Haber Detayı

Kataloğu tamamlanan "Esad Efendi Yazma Eser Koleksiyonu" bugün erişime açıldı
Güncel haberler.com
13/03/2026 15:23 (5 saat önce)

Kataloğu tamamlanan "Esad Efendi Yazma Eser Koleksiyonu" bugün erişime açıldı

Osmanlı Devleti şeyhülislamı, kazasker, müderris ve "Lehcetü'l-Lügat" adlı sözlüğün yazarı Mehmed Esad Efendi'nin yazma eser koleksiyonu, Türkiye Yazma Eserleri Kurumu Başkanlığınca (TÜYEK) bugün erişime açıldı.

Osmanlı Devleti şeyhülislamı, kazasker, müderris ve "Lehcetü'l-Lügat" adlı sözlüğün yazarı Mehmed Esad Efendi'nin yazma eser koleksiyonu, Türkiye Yazma Eserleri Kurumu Başkanlığınca (TÜYEK) bugün erişime açıldı.Koleksiyon, bünyesinde kayıtlı 10 bin 147 eseri, müellifleri, müstensihleri, müellif nüshaları, nüshalarının tarihiliği, yazmalarının ilimler tasnifindeki yeri, kitap sanatları açısından taşıdıkları değer ve muhtevasıyla koleksiyonlar arasında hususi bir öneme sahip.Kataloğu tamamlanan ve dijitalleri yenilenen nadide koleksiyon, bugün saat 15.00 itibarıyla "www.yek.gov.tr" adresinde araştırmacıların ve meraklıların kullanımına sunuldu."Koleksiyonda yer alan nüshalar, tarih itibarıyla yaklaşık bin yıllık bir birikimi günümüze taşıyor"AA muhabirine açıklamada bulunan TÜYEK Başkanı Coşkun Yılmaz, yazma eser kataloglarının el yazması nadir eserlerin tespit edilmesi, korunması ve araştırmacıların esere kolay ulaşımını sağlayan anahtarlar olduğunu söyledi.TÜYEK'in dünyanın en geniş ve tecrübeli yazma eser uzmanları kadrosuna sahip olduğunu anlatan Yılmaz, bugün erişime açılan koleksiyonun sahibi Mehmed Esad Efendi'nin babasının sahaflar şeyhi olması nedeniyle "Sahaflar Şeyhizade" olarak tanındığını ve kitap kültürü içinde yetişmiş, eser teminini şuurlu bir tercihle yapan, büyük ve müessir bir Osmanlı alimi olduğunu belirtti.Mehmed Esad Efendi'nin devletin üst kademelerinde görev yaptığını belirten Yılmaz, şunları kaydetti:"Geniş bilgi ve görgüsünü yansıtan, büyük bir titizlikle oluşturduğu koleksiyonunu, 1262/1846 tarihli vakfiyesiyle kurduğu kütüphaneye bağışlamıştır.

Koleksiyon, 1914'te Medresetü'l-Mütehassısin'e, 1918'de ise Süleymaniye Kütüphanesi'ne nakledilmiş ve günümüze ulaşmıştır.

Esad Efendi Koleksiyonu, nicelik bakımından hacimli, nitelik bakımından ise seçkin ve nadide bir mahiyet arz etmektedir.

Koleksiyonda yer alan nüshalar, tarih itibarıyla yaklaşık bin yıllık bir birikimi günümüze taşıyor.

Müellif hattı nüshalar, önemli mecmualar ve sarayla irtibatlı ithaf eserleriyle çok mühim, zengin ve temsil kabiliyeti yüksek bir koleksiyondur.""Koleksiyon, medrese merkezli fıkıh, kelam, tefsir ve hadis literatürünü yoğun şekilde yansıtıyor"Yılmaz, araştırmacıların talep ve takipleri doğrultusunda Esad Efendi Koleksiyonu'nun kataloglamasını öncelediklerini söyleyerek, şu bilgileri verdi:"Kataloglama çalışmalarıyla birlikte eski dijitalleştirmenin teknik yetersizlikleri nedeniyle koleksiyon yeniden görüntülenmiş, güncel ve yüksek çözünürlüklü dijital görüntüleri erişime açılmıştır.

Koleksiyon üzerinde yürütülen kataloglama çalışmalarıyla mevcut kayıtlar standartlara uygun biçimde yeniden değerlendirilmiştir.

Bu süreçte mükerrer ve hatalı kayıtlar düzeltilmiş, mecmualar içerisindeki müstakil eser olarak değerlendirilen parçalar ana kayıt altında birleştirilmiş ve yanlış müellif nispetleri tespit edilmiştir.

Yapılan tetkikler sonucunda hatalı kayıtlar silinmiş veya birleştirilmiş, bu süreçte demirbaşları mevcut olmasına rağmen varlığından haberdar olunmayan 502 yeni eser ve risale kaydı kataloğa dahil edilmiştir."Koleksiyonun 10 bin 147 eserden oluştuğunu bildiren Yılmaz, "Bu eserlerin 9 bin 847'si yazma, 300'ü matbu eserdir.

