Haber Detayı

Bakan Uraloğlu açıkladı: Hürmüz Boğazı'ndan Türk sahipli ilk gemi geçti
Gündem ulusal.com.tr
13/03/2026 11:15 (3 saat önce)

Bakan Uraloğlu açıkladı: Hürmüz Boğazı'ndan Türk sahipli ilk gemi geçti

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, İran-İsrail-ABD savaşı kapsamında bölgesel ulaşımda alınan tedbirleri açıkladı. Uraloğlu, Hürmüz Boğazı'nda bekleyen 15 Türk sahipli gemiden birinin İran makamlarından alınan özel izinle geçiş yaptığını bildirdi.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, aralarında Ulusal Kanal temsilcisi Adnan Türkkan'ın da bulunduğu basın mensuplarıyla düzenlenen iftar programında bir araya geldi.

HÜRMÜZ BOĞAZI'NDA EN ÜST SEVİYE GÜVENLİK ALARMI Dünya ticareti ve enerji tedariki açısından kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı'nda deniz trafiğinin durma noktasına geldiğini belirten Bakan Uraloğlu, bölgedeki Türk gemilerinin durumu hakkında şu bilgileri verdi: "Orada en üst seviyede güvenlik seviyesi ilan ettik.

Türk bayraklı geminin olmadığını söyleyebilirim.

Türk sahipli gemilerle ve Ana Arama Kurtarma Merkezimizle sürekli irtibat halindeyiz.

Tabii Hürmüz Boğazı'nın önemini dünya ticaretindeki, enerjideki, temin noktasındaki önemini sizler biliyorsunuz.

Gemilerin sayısına bakarsak 14 tane Türk sahipli gemi hâlâ orada ama topladığımızda çeşitli sınıflarda 800 tane geminin hâlâ hazırda Hürmüz Boğazı'nda olduğunu söyleyebilirim. 6 tane de kruvaziyer gemisi yolcularıyla beraber orada hâlâ bekleme konumundalar.

Biraz önce bahsettiğim gibi 15 gemimiz vardı; bir tanesini İran makamlarıyla, İran limanını kullandığı için müsaade alıp geçirdik.

İran tarafıyla temas halinde olmaya çalışıyoruz. 14 gemimiz bekliyor, herhangi bir problemleri şu anda yok." ORTA DOĞU'DA HAVA ULAŞIMI DURDU Çatışmalar başlamadan önce İran'a yönelik seferlerin halihazırda azaltıldığını hatırlatan Uraloğlu, mevcut tabloda İran, Irak, Ürdün, Lübnan ve Suriye istikametindeki tüm uçuşların durdurulduğunu açıkladı.

Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt ve Bahreyn uçuşlarının ise günlük periyotlarla iptal edildiğini bildiren Uraloğlu, uçuş alternatiflerine ilişkin "En rahat kullandığımız Riyad, Cidde, Medine ve Maskat havalimanları oldu; oraları daha aktif kullanabildik.

Bu süreçte yine Nahçıvan'daki havalimanına yapılan dronlu saldırı sonucunda Azerbaycan’ın iki tane uçak Iğdır'a indi.

Oradan da onları sağ salimen Nahçıvan'a göndermiş olduk." ifadelerini kullandı.

Türk vatandaşları ile diğer ülke uyrukluların tahliyesi için Umman hattının aktif edildiğini vurgulayan Bakan Uraloğlu, "Muhatabım Bakan ile görüşerek ek seferler koyduk; o devam ediyor." dedi.

Transit geçişlerde rota değişikliklerinin Dışişleri Bakanlığı ile koordineli yönetildiğine dikkat çeken Uraloğlu, mahsur kalan uçaklarla ilgili ise "Şu ana kadar çok şükür olağanı etkileyecek bir sonucun doğmasına müsaade etmedik Dışişleri ile koordineli olarak.

Bizim İran'da iki tane uçağımız kaldı; bir tanesi Türk Hava Yolları, bir tanesi de Pegasus.

Esasında 12 Gün Savaşı’nda 10 civarında uçağımız kalmıştı.

Şimdi bu gerginlik artınca orada da süreci yönetmeye gayret ettik.

Bir uçak da Irak'ta kalmış durumda.

Personelleri sağ salimen getirildi, herhangi bir problem yok.

İlk fırsatta inşallah uçakları da oralardan alıp olağan rutinine de dönmesini bekliyoruz." ifadelerini kaydetti.

Havayolu şirketlerinin iptal süreçlerindeki farklı öngörülerini Sivil Havacılık ve Dışişleri Bakanlığı ile birlikte yönettiklerini belirten Bakan Uraloğlu, karayolu taşımacılığında alınan aksiyonları da "Biz de Sivil Havacılık ve Dışişlerimizle beraber bu süreçleri organize ediyoruz.

Karayolu ile İran üzerinden değil, Gürcistan, Azerbaycan, Kazakistan üzerinden yönlendirdik trafiği.

İlgili ülkelerle de koordine ettik." ifadeleriyle aktardı.

OTOYOLLARIN VE KÖPRÜLERİN SATILMASI SÖZ KONUSU DEĞİL Gündemdeki otoyol ve köprülerin satılacağı veya özelleştirileceği yönündeki iddialara da yanıt veren Uraloğlu, Bakanlık olarak yürüttükleri yeni işletme modeli çalışmalarının gerekçelerini ve detaylarını paylaştı.

Yolların yapıları gereği canlı organizmalara benzediğini ve düzenli onarıma ihtiyaç duyduklarını belirten Bakan Uraloğlu, rutin olarak 10 yılda bir hafif, 20 yılda bir ise ağır bakım yapılması gerektiğini hatırlattı.

Bakım masraflarının bütçeye getirdiği yüke dikkat çeken Uraloğlu, üzerinde çalıştıkları işletme modeli hakkında "Gerek otoyollarda gerekse de bir kısım yollarda artık ağır bakımlar da yapmaya başladık.

Bu da bizim bütçemize ciddi maliyetler getiriyor.

Dolayısıyla biz burada acaba bunu belli dönemlik bir işletme hakkını verip bu yapımları işletmeciye yükleyerek bütçeden bir yük çıkmasını engelleyebilir miyiz, artı üzerine de ne kadar bir para alabiliriz diye bunun bir çalışmasını yaptırıyoruz, oraların satılması zaten söz konusu değil." dedi.

YAVUZ SULTAN SELİM KÖPRÜSÜ 2028'DE DEVLETE GEÇİYOR Söz konusu ulaştırma projelerinin mülkiyetinin millete ait olduğunun altını çizen Uraloğlu, Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nün işletme süresinin dolmasına da değinerek sözlerini şöyle tamamladı: "2028 yılında Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nü alıyoruz.

İşletmecinin ya da yapanın değil, orası devletin, vatandaşımızın malı.

Burada bir çalışma yapıyoruz.

Belki bunu kamuoyunun görüşüne sunacağız.

Kesin verilmiş bir karar yok.

Biz malımızın değerini ortaya koyacağız.

Ne harcayacağımızı biliyoruz.

Oradan ne gelir elde edeceğimizi de öngörürsek buna göre bir karar vereceğiz."

İlgili Sitenin Haberleri