri almayacak; aynı zamanda Türkiye'nin neresinde yaşarlarsa yaşasınlar, iradelerinin yönetimlere yansımasını da sağlayacak.

Kürt Şırnak'ta iktidar olacağı gibi inşallah İstanbul'da da yerel yönetimlerde iradesini ortaya koyarak yönetimin ortağı olacaktır" ifadelerini kullandı. "Şu anda Orta Doğu'nun en güçlü ve örgütlü gücü Kürt gücüdür" Önümüzdeki yüzyıl Kürt yüzyılı olacağını dile getiren Bakırhan, şunları kaydetti:"Orta Doğu'da devletler yıkılırken, Orta Doğu'da liderler kendi ülkelerini bırakıp kaçarken İran'da, Irak'ta, Suriye'de Kürtler direndi ve ayakta kaldı.

Şu anda Orta Doğu'nun en güçlü ve örgütlü gücü Kürt gücüdür.

Dolayısıyla Kürtleri inkar eden rejimlerin önünde tek bir yol var: ya Kürtlerin demokratik hak ve özgürlüklerini kabul edecekler ya da gerçekten çürüyerek bitip gidecekler.

Bakın, Esad Kürtlere kimlik vermiyordu, ülkesini terk edip gitmek zorunda kaldı.

Saddam Enfal'da, Halepçe'de on binlerce Kürt'ü katletti; kendisi bir lağım çukurunda yakalandı, idam edildi.

İran'da her gün onlarca Kürt'ü asan Molla Rejimi bugün sallanıyor, ayakta duracak hali kalmamış.

Molla Rejimine dedik ki Kürt'ü idam edeceğinize onu kardeş bilin, hakkını verin ki emperyalist güçler ülkenize savaş açmasın.

Kendi ülkesinde demokrasisi olmayan bütün ülkeler bir biçimiyle emin olun çürüyor, emperyal müdahalelerin zemini haline geliyor." "Türkiye'de yok denilen Kürtler bugün Türkiye'nin üçüncü büyük partisidir" Kürtlerin ayakta ve güçlü olduğunu aktaran Bakırhan, "Kürtler örgütlüdür.

İnşallah bu örgütlülüğünü, bu gücünü devam ettirerek yaşadıkları bütün ülkelerde demokratik haklarını alacaktır.

Suriye'de kimliksiz olan Kürtler hem Suriye yönetiminin ortağı oldu hem yaşamış oldukları Rojava bölgesinde kendi halkını yönetiyor.

Irak'ta Kürtler bir statü sahibi oldu.

Türkiye'de yok denilen Kürtler bugün Türkiye'nin üçüncü büyük partisidir.

Parlamentonun üçüncü büyük grubudur.

İnşallah bu süreç başarıya ulaşırsa "Sen nerelisin?" sorusunu sormayacağız.

Buralı olanlar zaten buranın yönetimine gelecek.

Şırnak'a kaçak seçmenler gelemeyecek.

Siirt'te Kürt halkının iradesine kayyım atanmayacak.

Kısaca söylüyorum ki bu onurlu halk, bu onurlu kadınlar ve gençler olduğu müddetçe yolumuz açıktır.

Bu inançlı halk barışa dua ettiği müddetçe inşallah kazanacaktır.

İnşallah Kürt halkı başarıya ulaşacaktır" diye konuştu. "Özel yasa eğer çıkarsa dağda bulunan çocuklarınız bu topraklara gelecekler" "Meclis'te komisyon işini bitirdi ve bir rapor hazırladı.

O raporun gereklerini eğer Meclis yerine getirebilirse Selahattinler, Figenler, Leylalar, cezaevindeki binlerce kardeşimiz inşallah yakın zamanda aramızda olacak" diyen Bakırhan, "O komisyon raporundaki özel yasa eğer çıkarsa sizin dağda bulunan, ülke sınırları dışında bulunan çocuklarınız, kardeşleriniz bizimle birlikte mücadele edecekler ve bu topraklara gelecekler.

Sürgündeki kardeşlerimiz gelecek.

Bu dışarıdan gelen, kim oldukları belli olmayan kayyumlar gidecek.

Yerine Kürt halkının oylarıyla seçmiş olduğu evlatları gelecek.

Biz raporun bir bölümüne katıldığımızı belirttik, bir bölümüne de hayır dedik.

O bölümde Kürt meselesini terör ve güvenlik parantezine alan bir yer vardı.

Dedik ki Kürtlerin dil hakkı, kimlik hakkı, kendi iradesiyle kendi kentlerini yönetme hakkı ne terördür ne güvenlik meselesidir.

Demokrasi ve özgürlükler meselesidir dedik.

Şırnaklıların onurlu mücadelesine layık bir şekilde o raporun altına kendi itirazlarımızı, karşı çıktığımız başlıkları da ekledik.

Merak etmeyin, bir aradayız.

Sistemin bütün oyunlarına rağmen bölünmedik, parçalanmadık, pes etmedik, vazgeçmedik" şeklinde konuştu."

İlgili Sitenin Haberleri