Haber Detayı

Hürmüz Diril cinayeti: 'Apro Diril cinayeti tek başına işlemedi'
Politika artigercek.com
13/03/2026 15:00 (3 saat önce)

Hürmüz Diril cinayeti: 'Apro Diril cinayeti tek başına işlemedi'

Hürmüz Diril'in 2020'de kaybedilmesine ilişkin açılan davada, eşi Şimoni Diril'in katili Apro Diril 6 yıl sonra tutuklandı. Avukat Rojhat Dilsiz, zanlının cinayeti tek başına işlemediğini düşündüklerini söyledi ve diğer zanlıların gizlendiğine dikkat çekti

Artı Gerçek- Keldani toplumundan Hürmüz Diril ve Şimoni Diril çifti yaşadıkları Şırnak'ın Beytüşşebap ilçesine bağlı Mehri (Kovankaya) köyünden 1989 yılında aile ve komşularıyla birlikte askerler tarafından zorla göç ettirildi.

Ülke içinde göçebe hayatı yaşayan Diril ailesi, İstanbul'daki bir Keldani kilisesine yerleşti.

Bir süre burada yaşayan Diril çifti, 2000’li yıllarda köylerine temelli dönüş yaptı ve yıkıntılardan yeniden bir hayat kurmaya çalıştı.

ŞİMONİ DİRİL'İN CENAZESİ BULUNDU, HÜRMÜZ DİRİL HÂLÂ KAYIP Diril çifti, 11 Ocak 2020'de köylerinde kayboldu.

Bunu onlara sürpriz yapmak için İstanbul’dan gelen oğulları Remzi Diril fark etti.

Hürmüz Diril kaybedildiğinde 71, Şimoni Diril ise 65 yaşındaydı.

Başlatılan arama çalışmalarından 70 gün sonra Remzi Diril, annesi Şimoni Diril'in cansız bedenini evlerinin bir kaç kilometre ötesinde Hezil Çayı kenarında buldu.

Cenaze bulunduğunda deforme olmuş ve bazı uzuvları yoktu.

Ancak arama çalışmalarında Hürmüz Diril'in yeleği ve ayakkabısından başka ize rastlanmadı.

Şimoni Diril'in cesedi 70 gün sonra bulundu, Hürmüz Diril ise hâlâ kayıp APRO DİRİL HAKKINDA TUTUKLAMA KARARI Olayın baş şüphelisi olarak köyde yaşayan ve Diril ailesi ile akrabalık bağı olan Apro Diril ismi öne çıktı.

Apro Diril, çiftin kaybolduğunu bilmesine rağmen kimseye haber vermemesi ve daha öncesinden aile ile yaşadığı husumet sonrası evlerini kurşunlamasıyla şüphelerin odağına oturdu.

Defalarca gözaltına alınıp serbest bırakılan, köyden çıkıp giden Apro Diril ilerleyen aşamalarda tutuklandı ve Şimoni Diril’in katlinden sorumlu tutularak müebbet hapse mahkum edildi. 6 YIL SONRA TUTUKLANDI Katil zanlısı Diril, Hürmüz Diril’in kaybolmasına ilişkin açılan davada ise 6 yılın ardından ilk kez dün mahkeme karşısına çıktı.

Şırnak 1.

Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada Apro Diril hazır edildi.

Suçlamaları reddetti.

Savcılığın talebi üzerine bu dosyadan da hakkında tutuklama kararı verildi.

Duruşmanın bir diğer sanığı Behçet Öztunç ise Apro Diril ile "PKK hakkında istihbarat toplamak" amacıyla iletişimde olduğunu savundu.

Bundan bölgedeki karakol komutanları ve korucuların da bilgisi olduğunu iddia etti.

Duruşma 12 Mayıs tarihine ertelendi.

Avukat Rojhat Dilsiz ROJHAT DİLSİZ: KIRMIZI PAZARTESİ CİNAYETİ Hürmüz-Şimoni Diril ailesinin avukatı Rojhat Dilsiz dosyaya hakkında NûMedya24’ten Hülya Emeç'e konuştu.

Gabriel Garcia Marquez’in ünlü kitabı Kırmızı Pazartesi'ye atıfta bulunan Dilsiz, bu cinayetin de benzer özellikler taşıdığını, herkesin beklediği bir cinayetin göz göre göre geldiğini söyledi.

Ailenin 6 yıldır taziye kuramadığını belirten Dilsiz, maddi gerçeğin ortaya çıkması için yıllardır hukuk mücadelesi verdiklerini ifade etti.