Eserlerin 7 bin 174'ü Arapça, 2 bin 36'sı Türkçe ve 914'ü Farsçadır.

Koleksiyonda çok sınırlı sayıda Fransızca, Latince, Çağatayca ve benzeri başka dillerden eser bulunmaktadır.

Koleksiyon, medrese merkezli fıkıh, kelam, tefsir ve hadis literatürünü yoğun şekilde yansıtırken, Türkçe eserler özellikle tarih, münşeat ve bürokratik literatür açısından dikkati çekmektedir.

Farsça eserler ise tasavvuf ve klasik edebiyat geleneğinin temsilini göstermektedir." dedi."6 kadim nüsha, koleksiyonun tarihsel derinliğini göstermektedir"Coşkun Yılmaz, koleksiyonun kronolojik bakımdan 4-10. yüzyıl ile 13-19. yüzyıla uzanan geniş bir zaman aralığını kapsadığına dikkati çekerek, şunları aktardı:"En eski tarihli nüsha, İbnü'l-Enbari'ye ait ez-Zahir fi Me'ani Kelimati'n-Nas adlı Arap edebiyatı eserinin 378/988-989 tarihli nüshasıdır.

Bunun yanı sıra 5/11. yüzyıla ait 3 ve 6/12. yüzyıla ait 6 kadim nüsha, koleksiyonun tarihsel derinliğini göstermektedir. 11/17. yüzyılda istinsah edilen 666 yazma eser ve 12/18. yüzyılda istinsah edilen 1042 nüshanın yer aldığı koleksiyonda, yoğunluk bu asırlara denk düşmektedir.

Bu dönem, Osmanlı ilmiye sınıfının ve yazma tarihinin en olgun evresini temsil eder. 13-19. yüzyıla ait 519 nüsha ise Esad Efendi'nin kendi çağındaki ilmi te'lifatı yakından takip ettiğini göstermektedir."Esad Efendi Koleksiyonu'nda genel olarak İslami ilimlerin ağırlıklı rol oynadığından bahseden Yılmaz, koleksiyonda en çok nüshası bulunan müellifin 446 nüshayla Kemalpaşazade olduğunu ve onu Abdülgani en-Nablusi, Celaleddin es-Suyuti ve İbnü'l-Arabi'nin takip ettiğini kaydetti.Coşkun Yılmaz, ayrıca padişahlar Fatih Sultan Mehmed, 2.

Bayezid, 1.

Ahmed ve 4.

Mehmed'e ithaf edilmiş eserler veya onlar için el yazısıyla kopyalanmış (istinsah edilmiş) nüshaların da yer aldığına işaret ederek, "İhvan-ı Safa risalelerinin erken tarihli nüshaları, Artuklu Sultanı Kara Arslan'a sunulan münazara eseri, Yavuz Sultan Selim'in nedimi Hasan Can tarafından 956/1549 yılında istinsah edilen nüsha ve Koca Ragıp Paşa hattıyla yazılmış nüshalar, koleksiyonun tarihi, ilmi ve sanat derinliğini ortaya koymaktadır." görüşünü paylaştı.Koleksiyonun 138 fetva mecmuası, 49 şiir mecmuası ve 135 münşeat mecmuasını barındırdığını da söyleyen Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:"Bu mecmualar, Osmanlı medrese talebesinin ve ulemasının bilgi derleme ve aktarma pratiğini anlamak açısından önemli birer kaynaktır.

Özellikle Naima ve Raşid Efendi gibi vakanüvislere ait mecmualar, resmi tarih anlatısının dışında kalan mikro-tarih verilerini içermektedir.

Çivizade, Sa'di Çelebi, Feyzullah Efendi ve Ebussuud gibi isimlere ait fetva mecmuaları, Osmanlı hukuk tarihi açısından önemli birer kaynaktır."Şiir mecmuaları ve kaside derlemeleri, dönemin edebi ve siyasal kültürünü yansıtırken, tasavvufi ve biyografik mecmualar, ilmi ve tasavvufi ağları görünür kılmaktadır.

Esad Efendi, özellikle mecmua türündeki eserleri titizlikle incelemiş, birçok nüshanın başına tanıtıcı yazılar ve notlar eklemiştir.

Bu durum koleksiyonun pasif bir birikim değil, şuurlu biçimde tasnif edilmiş ve yorumlanmış bir entelektüel arşiv olduğuna şahitlik etmektedir.

Telif ettiği birçok eserin müellif hattı nüshalarının da bu koleksiyonda bulunması, kütüphaneyi aynı zamanda bir müellif arşivi niteliğine kavuşturmuştur."Yılmaz, tüm bu özellikleriyle koleksiyonun 19. yüzyıl Osmanlı entelektüel dünyasının kurumsal hafızasını tespit açısından son derece önemli olduğunu vurgulayarak, "Müellif hattı zenginliği, İslami ilimlere dair literatür ağırlığı, kronolojik derinliği ve mecmua kültürüyle koleksiyon, Osmanlı ilmiye ve tasavvuf ağlarının canlı üretim ve dolaşım pratiğini de muhafaza etmektedir." şeklinde konuştu.

İlgili Sitenin Haberleri