Haber Detayı

İzmir Barosu'ndan Michael Adufu'nun Ölümüne İlişkin Soruşturmada Takipsizlik Kararına Tepki: "Yaşanan Ne H...
Güncel haberler.com
13/03/2026 16:38 (5 saat önce)

İzmir Barosu'ndan Michael Adufu'nun Ölümüne İlişkin Soruşturmada Takipsizlik Kararına Tepki: "Yaşanan Ne H...

İzmir Barosu, Gana vatandaşı Michael Adufu’nun gözaltı, adliye ve cezaevi sürecinin ardından hayatını kaybetmesine ilişkin yürütülen soruşturmada “kovuşturmaya yer olmadığı” kararına tepki gösterdi. Baro Başkanı Sefa Yılmaz, yaşananların “hukuk ve vicdanla bağdaşmadığını” belirterek dosyanın sonuna kadar takipçisi olacaklarını söyledi.

(İZMİR) - İzmir Barosu, Gana vatandaşı Michael Adufu'nun gözaltı, adliye ve cezaevi sürecinin ardından hayatını kaybetmesine ilişkin yürütülen soruşturmada "kovuşturmaya yer olmadığı" kararına tepki gösterdi.

Baro Başkanı Sefa Yılmaz, yaşananların "hukuk ve vicdanla bağdaşmadığını" belirterek dosyanın sonuna kadar takipçisi olacaklarını söyledi.İzmir Barosu, Gana vatandaşı Michael Adufu'nun gözaltı, hastane ve cezaevi sürecinin ardından yaşamını yitirmesine ilişkin Tahir Elçi Konferans Salonu'nda basın toplandtısı düzenledi.

Baro Başkanı Sefa Yılmaz, 2025 yılı Kasım ayında gerçekleşen basın toplantısında da yaşanan olaya dair iddiaları gündeme getirdiklerini ve suç duyurusunda bulunduklarını hatırlatarak şunları söyledi:"Michael Adufu, 8 ay Geri Gönderme Merkezi'nde kaldıktan sonra serbest bırakılmış, 5-7 Mayıs 2025 tarihinde Alsancak Devlet Hastanesi acil servisine aralıklarla başvuru yapmış, 7 Mayıs 2025'te Alsancak Devlet Hastanesi'nden 'mala zarar verme' iddiası ile gözaltına alınarak Kantar Polis Merkezi Amirliği'ne götürülmüş, 1 günlük gözaltının ardından 8 Mayıs'ta İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nca mevcutlu olarak adliyeye sevk edilmişti.

Adufu'nun adliyedeki işlemlerinde kendisinin avukatı olarak yer alan müdafii, Adufu'nun adliyeye getirildiğinde belden aşağısının siyah çöp poşetine sarılı olduğunu, tekerlekli sandalyede bulunduğunu, hareket etmekte ve sandalyede oturmakta zorlandığını, idrak yeteneğinin bulunmadığını tespit etmiş, bu durumu tutanaklara geçirtmiş ancak Adufu'nun ifadesi 'numara yaptığı' gerekçesiyle bu haldeyken alınmış ve kamu malına zarar verme suçundan tutuklanması talebiyle İzmir Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği'ne belden aşağısı çöp poşetinde olacak şekilde ofis sandalyesi ile sevk edilmiş, durumu gören iki meslektaşımız müdahale etmesine rağmen bu muameleye son verilmemiş, durum tutanak altına alınmış ve İzmir Barosu Başkanlığı'na işkence ve kötü muameleye ilişkin başvuruda bulunulmuştu."Sağlık kuruluşuna başvurup sağlık hizmeti almaya çalışan, 2 gün boyunca acil serviste tutulup buradan gözaltına alınan, kendisine sorulan sorulara tepki veremez, yürüyemez ve hatta oturamaz halde bulunan Adufu, çöp poşeti sarılı şekilde çıkarıldığı İzmir Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği'nce tutuklanmış, hakimlikçe yapılan sorgusuna katılan müdafii, Adufu'nun sağlığının yerinde olmadığını ve bir sağlık kuruluşuna sevk edilmesini talep etmişse de müdafinin bu talebi Sulh Ceza Hakimi'nce reddedilmiş ve İzmir T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'na gönderilmişti.

Baromuzun yaşananlara karşı İzmir T Tipi Kapalı İnfaz Kurumu'na giderek aldığı bilgide Adufu'nun ceza infaz kurumuna getirildiğinde bilincinin kapalı olduğu, bu nedenle cezaevine girişi hiç yapılmadan derhal ambulans çağrılarak İzmir Şehir Hastanesi'ne sevk edildiği bildirilmişti.Bilinci kapalı olarak 8 Mayıs 2025 tarihinde İzmir Şehir Hastanesi'ne götürülen Adufu hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı 14 Mayıs 2025 tarihinde sağlık sorunları sebebiyle tahliye talep etmiş ve Adufu hakkında tahliye kararı verilmiş, bilinci kapalı vaziyette tedavi gören Adufu'ya tüberküloza bağlı beyin enfeksiyonu tanısı konulmuş, Michael Adufu'nun beyin ölümü 21 Mayıs 2025 tarihinde gerçekleşmiş, 23 Mayıs 2025 tarihinde ise Michael Adufu yaşamını yitirmişti." "Takipsizlik kararı tek kelimeyle skandaldır" "İnsanı ölüme götürecek derecede ilerlemiş olan tüberküloza karşı gerekli tıbbi müdahale yerine kolluk görevlilerine şikayette bulunan ve yürüme yetisini kaybetmesine rağmen 'araçtan inmeyi reddetti' diyerek gözaltı çıkış raporunu düzenleyen bir doktor, bilincini kaybeden kişinin ifadesini alan ve 'susma hakkını kullandı' diye tutanak tutan polisler, yine aynı şekilde artık yürüme yetisini ve bilincini kaybederek idrarını tutamaz hale gelen kişiyi çöp poşetine geçiren kolluk, bilinci yerinde olmayan kişinin ifadesini alan ve o haldeki bir insanı mala zarar verme suçundan ölçüsüz bir şekilde tutuklayan hakim hakkında verilen takipsizlik kararı tek kelimeyle skandaldır, ülkemizde insan haklarının, yaşam hakkının en temel ihlallerinden birisidir" diyen Yılmaz, şu ifadeleri kullandı:""Bunca iddia, bunca delil, bunca tutanak, bunca şikayet varken hiçbir görevli/sorumlu hakkında herhangi bir iddianame düzenlenmemesi, bir şüphelinin dahi ifadesinin alınmaması, etkin bir soruşturma yapılmaması ne hukukla, ne vicdanla bağdaşmaktadır.

İzmir Barosu olarak bu ülkede yaşayan her canlının yaşam hakkını koruma ve geliştirme mücadelemizden asla vazgeçmeyeceğimizi, bu dosyanın sonuna kadar takipçisi olacağımızı, kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı tüm yasal yolları kullanacağımızı bildirir, bu ülkenin yeni Adufular ülkesi olmaması için tüm gücümüzle çalışacağımızı bir kez daha duyururuz."

İlgili Sitenin Haberleri