Soruşturma sürecinin sağlıklı ve aynı zamanda adil bir şekilde yürütülmediğini söyleyen Dilsiz, dosyada şimdiye kadar sadece 3 sanığın yer aldığını, sanıklardan ikisinin önceki yargılama sürecinde beraat ettiğini aktardı. 'CİNAYETİ TEK BAŞINA İŞLEMESİ İMKÂNSIZ' Apro Diril’in cinayeti tek başına işlemediğine neredeyse emin olduklarının altını çizen Dilsiz, şöyle devam etti: "70 yaşında olan Apro Diril'in bu cinayeti tek başına işlemiş olması imkânsız.

Mahkeme sürecinde 5 ya da 6 kez farklı ve çelişkili ifadeler verdi.

Önce, 'PKK tarafından kaçırılmışlar' dedi, sonra da olayı farklı yönlere çekti.

Dolayısıyla orada farklı bağlantıların olduğu kesin.

Ancak soruşturma sürecinde mahkeme de bu olaya ilişkin maddi gerçeğin açığa çıkarılması için yapmış olduğumuz talepleri reddetti.' 'HERKES BU CİNAYETİN İÇİNDE' Cinayetin herkes tarafından bilindiğine işaret eden Dilsiz, "Herkes bu cinayetin farkında ve bu cinayetin içerisinde aslında.

Kovankaya Köyü, kuş uçmaz kervan geçmez bir yer.

Orada jandarmanın bilgisi dışında kuş uçmaz.

Ancak ona rağmen cinayet işlendi ve uzun süredir adaletin yerini bulması için hukuk mücadelesi veriyoruz" diye konuştu. 'ÖNÜMÜZE SÜREKLİ ENGELLER KONULDU' Dilsiz, tape kayıtlarında adı geçen Halit Babat ile hiç bir resmi görevi olmamasına rağmen bölgede istihbarat toplayan Behçet Öztunç'un durumlarına dikkat çekti.

Bu iki isimle ilgili adı geçen karakol komutanı ve korucuların dinlenmesini ve tutuksuz sanıkların tutuklanmasını talep ettiklerini aktardı.

Dilsiz, şunları söyledi. "Biz gerçek sorumluların tarafsız ve bağımsız mahkemelerde yargılanıp hak ettikleri cezayı alabilecekleri bir süreci başlatmak istedik.

Fakat sürekli önümüze o anlamda engeller konuldu.

Taleplerimiz reddedildi ya da sağlıklı bir aşama kaydedilmedi yargılama süreci boyunca.

Dosyada daraltılmış baz istasyonlarına ilişkin saptamanın yapılması için bir talebimiz oldu.

O talebimiz reddedildi.

HTS kayıtlarında sanıkların sürekli irtibatta olduğu telefon görüşmeleri vardı.

Ona ilişkin taleplerimiz de reddedildi.

Dosyanın ayrıntılarına ilişkin aslında elimizde done oluşturabilecek, olaya ışık tutabilecek veya farklı hususları açığa çıkarılması için taleplerde bulunmuştuk.

Bu taleplerimiz reddedildi.

Bugün bir umudumuz vardı gerçek faillerin açığa çıkarılması noktasında.

Ama maalesef ki taleplerimiz reddedildi.

Ama hukuk mücadelemizi yürütmeye devam edeceğiz." 'BİZ KORUYAMADIK, DEVLET KORUYAMADI' 90'lı yıllarda çok sayıda Asuri ve Keldani yurttaşın yaşadıkları yerlerden sürgün edildiğini anımsatan Dilsiz, "O bölgede 13 tane köy ve binlerce nüfusa sahip olan Asuri, Keldani vatandaşlarımızdan şu an 15, 20 kişi kalmış.

Bu iki kişi kendi kadim topraklarına yerleşmek istedikleri için geldiler.

Kendi köylerine yerleştiler ve onları da koruyamadık.

Biz koruyamadık, devlet koruyamadı” dedi. 'KAMUOYU OLUŞMALI' Rojhat Dilsiz, davaya ve adalet mücadelesine toplumsal olarak sahip çıkılması gerektiğini vurgulayarak, "Benzer olayların olmaması için faillerin gerçek, tarafsız ve bağımsız mahkemelerde yargılanmasının önünü açmak gerekiyor.

Bu da bu hukuk mücadelesini gerektiriyor.

Bunun için bir kamuoyu oluşması gerekiyor" ifadelerini kullandı. (HABER MERKEZİ)

İlgili Sitenin Haberleri